Koray Avcı Çakman: İnsan sahip olduğu cevheri işlemeli

Merjam Yazar: Merjam 25 Kasım 2020

Bu haberi arkadaşlarınla hemen paylaş!

Masal Rüzgârı serisi ile çocukların ve anne babaların sevgisini kazanan, hayal gücüne hayran bırakan Koray Avcı Çakman ile çocuklar için yazabilme yeteneği ve çocuk edebiyatı üzerine konuştuk. Bir çocuğun dünyasına hitap edebilmekte usta olan yazar, nasıl bir çocukluk geçirdi, çocuk okur neleri okumayı seviyor?

Koray Avcı Çakman: İnsan sahip olduğu cevheri işlemeli

 

Çocukken masal dinleyerek mi büyüdünüz? Size kim masal anlatırdı?

 

Rahmetli babam ilkokul öğretmeniydi. Bazen söylemek istediklerini bir mısra ile anlatır, bazense ‘günaydını’, ‘iyi geceleri’ sevimli bir tekerleme olurdu. Pek çok şiiri, masalı ve tekerlemeyi ondan öğrendim. Tevfik Fikret’in ‘Rengin’i hâlâ onun sesiyle kulaklarımdadır.

 

Siz İktisadi-İdari Bilimler Eğitimi aldınız. Çocuk Edebiyatı öğrenilir mi?

 

Resim gibi, heykel gibi, sanatın pek çok dalında olduğu gibi edebiyatta da belirli şeyleri öğrenebilirsiniz. Ancak iş ondan sonrasına kalıyor. Çok ünlü mermer ustasına bir gün sormuşlar. “Üstat bu sert taşa nasıl şekil verip de bu kadar güzel ve realist bir fil yapabiliyorsunuz?” Üstat gülümseyerek yanıtlamış: “Fazlalıkları atıyorum geriye fil kalıyor.” İş mermer ustasının sözünü ettiği fazlalıkları görebilmekte. Bunun da yetenekle ilgisi olduğuna inanıyorum. Kaldı ki sanırım doğamız gereği, ister istemez yeteneğimiz olan şeye yöneliyoruz. Bunun ne kadarı “doğuştan gelme” yani genetik, ne kadarı sonradan edinim bilemem. Zihinsel ve kişisel gelişim dalında uzmanlaşanlar da bu soruya % şu kadarı genetik-miras, % bu kadarı da “sonradan edinim” diye yanıt veremiyorlar. Ama şu söylenebilir. İster kendi çabamızla, ister belli bir eğitim alarak olsun, insan sahip olduğu cevheri işlemeli. Sartre, “İnsan bazı şeyleri söylemeyi seçtiği için değil, onları belli bir biçimde söylemeyi seçtiği için yazardır” der.

 

 

Çocuklarda Farklı Hayal Kurabilme ve Toplum

 

Türk çocukları ve gençliği sizce hayal kuruyor mu? Gelişimleri açısından bu önemli. Çocuklarda bu eğilim/kabiliyet varsa büyüdükçe önce aile sonra toplumun geneli tarafından nasıl etkileniyor?

 

En çok çocuklar hayal kuruyor. Çünkü çocuklar biz yetişkinlerden daha fazla özgürlük düşkünü… Dünya onların oyun alanı… Minik bir su birikintisi uçsuz bucaksız bir okyanus, sararmış eski püskü bir çarşaf devasa bir çadır, buruşuk bir kâğıt parçası uzay gemisi olabiliyor onların zihinlerinde. Katı kuralları, imkânsız diye düşündükleri şeyler yok. Ne yazık ki büyüdükçe eğitim öğretim sistemi, gelecek kaygısı derken hayaller azalıyor, birbirine benziyor.

 

 

Hayal Küre ile Düşlerin Peşindeki Çocuk birbirine yakın iki kitap mı?

 

Hayır. Hayal Küre 10 yaş ve üzerindeki çocuklar için yazılmış fantastik bir roman.

 

“Tam altı bin yıldır Ay Kraliçesi Aysila’nın koruması altında olan Ayküre, Karanlıklar Efendisi Korkus’un tehdidi altında. Her zaman birbirinden güzel hayalleri yansıtan bu efsanevi düş küresi, bir süredir kimselerin görmeye tahammül edemeyeceği türde görüntülerin istilasında. Gökkuşağından kayan, coşkulu pınarlarda çağlayan, Ay ışığında parlayan hayaller artık çok uzaklarda. Kürede görüntülenenler hayal değil de sanki vahşet! Savaş, açlık, yokluk, işkenceler, cinayetler… Tüm bunlar kötü bir rüya olmalı. Bir an evvel Ayküre bu kara güçten arındırılmalı! Mavi Gezegen, yani dünya dâhil tüm evren gri sıkıntı bulutlarının etkisi altındayken Ayküre’yi eski ışıltılı günlerine döndürmek çok zor görünüyor. Aysila, kadim dostu Hontus’la el ele verip büyük bir mücadeleye girişiyor. Tek çıkar yol hayallerine kalpten inanan ve güçlü bir biçimde düş kurabilen birini bulmakta. Her yeri saran bu kasvet ortamında kim hâlâ hayal kurabiliyordur ki?..”

 

Düşlerin Peşindeki Çocuk ise kendini ve dünyayı keşfetmeye çalışan bir çocuğun masalsı serüveni. Ördekayak çok sevdiği büyükannesine haber vermeden, önce kayıp masalın, ardından da düşlerinin peşine düşer ve Altın Göl’ü aramaya çıkar. Bu yolculukta köpeği Geveze de ona eşlik etmektedir. İki kafadarı, Altın Göl’ün yolunda birçok macera beklemektedir. Ördekayak sepetçiden yalnızca sepet örmeyi, Çömlekel’den yalnızca çömlek yapmayı, ahşap ustasından ahşap oymayı, iplikçiden iplik boyamayı öğrenmekle kalmaz. Kamışlar yapılan işe özeni, çömlekler dikkatle yapılan işin güzelliğini, ahşap oymacılığı sabrı anlatır ona… Bu yolculuk bir anlamda Ördekayak’ın kendini ve dünyayı keşfetme serüvenidir ve orada aradığı pek çok sorunun yanıtını bulur. Acaba Ördekayak, Falanca Efendi’nin Filanca kızının derdine derman olabilecek midir? Çömlekel’in, kilimlerin ve Altın Göl’ün sırrı nedir? İplikleri sabrın ve azmin rengine boyayan iplikçi, düşleri ne renge boyar? Yalnız peşine düşülen düşler mi gerçekleşir?

 

Hayal Küre ve Düşlerin Peşindeki Çocuk gibi isminde yine hayallerin geçtiği bir kitabım daha var. Ama o da bambaşka bir kurgu. “Çok güzel bir adada özgürce kanat çırpan papağan Kakariki’nin hayatı bir gün adaya gelen kel kafalı bir turist yüzünden tamamen değişir. Yalnız o değil, arkadaşları arı kuşu ve bukalemun da o güzel adaya veda etmek zorunda kalırlar. Üç kafadarın yolları hiç beklemedikleri bir anda Şivava ile kesişir. Şivava, yaşamı boyunca bir sirkte hokkabazca gösteriler yapmış ve özgürlüğü hiç tatmamış olan minicik bir köpektir. Acaba hangisi daha zordur? Özgürken tutsak olmak mı, özgürlüğü daha yeni tatmışken bir kafese kapatılmak mı? Papağan Kakariki, arı kuşu Ayri, bukalemun İgi adadaki eski hayatlarını çok özlemektedir. Şivava ise arkadaşlarının anlattığı adadaki yaşantıyı çok merak etmektedir. Hayaller Gemisi acaba bir gün bu dört arkadaşı adaya götürebilecek midir?”

 

 

Kasım öğretmenler gününü de yaşadığımız bir ay. Bir çocuk kitapları yazarı olarak öğretmeninizin sizin için anlamı nedir? Edebiyatı seçmenizde ilkokul veya orta lise edebiyat öğretmeninizin etkisi var mı?

 

İlkokul öğretmeni bir anne babanın çocuğuyum ben. Bu yüzden de ilk öğretmenlerim onlar olmuştur. Beni kitaplara, sözcüklere ve edebiyata yönelten ve hayal dünyamı zenginleştirip içime yazarlığın ilk tohumlarını atan ailemdir.

 

 

Çocuk Edebiyatı Hassasiyetleri

 

Masallarda veya çocuk hikâyelerinde cadılar var. Sıkça kötülük kelimesi geçiyor. Çocuklara gerçekleşemeyecek bu tarz anlatılar bolca sunuluyor. Bunun yaş başlangıcı ne olmalı? Nasıl bir nitelik taşımalı çocuk eserleri?

 

Çocuğa karanlıktan korkmaması gerektiğini dolaylı olarak anlatan bir öyküde kahramanı buna göre kurgulamalıyız. Kahramanımız geceye hayran bir baykuş da olabilir, başlangıçta kendi gölgesinden bile korkan ama sonra bu korkunun yersiz ve anlamsız olduğunu anlayan minik bir tavşancık da. Veya sevimli tostoparlak yanaklı bir Aydede. Ya da üçü birlikte. Çocuk, kahramanın oynadığı oyuna eşlik edebilmeli, bir sonraki adımı merak etmeli, hayal kurmalıdır. Kahraman çocuğun hayal gücünü sınırlamamalı, aksine ona hizmet edebilmelidir.

 

Gerçek hayatta kötülükler de var. Sıra Sana da Gelecek adlı kitabınızda insanların zaaflarını kullanarak kötülük planlayan bir ikili var. Çocuklarda korku türüne ilginin arttığını biliyoruz. Ne zaman bir çocuk bunların yer aldığı edebiyat örnekleri ile tanışabilir veya tanışmalıdır?

 

Korku türünde kaleme aldığım öykü kitabım Sıra Sana Da Gelecek’te, mezarlıktan kurtulmak isteyen dehşetengiz bir ruhun, Golem’in sesine kulak vererek, ölümün soğuk nefesini ensenizde hissettirecek on iki korku öyküsüne yer verdim. Kibirli Ceren, açgözlü Halil, öfke dolu Samet, önyargılı Tuğçe ve diğerleri…

 

“Ölümcül” zaaf ya da günahlarının sebep olacağı trajik sonlarını bekleyen on bir farklı genç, Golem’le çıkacakları bir ölüm yürüyüşüne hazırlanıyor. Öykülerin merkezindeki korku salan örümcekler, gizemli bir gemi, uğuldayan kayalıklar ya da kulak tırmalayan bir keman sesi aslında Golem’in emeline ulaşması için birkaç küçük tuzak. Onun asıl isteği, yüzyıllardır hasretini çektiği şeyi gerçekleştirmesine olanak sağlayacak on üçüncü ruhu ele geçirmek…

 

Merak uyandıran, heyecan yaratan eserler çocukların ilgilerini çekiyor. Korkudan kaynaklanan gerilim de adrenalin ihtiyaçlarını karşılıyor. Bence çocuğun okuma düzeyine göre korku ile tanışma yaşı da değişecektir. Burada anne baba ve öğretmenin yönlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.

 

 

Çocukların dünyası hep pembe mi? Pembe renk ile ilişkiniz bir yetişkin olarak nasıl sürüyor?

 

Çocukların dünyası rengârenk. Ben de yazarken o renkli dünyanın içine dalıyorum. Öyle zaman oluyor ki kahramanlar ele geçiriyor beni. Çocuklara hele ki okulöncesi çocuklara yazarken bazen sarı bir kurbağa dizginleri ele alıyor ya da pembe bir karga.

Etiketler:
Merjam

Merjam

  • Editörün Seçimi
  • En Çok Okunanlar

Copyright © Tüm hakları saklıdır. Merjam.com – Copyright 2021 | Codlio
3D tasarım ajansı