İşlenmiş gıdalar bellek sorununa davetiye çıkartıyor!

Merjam Yazar: Merjam 22 Eylül 2022

Bu haberi arkadaşlarınla hemen paylaş!

Ultra işlenmiş gıdaların bunamalarda görülen zihinsel sorunlara yol açtığına dikkati çeken uzmanlar uyarıyor. İşlenmiş gıdalar bellek sorunu riskine davetiye çıkartıyor! İşte detaylar…

İşlenmiş gıdalar bellek sorununa davetiye çıkartıyor!

Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Bilgiç,”Günlük olarak tüketilen gıdaların yüzde 20’sinden fazlasını ultra işlenmiş fabrika üretimi gıdalar oluşturuyorsa bellek sorunları ve zihinsel gerilemelerin ortaya çıkma riski artıyor.” dedi.

Akdeniz tipi beslenmenin önemline dikkat çekildi!

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla Türkiye Alzheimer Derneği tarafından Şişli Gündüz Yaşam Evi’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda, teşhis ve tedavi yöntemlerindeki güncel gelişmeleri paylaşan Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, beslenme ve beyin sağlığı ilişkisi hakkında yapılan bir araştırmayı aktardı. Bunama hastalığının önlenmesinde Akdeniz tipi beslenmenin önemli olduğunu ifade eden Bilgiç, Brezilya’da 8 bin 160 kişi ile yapılan bir çalışmanın sonuçlarından bahsetti.

Utra işlenmiş fabrika üretimi gıdalar tüketmeyin!

Ultra işlenmiş gıdaların bunamalarda görülen zihinsel sorunlara yol açtığına dikkati çeken Bilgiç, işlenmiş gıdalardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Bilgiç, “Günlük olarak tüketilen gıdaların yüzde 20’sinden fazlasını salam, sosis, cips, hazır çorba, meşrubat, pakette satılan dondurma ve şekerlemeler gibi ultra işlenmiş fabrika üretimi gıdalar oluşturuyorsa bellek sorunları ve diğer zihinsel gerilemelerin ortaya çıkma riski artıyor.” diye konuştu.

Alzaymırın erken dönem teşhisinde zorluklar yaşandığını, son yıllarda yapay zekâ kullanılarak yanlış ve eksik tanının önüne geçilebildiğini dile getiren Bilgiç, İngiltere’de yapılan bir çalışmada sadece standart beyin MR görüntülerinin yapay zekâyla incelenmesiyle hastalara yüzde 98 oranında doğru tanı konulduğunu anlattı.

Prof. Dr. Bilgiç, alzaymır tedavisinde yeni ilaçların çok yakında kullanım onayı alacağını belirterek “Özellikle yeni nesil diyabet ilaçları hem metabolizmayı düzeltip hem de enflamasyonu azalttığından oldukça umut vadediyor. Ülkemizde de bu ilaçlar alzaymır hastalarında deneniyor. Önümüzdeki yıllarda bu çalışmalarla ilgili önemli sonuçlar elde edebiliriz. Bunama dünya genelinde yaklaşık 47 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 1 milyon kişiyi etkiliyor.” dedi.

Yüksek tansiyon, Kovid-19 ve bunama ilişkisi

Derneğin Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Bedia Samancı da yüksek tansiyon ve bunama ilişkisine yönelik bir çalışmaya göre, gebelik esnasında yüksek tansiyon sorunu yaşayan kadınların beyinlerinde 15 yıl sonra damar tıkanıklıkları olduğunu, bunun da zihinsel sorunlara ve bunamaya yol açtığını söyledi.

Samancı, sıkı takipler ve önlemler sayesinde riskli kişilerde damarsal sorunların ve bunamanın önüne geçilebileceğini vurgulayarak “Son veriler, Kovid-19 ile ilişkili 6 aydan uzun süre devam eden koku alma sorununun, ‘beyin sisi’ adı verilen, özellikle dikkat ve konsantrasyon eksikliğiyle ilişkili olduğunu göstermektedir.” ifadesini kullandı.

Kovid-19 virüsünün, bunama hastalarında tıpatıp izlenen şekilde koku alma sorunu ve beyin bölgelerinde enflamasyon ismi verilen bir yangıya yol açtığından söz eden Samancı, “Bu gözlemler Kovid-19 geçiren ve koku alamayan kişilerde demans riskinin yüksek olabileceğini düşündürtmekte ama bu şimdilik sadece bir varsayım.” dedi.

Fakirlik, düşük maaş ve bunama ilişkisini artırıyor!

Sosyoekonomik şartların bunama riskine etkilerinden bahseden Derneğin Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Türker Şahiner ise şöyle konuştu: “Yapılan çalışmalar fakir semtlerde büyüyen ve düşük ücretlerle çalışan kişilerde bunama riskinin daha yüksek olduğunu ve bu kişilerin zihinsel işlevlerde gerileme gösterdiklerini ortaya koymuştur. Sosyoekonomik seviyesi düşük bireylerin -gelir, varlık, işsizlik oranları, araba, ev sahipliği ve hane halkı aşırı kalabalıklığı gibi parametreler ile ölçümlendiğinde- daha iyi sosyoekonomik statüye sahip bireylere -ki bunlar yüksek genetik riskli bireyler olsa bile- kıyasla yaşlılıkta demans geliştirme olasılığı önemli ölçüde daha yüksek saptanmıştır. Bu bulgular ışığında, yoksulluğun ortadan kaldırılması ve daha adil bir gelir dağılımı ile tüm dünyada bunama riskinin de azaltılacağı aşikârdır.”

Kaynak: AA

Merjam

Merjam

Copyright © Tüm hakları saklıdır. Merjam.com – Copyright 2021 | Codlio