Başak Sayan: “Tarih, Tasavvuf ve Kuantum Birleşimi: “Nigâhdar”

Merjam Yazar: Merjam 23 Temmuz 2020

Bu haberi arkadaşlarınla hemen paylaş!

“Yazmak ıssız bir adadan okyanusa içinde bir not olan şişe fırlatmaya benziyor. Kimin bulacağını, okuyup okumayacaklarını ya da neler hissedeceklerini bilemiyorsunuz.”

Başak Sayan: “Tarih, Tasavvuf ve Kuantum Birleşimi: “Nigâhdar”

 

Oyunculuğunun yanına bir de yazarlığı ekleyen Başak Sayan ile roman türünde kaleme aldığı kitabı “Nigâhdar”ı konuştuk. Yeni kitabının heyecanını yaşayan Sayan, “Dinler, diller, mezhepler, ırklar gözümüze farklı görünen şeyler olsa da aslında ikilik yok. Ne ben var, ne sen var. Sadece Hak var.” diyor.

 

 

Yeni kitabınızın adı çok etkileyici, neden “Nigâhdar”, anlamını sizden dinlemek isteriz.

 

Nigâhdar Osmanlıca koruyan, muhafaza eden, bekçilik yapan anlamına geliyor. Kitabı yazma aşamasında Hallâc-ı Mansûr’un kayıp olan risaleleri ekseninde bir hikâye kurup, bu risaleleri asırlar boyunca saklayan gizli bir tarikatın başındaki kişiye bir isim bulmam gerekiyordu. Eski ve etkileyici bir isim. Muhafız ya da bekçi gibi günümüz Türkçesi kullanmak istemiyordum zira hikâye bundan 1200 sene evvel 900’lü yılların başında başlıyordu. Eşim, Osmanlıcaya meraklıdır. Onun sayesinde bu ismi koydum ama kitabın adının “Nigâhdar” olmasını planlamamıştım. Roman bittikten sonra en doğrusunun bu olacağını fark ettim. Yanılmamışım. İsim çok sevildi.

 

 

Kitabın içeriğinden biraz bahsedebilir miyiz?

 

Roman iki ayrı zamanda geçiyor. Biri Bağdat’ta bundan 1200 sene evvel Abbasi İmparatorluğu zamanları ve Hallâc-ı Mansûr’un hayatı, diğeri ise günümüz. Hallâc-ı Mansûr çok etkileyici bir kişilik. Pek çok insan adını bilir ama hikâyesini bilmez. Ya da Mevlana’nın, Şems’in, Hacı Bektaşi Veli’nin, Pir Sultan Abdal’ın, Yunus Emre’nin etkilendiği kişinin o olduğunu… Bu topraklarda yetişmiş her sufi onun izinden gitmiştir. Hakikate erişmek için çıktığı yolculuk ve Allah aşkı çok yanlış anlaşılmış, dönemin muktedirleri tarafından tehdit olarak algılanıp katledilmiştir. Bugüne kadar ulaşan tek kitabı “Tavasin”dir. Bir de kayıp risaleleri var. Ben hayatını okurken bundan çok etkilendim ve kendi hikâyemi bu kayıp risaleler ekseninde kurdum.

 

Bu risalelerde tüm dünyadaki güç dengelerini ve dinleri temelinden etkileyecek bir sır gizli ve bu sırrı asırlardır adına nigâhdar denilen bekçiler koruyor. Son nigâhdar İstanbul’da öldürülünce İstanbul emniyeti harekete geçiyor ama çok gizemli bir cinayet bu. Maktul geride tuhaf işaretler ve sayılar bırakmış. Bunun üzerine emniyet çok meşhur bir televizyoncu, yazar ve öğretim görevlisi olan genç bir profesörden yardım istiyor. Bu esnada New York’ta Columbia Üniversitesinde atom fiziği dersleri veren ve ateşli bir ateist olan Şirin de Tanrı’nın varlığını bilimsel olarak kanıtlayabilir miyiz? sorusu eşliğinde başlattığı bir tartışmanın ortasında Türkiye Konsolosluğundan gelen bir haberle babasının öldüğünü öğrenip apar topar İstanbul’a gelmek zorunda kalır.

 

Ortada bir terslik vardır zira babası normalde yıllar evvel Amerika’da ölmüştür. Gelir gelmez de kendisini bir ölüm kalım mücadelesinin ortasında bulur. Kendisine bir dizi tesadüf görünen olay sırasında yolunun kesiştiği profesör yardım eder. İkili bir yandan hayatta kalmaya çalışırken bir yandan da kayıp risalelerin peşine düşer. Tabi Hallâc’ı okudukça ve tasavvufu öğrendikçe kuantum fiziği ile tasavvuf arasındaki benzerlikleri fark edip tamamen inançsız bir insanken nasıl değiştiğine tanık oluyoruz. Biz bir yandan günümüzdeki bu hikâyeyi okuyoruz bir yandan da geçmişe gidip Hallâc-ı Mansûr’u idama götüren olayları öğreniyoruz.

 

 

SOSYAL MEDYA ÖNEMLİ BİR PARAMETREDİR

 

 

Kitabınız sosyal medyada da büyük ilgiyle karşılandı. Neler hissediyorsunuz?

 

Sosyal medya önemli bir parametredir. Okurun nabzını anında tuttuğunuz, neleri sevip neleri sevmediğini anında anladığınız belki de en güvenilir yollardan biri. Kitabın bu denli sevilmesini bekliyordum. Çünkü yaptığım işe inanıyordum. Ben araştırma aşamasında öğrenip büyülendiğim bilgilerin diğer insanları da etkileyeceğine emindim. İnanılmaz mailler, mesajlar ve yorumlar alıyorum. O kadar mutlu oluyordum ki. 2 yıllık meşakkatli bir çalışma sürecinin sonunda, değdi diyorum. Zira yazmak ıssız bir adadan okyanusa içinde bir not olan şişe fırlatmaya benziyor. Kimin bulacağını, okuyup okumayacaklarını ya da neler hissedeceklerini bilemiyorsunuz. Bu geri dönüşler benim için mücevher niteliğinde.

 

 

Kitabınızın yazım süreci nasıl gelişti? Ne kadar sürede yazdınız?

 

2 yıllık bir araştırma sürecinin sonunda ortaya çıktı. Doğumla birlikte aklıma düşen bu kitap fikrini geliştirmek için ilk birkaç ay sadece araştırma yaptım. Hallâc-ı Mansûr’un hayatı ve öğretisi, tasavvuf, bilim, kuantum fiziği, Abbasiler dönemi, Muktedir Billah’ın hayatı gibi pek çok alanında yaptığım araştırmalar yazma sürecinde de devam etti. Zor bir kitaptı benim için çünkü daha evvel böyle bir roman yazmamıştım. Ancak bittiğinde içime sinmişti.

 

 

TARİHİ, TASAVVUFU VE KUANTUM FİZİĞİNİ BİRLEŞTİRDİM

 

 

Kitapta atom fiziği ile kuantumu, tarih ile tasavvufu birleştiriyorsunuz…

 

Evet, tarihi, tasavvufu ve kuantum fiziğini birleştirdim; aslında başlarken aklımda bu yoktu. Amacım hem Hallâc-ı Mansûr’un hayatını anlatabileceğim, hem de tasavvufu kullanabileceğim polisiye bir roman yazmaktı.  Ancak tasavvufu öğrendikçe kuantum fiziği ile arasındaki benzerliklere hayret etmeye başladım. Kuantum fiziği öteden beri ilgimi çeker ve sürekli okurdum. Tasavvufta derinleştikçe daha da şaşırmaya başladım ve bunu romanda bir şekilde kullanmam gerektiğini fark ettim. Şirin karakteri, bu şekilde şekillendi diyebilirim.

 

 

Yakın gelecekte hayata geçirmeyi planladığınız yeni projeleriniz var mı?

 

Yakın gelecekte Nigâhdar’ın devam romanını yazmaya başlayacağım. Ama öncesinde yazılmayı bekleyen bir çocuk kitabım var. O biter bitmez yine beni bir araştırma süreci bekliyor. Şu an kısa bir tatildeyim. Önümüzdeki ay yazmaya başlarım sanırım, çocuk kitabını. Bir yıl roman, bir yıl çocuk kitabı yazmayı planlıyorum. Böylece aynı türden her iki yılda bir eser vermiş olacağım. Nigâhdar’ın devam kitabından sonra yazacağım roman da belli. O da çok ilgi çekici bir roman olacak.

 

Etiketler:
Merjam

Merjam

Copyright © Tüm hakları saklıdır. Merjam.com – Copyright 2021 | Codlio