İlksen Utlu: Mindfulness eğitimi bir yaşam becerisi sunuyor

Merjam Yazar: Merjam 21 Kasım 2020

Bu haberi arkadaşlarınla hemen paylaş!

“Mindfulness, yaşadığımız şu anda bilinçli bir farkındalıkla hem kendi içimizde hem de dışımızda olana yargılamadan dikkat etme becerisidir.”

İlksen Utlu: Mindfulness eğitimi bir yaşam becerisi sunuyor

 

Son yıllarda mindfulness eğitmeni olarak okullar ve çocuklarla yoğun çalışmalar yapan İlksen Utlu ile öğretmen ve mindfulness eğitmeni bir anne olarak hayata dair yaptığı gözlemlerini ve farkındalık üzerine yaptığı çalışmalarını konuştuk. Utlu, “Mindfulness eğitim programı çocukları stres yönetimi, zor duygularla baş edebilme, öğrenme sürecinde dikkat kontrolünü sağlama ve odaklanarak başarıya ulaşma alanlarında destekliyor.” diyor.

 

 

Bize biraz İlksen Utlu’yu anlatabilir misiniz?

 

1982 yılında Adana’da doğdum. Ortaokul ve lise eğitimimi Tarsus Amerikan Koleji’nde tamamladım. Ardından Boğaziçi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Meslek hayatıma İngilizce öğretmeni olarak başladım. Okullarda 10 yıl süreyle İngilizce öğretmenliği yaptım.

 

 

İngilizce öğretmeni olarak 10 yıl boyunca eğitim alanında hizmet verdiniz. Son yıllardaysa “Çocuklar için Mindfulness (Bilinçli Farkındalık)” programını okullarla ve çocuklarla paylaşıyor bu alanda eğitimler veriyorsunuz. Mindfulness eğitmeni olma yolculuğunuz ne zaman ve nasıl başladı?

 

İngilizce öğretmenliği görevimin son zamanlarında içine girdiğim tükenmişlik hissiyle kendime yeni bir yol aramaya başladım. Bu süreçte dünyada eğitim alanında hızla yayılmakta olan mindfulness hareketi ilgimi çekti. Ve çalışmalarıma başladım. O sırada çalışmakta olduğum kurumda da 2-3 derslik bir uygulama yapma fırsatım oldu öğrencilerimle ve uygulamanın onların üzerindeki etkisine tanık olmak beni daha da şevklendirdi. İngilizce öğretmenliği görevimden ayrılıp öncelikle kendim için sonrasında da okullarda öğrencilerle çalışmak üzere mindfulness eğitimi almaya karar verdim ve alanla ilgili yoğun bir okuma sürecine girdim.

 

 

Mindfulness eğitim programı nedir? Mindfulness eğitiminin ne gibi faydaları vardır?

 

Mindfulness, yaşadığımız şu anda bilinçli bir farkındalıkla hem kendi içimizde hem de dışımızda olana yargılamadan dikkat etme becerisidir. Mindfulness eğitim programı; büyük bir hızla akmakta olan ve birçok uyaranla dolu olan içinde bulunduğumuz bu yeni çağda, kolayca dağılan dikkatimizi yaşadığımız ana, kendimize ve etrafımızda olana getirmemize yardımcı olacak bir yaşam becerisi sunuyor. Özellikle dikkat kontrolü, duygu denetimi ve öz-farkındalık becerileri alanlarının gelişmesinde fayda sağlıyor bu çalışmalar.

 

 

ODAKLANARAK BAŞARIYA ULAŞMA

 

 

Çocuklar için Mindfulness eğitimi neden önemlidir? Bu programın çocukların kişilik gelişimleri stres yönetimi ve eğitim süreçleri üzerindeki etkileri nelerdir?

 

Yaşadığımız dönemin hızı ve uyaran çokluğu yetişkinleri olduğu gibi çocukları da ele geçiriyor. Aslında özünde an farkındalığı barındıran çocuklar, kaygı ve stresle anlarından artık daha erken kopuyorlar. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki şu an okullarda okumakta ve yeni yeni iş hayatına atılmakta olan “Z” kuşağı “Rezilyans” bir diğer anlatımla yılmazlık, duygusal dayanıklılık, esneklik, sağlamlık alanlarında zorlanıyor. İşte tam da bu noktada mindfulness eğitim programıyla geliştirmeyi hedeflediğimiz dikkat kontrolü, duygu denetimi ve öz farkındalık becerilerine yönelik çalışmalar, çocukları stres yönetimi, zor duygularla baş edebilme ve öğrenme sürecinde dikkat kontrolünü sağlama ve odaklanarak başarıya ulaşma alanlarında destekliyor.

 

 

Eğitimde Mindfulness neden önemli? Bu programın çocuklara yararı kadar yetişkinlere ve eğitimcilere de yararı söz konusu mudur?

 

Eğitimde mindfulness, günümüz şartlarında büyük önem taşıyor. Artık özellikle akademik anlamda büyük bir yarış var. Öğrenciler gün boyu birçok derse girip çıkıyorlar, bir sürü yükümlülükleri, görevleri ve ödevleri var. Bu temponun içinde bazı öğrenciler dağılabiliyor, farkındalıklarını yitirebiliyorlar ve bu çok anlaşılır. Her öğrencinin aynı farkındalıkla bir dersten bir diğerine koşmasını bekleyemeyiz. Güne başlarken teneffüs dönüşü derslerin başında yapılacak birkaç dakikalık mindfulness uygulaması, hem öğrenciyi hem de öğretmeni bulundukları ana getirmesi ve dikkat vermesini sağlaması açısından çok değerli. Çünkü ne bedenen sınıfta ama zihni başka bir yerde gezen bir öğrencinin öğrenmesi ne de öğretmenin verimli olabilmesi mümkün değil. Okullarda uygulanan mindfulness çalışması zaten hem öğrencilere hem de öğretmenlere destek olan bir program. Bu çalışmalardan verim alınabilmesi için önemli olan mindfulness çalışmasının bir okul bilinci ve kültürü hâline gelmesi.

 

 

Modern çağın getirdiği en büyük sorunlardan biri dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemi. Çocuk, yetişkin birçoğumuzun mustarip olduğu bu problemi Mindfulness eğitimi ile çözmek mümkün mü?

 

Yukarıda da anlattığım gibi çocuklar için mindfulness programı öğrencilerin özellikle dikkat kontrolü, duygu denetimi ve öz farkındalık becerilerini kuvvetlendirmeyi hedefliyor. Mindfulness, öğrencileri gezinmeye ve çoğunlukla geçmiş ve gelecek ile meşgul olmaya meyilli zihnimiz ile tanıştırıp aslında nefesimizin zihnimizi bu ana demirlemeye ve çağırmaya destek veren bir araç olduğu bilgisi ile tanıştırıyor. Çünkü öğrenme, iyi dinleme ve odaklanma ile gerçekleşebiliyor. Zihinlerini ve akıllarından geçenleri gözlemlemek öğrenciler için çok etkileyici bir deneyim oluyor. Böyle bir bilgi ve farkındalıkla erken yaşlarda tanışmış çocukların ilerleyen zamanda daha farkındalıklı ve verimli bireyler olmaları kaçınılmaz.

 

 

BİLGİYİ ÇOCUKLARLA BASİT BİR DİLLE PAYLAŞMA İSTEĞİ

 

 

Peki, yazmaya nasıl ve ne zaman başladınız? Özellikle çocuk kitabı yazma fikri nasıl doğdu ve gelişti?

 

Aslında yazmak, notlar almak, hissettiklerimi kaydetmek, ajanda tutmak öğrenciliğimden bu yana yaptığım bir şey. Öğretmenliğim süresince okulların kütüphanelerinde çok vakit geçirdim. Çocuk edebiyatındaki gücü, etkiyi, rengi ve naifliği keşfettim. Yıllardır öğrencilerimle ve annelikle beraber kızımla olan deneyimlerimi biriktiriyor ve hep not ediyordum. Bir gün bu notlardan hikâyeler yazmak gibi bir niyetim vardı. Sonrasında mindfulness alanında derinleştikçe ve okumalar yaptıkça bu bilgiyi çocuklarla basit bir dille paylaşma isteği gelişti içimde.

 

 

10 yıllık eğitimci geçmişinizin, annelik ve farkındalık eğitmenliği çalışmalarınızın ürünü “Üzüntü ile Neşe Gezerler Hep El Ele” isimli ilk çocuk kitabınız raflarda yerini aldı. Hikâyenin kitaba dönüşüm süreci nasıl oldu? Özellikle illüstrasyonların çocuk kitaplarında çok önemli olduğunu düşünüyorum ve sizin kitabınız da bu konuda çok özenli, ilgi çekici ve çok başarılı. Hikâye ile çizimlerin birleşme sürecini biraz anlatabilir misiniz?

 

Hayatın içinde yaptığım okumalar esnasında aldığım notlar, bir öğretmen ve anne olarak yaptığım gözlemler bir araya gelmeye başladı ve “Üzüntü ile Neşe, Gezerler Hep El Ele” bir hikâye olarak ortaya çıktı. Hayatın içinde Doğan Egmont ile yollarımız kesişti ve beraber bir yolculuğa çıktık. Sevgili editörüm Bahar Ulukan’ın da kıymetli desteğiyle hikâye son hâlini aldı. Ve tabi ki de çizimler çok önemliydi. Çünkü ben bir hayal kurdum ve hayalimi görsel hâle getirecek bir çizere ihtiyacım vardı. Bu konuda yayınevim beni yönlendirdi ve yollarımız sevgili Duygu Cigal ile buluştu. Kendisiyle hayalini kurduğum dünyayı paylaştım ve Duygu Hanım hikâyeyi ve paylaşımlarımızı kendi süzgecinden geçirerek kitabı çok keyifli bir şekilde çizimleriyle buluşturdu.

 

 

Çocuk kitabı yazmak size neler öğretti? Neden çocuk edebiyatına yöneldiniz?

 

Kurabileceğim hayallerin ve yaratıcılığın sınırsız olduğunu hatırlatması açısından kendi adıma çok değerli bir süreç oldu, çocuk kitabı yazma deneyimi. Çocuk kitaplarının hayata dair konuları basit ve yalın bir dille ele alışı ve yaratıcılığa açık renkli dünyası beni içine aldı. Bunun yanında bir öğretmen olarak çalıştığım alanda bir ürün vererek daha çok çocuğa dokunabilme ihtimali, benim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu.

 

 

PAYLAŞMAK DUYGUSU ÜRETİMİMİ DESTEKLİYOR

 

 

Sizce iyi bir çocuk kitabının ne gibi özellikleri olmalı?

 

İçeriğinin ele alınışı ile merak uyandıran, yapısı ve varsa eğer çizimleri ile eğlenceli ve yaratıcı, anlatım dili ile basit ve yalın bir çocuk kitabı bence hem yetişkinler hem de çocuklar için okunması çok keyifli bir hâl alıyor.

 

 

Sizi yazarken en üretken yapan duygu nedir? Üretkenliğinizi kaybetmemek için özellikle yaptığınız şeyler var mı?

 

Paylaşmak duygusu üretimimi destekliyor. Ulaştığım, üzerine çalıştığım, gözlem yaptığım ve deneyimlediğim, aslında ortak olan meseleler üzerine olan bilgiyi paylaşmak. Sakin ve kendi kendime kalabildiğim, içime dönebildiğim zamanlar oluşturmak, çeşitli kaynaklardan okumalar yapmak, doğada vakit geçirmek ve sessiz bir şekilde hayatı gözlemlemek üretkenliğimin devamına katkı sunuyor.

 

 

Yazarlık kimliğinizin yanında nasıl bir okursunuz? Yazmak ve okumak arasındaki münasebet size göre nedir?

 

Hayata karşı heyecanlı ve meraklı, çeşitli ilgi alanlarına açık bir kişi olmam, okur kimliğimi de etkiliyor. Hem çalıştığı alanı hem de kişisel ilgi alanlarını, ilgili kitaplarla beslemeye çalışan bir okuyucuyum. Kendi kendime kaldığım (Yalnız ya da kalabalıklar içinde) ve bir kitabın dünyasına daldığım zamanlar paha biçilmez benim için. Okumanın yazmayı çok değerli bir ölçüde beslediğini düşünüyorum. Kendi deneyimimde özellikle çalıştığım alanda yaptığım okumalar ve gözlemler bu bilgiyi çocuklara nasıl aktarabileceğim konusunda kafa yormamı sağladı ve bana ilham verdi.

 

 

BAŞUCUMDAN AYIRMADIĞIM KİTAPLAR

 

 

Mindfulness eğitimi konusunda bilgi edinmek isteyecek okurlarımız için önerebileceğiniz kaynak kitaplar var mı?

 

Tabi ki de… John Kabat Zinn, Thich Nhat Hanh, Daniel J. Siegel, Pema Chödrön, Zümra Atalay mindfulness alanında birçok kaynak üretmiş yazarlar. Çocuk kitabı olarak da Micheal Ende “Momo”, Eckhart Tolle “Milton’ın Sırrı”, Louis Hay “Lulu’nun Serüvenleri”, Tom Rath& Mary Recmeyer “Senin Kovan Ne Kadar Dolu?” önerebileceğim kitaplar.

 

 

Bir başucu kitabınız var mı?

 

Clarissa Pinkola Estes “Kurtlarla Koşan Kadınlar”, John Kabat Zinn “Wherever You Go, There You Are” ve Thich Nhat Hanh “The Art of Living” son yıllarda başucumdan ayırmadığım ve zaman zaman dönüp tekrar baktığım kitaplar.

 

 

Yakın zamanda hayata geçirmeyi düşündüğünüz bir projeniz veya yeni bir kitap çalışması var mı?

 

Evet, var. Yazmak ve paylaşmak için karar verdiğimden beri çalıştığım alanda dikkatimi çeken konular hakkında başlıklar oluşturmaya başladım. “Üzüntü İle Neşe, Gezerler Hep Ele” hikâyesi ile çıktım yola. Yeni bir hikâyem üzerine çalışmalarımı bir süredir sürdürüyorum. Umarım arayı pek açmadan onu da okuyucuyla buluşturabiliriz. Diğer yandan da okullarda ve okul sonrası merkezlerde çocuklar için mindfulness çalışmalarımı sürdürüyor olacağım.

 

Etiketler:
Merjam

Merjam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Editörün Seçimi
  • En Çok Okunanlar

Copyright © Tüm hakları saklıdır. Merjam.com – Copyright 2021 | Codlio
3D tasarım ajansı