<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tarihi eser arşivleri - Merjam</title>
	<atom:link href="http://merjam.com/etiket/tarihi-eser/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://merjam.com/etiket/tarihi-eser/</link>
	<description>Modanın Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Nov 2022 07:59:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.6</generator>
	<item>
		<title>Yurt dışına kaçırılan 6 tarihi eser çabaların sonucunda geri getirildi</title>
		<link>http://merjam.com/yurt-disina-kacirilan-6-tarihi-eser-cabalarin-sonucunda-geri-getirildi/</link>
					<comments>http://merjam.com/yurt-disina-kacirilan-6-tarihi-eser-cabalarin-sonucunda-geri-getirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2022 07:59:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[En yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yurt dışına kaçırılan tarihi eser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=157798</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'den ABD'ye kaçırılan 9 parçadan oluşan 6 tarihi eser, tüm çabaların sonucunda yurda geri getirildi. Eserler, Antalya Müzesi'nde düzenlenen törenle iade edildi. İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/yurt-disina-kacirilan-6-tarihi-eser-cabalarin-sonucunda-geri-getirildi/">Yurt dışına kaçırılan 6 tarihi eser çabaların sonucunda geri getirildi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/3-6-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/3-6-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/3-6-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/3-6.jpg 900w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Manhattan Bölge Savcılığı, Amerikan İç Güvenlik ve İstihbarat Birimi (HSI) , Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Antalya ve Burdur müze müdürlükleri, New York Kültür ve Tanıtma Müşavirliği ve Tanıtma Genel Müdürlüğünün ortak çalışmalarıyla, Anadolu&#8217;daki antik kentlerden yağmalanarak ABD&#8217;ye kaçırılan Lucius Verus heykeli, Attis heykelciği, Apollon heykelciği, Kusura tipi idol, düver pişmiş toprak levhası ve 4 parçalı sütunlu lahit yeniden Türkiye&#8217;ye kazandırıldı.</p>



<p>Antalya Müzesi&#8217;nde, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ABD Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake ve ABD&#8217;nin Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Albay Matthew Bogdanus&#8217;un katıldığı törenle eserlerin teslim sözleşmesi imzalandı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/2-7.jpg" alt="" class="wp-image-157801" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/2-7.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/2-7-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Yarım asırdır onların peşini bırakmadık&#8221;</h2>



<p>Bakan Ersoy, yaptığı konuşmada, yıllar önce bulunduğu topraklardan ayrılan eserlerin, önemli emekler ve hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde yeniden ait olduğu yere iade edilmesi dolayısıyla bir araya geldiklerini söyledi.</p>



<p>İadesi sağlanan eserlerin her birisinin seyrinin farklı olduğunu belirten Ersoy, ait oldukları topraklardan koparılan eserlerin peşini yarım asırdır bırakmadıklarını vurguladı.</p>



<p>Ersoy, 1967&#8217;de ABD&#8217;de açılan sergide yer alan bir grup bronz heykelin Türkiye kökenli olduğunun değerlendirildiğini ancak nereye ait olduğunun bilinmediğini hatırlatarak, şöyle devam etti:</p>



<p>&#8220;Bu eserlerin nereye ait olduğunu ispatlamak için büyük bir mücadeleye giren Jale İnan Hoca, 1970’li yıllarda Burdur’da yer alan başka bir bronz heykel buluntusundan haberdar oluyor. Söz konusu heykeli, ABD’de gördüğü örneklerle karşılaştırdığı zaman, kökenlerinin Burdur ilimizin sınırları içinde yer alan Bubon Antik Kenti olduğunu anlıyor. Bunun üzerine alanda kazılara başlıyor ve sergide yer alan heykeller ile alanda bulduğu heykel kaidelerinin üstündeki yazıtları eşleştiriyor. Bu çalışması dünya çapında kabul görüyor. Ama bütün bu çabalar, eserlerin ülkemize iadesi için yeterli olmuyor.&#8221;</p>



<p>Yasa dışı olarak yerlerinden edilmiş kültür varlıklarının tespiti için önemli çalışmalara imza atmış bir araştırmacı olan gazeteci yazar Özgen Acar&#8217;ın ise Jale Hoca&#8217;nın bilimsel çalışmalarına kriminolojik denebilecek delillerle katıldığını aktaran Ersoy, ancak bu net verilerin Türkiye&#8217;nin sonuç almasına yetmediğini kaydetti.</p>



<p>Ersoy, bu durumun o dönemde gerekli uluslararası işbirliğine ulaşamamaktan kaynaklandığına işaret etti.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/1-7.jpg" alt="" class="wp-image-157803" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/1-7.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/1-7-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Çok tiziz bir çalışma yürüttük&#8221;</h2>



<p>Bakan Ersoy, milattan sonra 1. ve 2. yüzyıllara ait olan ve İmparator Lucius Verus&#8217;un tasvir edildiği heykelin sanatsal özellikleri açısından son derece etkileyici bir eser olduğunu vurguladı.</p>



<p>Bubon dosyalarının yıllar içindeki olumsuz dönüşlere rağmen yeniden açılmasına karar verdikleri bir dönemde, Manhattan Bölge Savcılığı&#8217;nın Amerikan İç Güvenlik ve İstihbarat Biriminin işbirliğiyle bir soruşturma yaptığını öğrendiklerini ve bir yılı aşkın süreyle tüm enerjilerini bu konuya yoğunlaştırdıklarını bildiren Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>



<p>&#8220;Hem Jale İnan&#8217;ın hem Özgen Acar&#8217;ın yaptıkları araştırmalar sonucunda zamanında elde edilmiş verileri kullandık, köy sakinleriyle görüşmeler yaptık, eski ve orijinal fotoğraflar bulduk, kolluk arşivindeki belgeleri kullandık. Prof. Dr. Ertekin Doksanaltı tarafından hazırlanan dosya ile bilimsel argümanlarımızı güçlendirdik. Çok tiziz bir çalışma yürüttük ve yüzlerce sayfalık klasör oluşturduk. Bizden heykelin kaidesi üzerinde kalan ayak izleri ile heykelin ayak uzunluğunu kıyaslamamız istendi. Kaçakçılık Dairemizle iç içe çalışan Burdur Müzesi uzmanlarımız ölçümleri yeniledi ve çalışmaları fotoğraflarla belgeledi. Heykelin ayak ölçüsüyle bizim alanda aldığımız ölçünün tuttuğunu teyit ettik. Bu haberin ardından eserin ait olduğu topraklara geri dönmesinin önünde bir engel kalmadı.&#8221;</p>



<p>Ersoy, Perge kökenli bir sütunlu lahdin de Almanya&#8217;daki Kassel Müzesi&#8217;nde olduğunu öğrenen Bakanlığın, 1970’li yıllarda girişimlerde bulunduğunu ancak çalışmaların sonuç vermediğini ifade etti.</p>



<p>Eserin bilimsel olarak Perge&#8217;ye ait olduğunu ispat etmenin yetmediğini, kaçak olarak götürüldüğünün de ispatının beklendiğini belirten Ersoy, &#8220;Biz de yeniden işe koyulduk. Lahdin iadesi konusunda, dosyamıza temel oluşturması için Kaçakçılıkla Mücadele Dairemiz ve Antalya Müzesi Müdürlüğümüz, ortak bir çalışma yürüttü. Hem yaş hem ikamet ettiği yer itibarıyla konu hakkında bilgisi olabilecek kişilere başvurduk. Bilimsel olaraksa Prof. Dr. Ramazan Özgan&#8217;dan raporlar aldık. Bu çabalar, Manhattan ekibinin bulgularıyla da örtüşünce, işbirliği sürecimizde önemli bir aşamayı geçmiş olduk. Muhtemelen daha kolay taşınabilmesi için parçalara ayrılmış bu lahit de artık ait olduğu topraklarda. Lahdin restorasyonu için gerekli çalışmalara hızla başlayacağız.&#8221; diye konuştu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Çok mutluyum&#8221;</h2>



<p>Yeniden Türkiye&#8217;ye kazandırılan eserlerinin Balıkesir, Afyonkarahisar ve Burdur kökenli olduğunu kaydeden Ersoy, bilgi ve belgelerin ABD&#8217;ye iletilmesi sonrasında tamamlanan soruşturmalar kapsamında eserlerin ait olduğu topraklara iade edildiğini söyledi.</p>



<p>Ersoy, &#8220;Hem yarım asırlık bir sürecin en azından bir kısmının tamamlanmasına şahit ve destek olmaktan hem de bu varlıkların ülkemizin kültürel mirasına katkısını görmekten ötürü çok mutluyum. Bu süreci titizlikle koordine eden Albay Matthew Bogdanos, HSI Özel Ajanı Robert Mancene, Savcılık uzmanları Apsara Iyer ve Daniel Healey&#8217;e teşekkür ederim.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>&#8220;Kaçakçıların ülkeden çıkardığı eserleri geri getirmeyi bir imzayla taçlandırdık&#8221;</p>



<p>ABD&#8217;nin Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake, ülkesi ile Türkiye arasında kültür mirasını koruma anlaşmasını imzaladıklarını belirterek, &#8220;Kaçakçıların ülkeden çıkardığı eserleri geri getirmeyi bir imzayla taçlandırdık. Bu iş burada bitmeyecek.&#8221; dedi.</p>



<p>Büyükelçi Flake, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile, Türkiye&#8217;deki antik kentlerden yağmalanarak ABD&#8217;ye kaçırılan Lucius Verus heykeli, Attis heykelciği, Apollon heykelciği, Kusura tipi idol, düver pişmiş toprak levhası ve 4 parçalı sütunlu lahdin Antalya Müzesinde düzenlenen iade törenine katıldı.</p>



<p>Türkiye&#8217;nin çok etkileyici bir kültür mirasının olduğunu belirten Flake, gösterilen çabaların sonucunda eserlerin yurduna dönmesinden dolayı mutlu olduğunu söyledi.</p>



<p>Türkiye&#8217;ye çok büyük boyutta eserler getirdiklerini ve bu konuda Manhattan Savcılığının müthiş bir çalışması olduğunu dile getiren Flake, şöyle devam etti:</p>



<p>&#8220;Bu ülkenin yurttaşları ve ABD&#8217;liler, burada yapılanları kutlamalı. Aslında kültür varlıklarından bahsederken, buradaki insanlara ait olanlardan bahsediyoruz. ABD ve Türkiye, kültür mirasını koruma anlaşmasını imzaladı. Kaçakçıların ülkeden çıkardığı eserleri geri getirmeyi bir imzayla taçlandırdık. Bu iş burada bitmeyecek. Kaçakçılar yağmaya devam edecekler, bizler de peşinde olacağız. Kültür mirası daha önce buradan götürülmüştü. Vizyonlarımız doğrultusunda geri döndürdük. İşbirliğinden son derece memnunun. Umarım daha fazla örneklerde bir arada olacağız.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Eşsiz eserleri nereye aitse oraya döndürmek zorundayız&#8221;</h2>



<p>ABD&#8217;nin Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Albay Matthew Bogdanus ise çalınmış ve yağmalanmış kültür varlıklarının iadesinin, ABD ve Türkiye&#8217;nin yan yanaya çalışmasının ürünü olduğunu anlattı.</p>



<p>Bogdanus, &#8220;Yapılabileceğin en iyisini gösterdik, yaptık. Dostlukla, dürüstle bir işin nasıl yapılabileceğini gösterdik.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>New York&#8217;taki Kültür Varlıklarını Koruma Ajansı ile 35 ülkeden yağmalanmış kültür varlıklarının peşinde olduklarını vurgulayan Bogdanus, bugün 6 önemli hazinenin, ait olduğu ülkeye döndüğünü kaydetti.</p>



<p>Bunun gururunu yaşadıklarını belirten Bogdanus, &#8220;Bu, Türkiye&#8217;de, Yunanistan&#8217;da olabilir. Hepsinin kültür varlıkları, biz buradayken belki ülkelerinden götürülüyor. Bu işe baş koymaya devam edeceğiz. Kaçakçıların peşinde olacağız. Masaya yumruğumuzu vuracağız. Bu yağmayı durdurmak durumundayız. Eşsiz ve kıymetli eserleri nereye aitse oraya döndürmek zorundayız. Bu olağanüstü eserler, ait oldukları ülkelerden koparılamaz. Birlikte olduğumuzu gösteriyoruz. Yarın ve çocuklarımız için söz veriyoruz. Bu eserlerle yaşayacağız, bunlar, sonraki kuşaklara aktarılacak.&#8221; şeklinde konuştu.</p>



<p>Bakan Ersoy, Büyükelçi Flake, Bogdanus ve protokol üyeleri, teslim sözleşmesinin imzalanmasının ardından Antalya Müzesini gezdi.</p>



<p>Yabancı konuklara daha önce ABD&#8217;den Türkiye&#8217;ye iade edilen &#8220;Yorgun Herakles&#8221;in de aralarında bulunduğu tarihi eserler hakkında bilgi verildi.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/5-4.jpg" alt="" class="wp-image-157805" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/5-4.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/5-4-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>İade edilen eserler nelerdir?</strong></h2>



<p>Antalya&#8217;daki Perge Antik Kenti kökenli Roma dönemi sütunlu lahit parçaları, milattan sonra 140-150 yıllarına tarihlendiriliyor. Lahit parçaları, üzerinde betimlenen sahnelerde Herakles, Thesus, ve Akhilleus gibi kahramanların bir arada gösterilmesi nedeniyle ünik olarak değerlendiriliyor.</p>



<p>Burdur&#8217;un Bubon Antik Kenti&#8217;nden ülke dışına çıkarıldığı saptanan Roma İmparatoru Lucius Verus&#8217;un insan boyutundaki bronz heykelinin, antik kentteki Sebasteion yapısında gerçekleştirilen kaçak kazılarda ele geçirildiği ve yasa dışı yollardan yurt dışına çıkarıldığı biliniyor.</p>



<p>Erken Tunç Çağı&#8217;na tarihlendirilen mermer &#8220;kusura tipi idol&#8221;, Batı Anadolu&#8217;da milattan önce 3 binde yaygın olarak görülen şematize edilmiş kadın figürlerinden.</p>



<p>Milattan önce 3. yüzyıl Helenistik döneme ait, oturur şekilde tasvir edilmiş Attis heykelciğinin, Anadolu kökenli olduğu stil-kritik incelemelerle saptandı. Frig ve Yunan mitolojisine göre Attis, ana tanrıça Kybele&#8217;nin sevgilisi veya eşi ya da oğlu olarak görülüyor, bazı kaynaklarda ise rahip olarak görülüyor.</p>



<p>Roma dönemine ait Apollon heykelciği, milattan sonra 1-2. yüzyıla tarihlendiriliyor.</p>



<p>Isparta&#8217;nın Pisidia Antiokheia Antik Kenti&#8217;ne ait düver pişmiş toprak levha ise Frig dönemine ait.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/yurt-disina-kacirilan-6-tarihi-eser-cabalarin-sonucunda-geri-getirildi/">Yurt dışına kaçırılan 6 tarihi eser çabaların sonucunda geri getirildi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/yurt-disina-kacirilan-6-tarihi-eser-cabalarin-sonucunda-geri-getirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Van Gölü&#8217;ndeki çekilme sonucu Urartu limanı gün yüzüne çıktı</title>
		<link>http://merjam.com/van-golundeki-cekilme-sonucu-urartu-limani-gun-yuzune-cikti/</link>
					<comments>http://merjam.com/van-golundeki-cekilme-sonucu-urartu-limani-gun-yuzune-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2022 08:27:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[En yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi liman]]></category>
		<category><![CDATA[Urartular]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gölü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=154914</guid>

					<description><![CDATA[<p>Van'ın Erciş ilçesinde Urartular dönemine ait kalenin alt kısmında, gölde yaşanan çekilme sonucu 11 basamaklı liman ortaya çıktı. İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/van-golundeki-cekilme-sonucu-urartu-limani-gun-yuzune-cikti/">Van Gölü&#8217;ndeki çekilme sonucu Urartu limanı gün yüzüne çıktı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/09/van-golu-2-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/09/van-golu-2-300x169.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/09/van-golu-2-768x432.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/09/van-golu-2.jpg 900w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Sıcaklıkların artmasına bağlı buharlaşma, yağışların ve hava şartlarının etkisiyle su seviyesinde belirli periyotlarda değişimin yaşandığı Van Gölü&#8217;nün kıyı kesimlerinde, son zamanlarda yaşanan çekilme dikkati çekiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Urartu döneminde tekne ve gemilerin kaleye malzeme taşımasında kullanıldığı değerlendiriliyor</strong></h2>



<p>Göl seviyesinin düşmesine bağlı yaşanan çekilme nedeniyle daha önce birçok yapının, teknenin ortaya çıktığı ilçede, Urartuların deniz taşımacılığında kullandığı kalenin sahil kesiminde o döneme ait 11 basamaklı liman görünür hale geldi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Erol Uslu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, Van Müzesi yetkilileri, ana kayaya 3 metre genişliğinde açılmış, Urartu döneminde tekne ve gemilerin kaleye malzeme taşımasında kullanıldığı değerlendirilen alanda incelemelerde bulundu.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/09/van-golu-1.jpg" alt="" class="wp-image-154916" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/09/van-golu-1.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/09/van-golu-1-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Şu ana kadar böyle bir yapıyla ilk defa karşılaşıyoruz&#8221;</strong></h2>



<p>Çavuşoğlu, söz konusu limanın Erciş ilçesi kıyılarında yer alan ve &#8220;Beylerin Kalesi&#8221; olarak adlandırılan tescilli kalenin eteklerinde yer aldığını söyledi. Urartular döneminde buranın Liman Kalesi olarak kullanıldığını belirten Çavuşoğlu, gölün birleşme noktasındaki yaklaşık 20 metre yükseklikteki ana kayaya gemilerin rahat yanaşabilmeleri için 3 metre genişliğinde 11 basamaktan oluşan liman yapıldığını aktardı.</p>



<p>Urartuların Van Gölü&#8217;nü aktif olarak kullandığı bilgisini veren Çavuşoğlu, şöyle konuştu: &#8220;Buradaki önemli husus, deniz taşımacılığında kullanılan ağır yüklerin daha rahat boşaltılması, teknenin daha rahat durabilmesi için bir bölüm açıldığını görüyoruz. Urartuların, Van Kalesi&#8217;nden itibaren hem güneye hem de batıya doğru kaleler inşa ettiğini biliyoruz. Bu kalelerin büyük bölümü Van Gölü&#8217;nün kenarında yer alıyor. Ayanis, Kef kaleleri bunlardan biri. Urartuların, uzun süren kış aylarında kaleler arasında ulaşımı sağlamak için deniz taşımacılığına önem verdiğini görüyoruz.&#8221;</p>



<p>Doğal koyların Urartular için liman vazifesi gördüğünü ancak bugüne kadar bunlara ait bir kalıntının bulunmadığını anlatan Çavuşoğlu, şöyle konuştu: &#8220;Van Gölü&#8217;nün sularının çekilmesiyle teknenin yaklaşabileceği, sabitlenebileceği bir alan ortaya çıkmış durumda. Buranın yüklerin boşaltılması için yapıldığını görüyoruz. Hemen kalenin altında yer alıyor. Şu ana kadar böyle bir yapıyla ilk defa karşılaşıyoruz. Bizim için önemli bir şey. Van Gölü sularının Urartu döneminde biraz daha yüksek olduğunu gösteriyor çünkü hemen altındaki çıkıntı noktası açılmamış. Ana kayaya sağlı sollu dikdörtgen şeklinde basamaklar oluşturarak göle doğru açılmış durumda.&#8221;</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/van-golundeki-cekilme-sonucu-urartu-limani-gun-yuzune-cikti/">Van Gölü&#8217;ndeki çekilme sonucu Urartu limanı gün yüzüne çıktı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/van-golundeki-cekilme-sonucu-urartu-limani-gun-yuzune-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayasofya&#8217;nın en büyük yer altı yapıları gün yüzüne çıktı</title>
		<link>http://merjam.com/ayasofyanin-en-buyuk-yer-alti-yapilari-gun-yuzune-cikti/</link>
					<comments>http://merjam.com/ayasofyanin-en-buyuk-yer-alti-yapilari-gun-yuzune-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Aug 2022 08:32:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[En yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Mekânlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya&#039;nın en büyük yer altı yapıları]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MekanTarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=153849</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın önde gelen yapılarından biri olarak kabul edilen Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ne bağlı en büyük yer altı yapılarından olan tüneller, mahzenler, 3 odalı yer altı mezarı ile dehlizler görüntülendi. İşte gün yüzüne çıkan o görüntüler…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/ayasofyanin-en-buyuk-yer-alti-yapilari-gun-yuzune-cikti/">Ayasofya&#8217;nın en büyük yer altı yapıları gün yüzüne çıktı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/ayasofya-3-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/ayasofya-3-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/ayasofya-3-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/ayasofya-3.jpg 900w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Aynı bölgede 3 kez inşa edilen Ayasofya&#8217;nın altında okuyup keşfedildikçe merak uyandıracak pek çok gizemli mekân bulunuyor. Doğu Roma İmparatorluğu&#8217;nun İstanbul&#8217;a yaptığı en büyük kilise olan Ayasofya, bir dünya mirası yapı olarak yıllara meydan okuyor. Tarihçiler tarafından &#8220;dünyanın 8. harikası&#8221; olarak nitelendirilen yapı, mimarisiyle kendisine hayran bırakıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bir<strong> kilometreyi bulan tünel ve menfezleri görüntülendi</strong></h2>



<p>Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, ekibiyle birlikte 1485 yıldır ayakta duran eseri havalandırarak ayakta tutup rutubetten koruyan yer altı tünelleri ve menfezlerinin 2 yıl önce yaptıkları araştırmayla mimari belgelemesini yaptı. Ayasofya&#8217;nın altında ve etrafında toplam uzunluğu yaklaşık 1 kilometreyi bulan tünel ve menfezleri 3 boyutlu görüntüleyen ekibin lideri Prof. Dr. Diker, caminin yanı ve altındaki en büyük yer altı yapılarını gezdirdi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/ayasofya-4.jpg" alt="" class="wp-image-153851" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/ayasofya-4.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/ayasofya-4-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Ayasofya eşsiz bir yapı&#8221;</strong></h2>



<p>Diker, ilk olarak caminin kuzeydoğu cephesinin yanında yer alan, M.S. 4. yüzyıl olarak tarihlendirilen yerin 4 metre altındaki 3 odalı tarihi yer altı mezar yapısını gösterdi. Ardından caminin güneybatısındaki kestane ağacının dibinden inilen, yerin 2 metre altındaki mahzenleri, devamında yer alan tünelleri ve dehlizleri gösteren Diker, Ayasofya&#8217;nın eşsiz bir yapı olduğunu söyledi.</p>



<p>Doğu Roma İmparatorluğu&#8217;nun İstanbul&#8217;a yaptırdığı en büyük kilise olan Ayasofya&#8217;nın aynı bölgede 3 kez inşa edildiğini belirten Diker, &#8220;Bugüne kadar gelen Ayasofya&#8217;nın 532 yılında başlayan inşası 537 yılında tamamlandı. Üçüncü Ayasofya&#8217;nın yapımında, yakılarak yıkılmış önceki ahşap çatılı yapılardan farklı olarak, bu yapıda ana mekân, 4 payenin taşıdığı 4 kemer üzerinde, tuğla ile o zamana kadarki en büyük kubbe ve onu 2 yönden destekleyen 2 yarım kubbe ile örtülmüştür.&#8221; dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Bu yapı Ayasofya civarında bulunabilmiş en eski mimari eserdir”</strong></h2>



<p>Prof. Dr. Diker, Ayasofya&#8217;nın yer üstünde olduğu gibi altında da bir tarihi barındırdığını anlatarak, şöyle devam etti: &#8220;Ayasofya&#8217;nın kuzeydoğu cephesinin hemen önünde yer alan mezar yapısı yerin 4 metre altında bulunuyor. &#8216;Hipoje&#8217; olarak bilinen bu yapı, Ayasofya&#8217;nın inşası sırasında yapılmış olan bir yer altyapısı değil, ondan çok daha önce M.S. 4. yüzyıla tarihlendirilen bir yer altı mezar yapısıdır. Bu yapı Ayasofya civarında bulunabilmiş en eski mimari eserdir. Bu yer altı yapısı sonradan yeniden işlevlendirilmek adına iki ucundan birer menfez bağlanarak diğer yer altı yapılarıyla ilişkili hale getirilmiştir. Erişimi epey zor olan bu yer çok bilinmiyor. &#8216;Hipoje&#8217;yi 1946 yılında ilk belgeleyen Ayasofya&#8217;nın ilk müze müdürlerinden Muzaffer Ramazanoğlu olmuş. Kültür ve Turizm Bakanlığının geçtiğimiz yıl sonunda burada yürütmüş olduğu temizleme çalışması kapsamında yaklaşık 4 tona yakın moloz, çamur tahliye edildi. Bu çalışmanın daha uzun vadeli bir arkeolojik çalışma sürecinde, Ayasofya&#8217;nın diğer yer altı yapılarını da kapsayacak şekilde devam ettirilmesinin çok doğru olacağını düşünüyorum.&#8221;</p>



<p>Prof. Dr. Diker, Ayasofya&#8217;nın temizlenmeden önce denetimsiz yağmur suyuna maruz kaldığını, balçıkla dolduğundan kötü bir görüntüsü olduğunu belirtti.</p>



<p>Ayasofya&#8217;da olduğu gibi İstanbul&#8217;daki diğer yer altı yapılarının ilgili kurumların gündeminde olması ve kamusal bilgi olarak sunulmasının önemine işaret eden Diker, bunların araştırılıp belgelenmesinin tarihe ışık tutacağını kaydetti.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/ayasofya-1-1.jpg" alt="" class="wp-image-153853" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/ayasofya-1-1.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/ayasofya-1-1-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Kestane ağacının kökleri tarihi mekânın tonozunu delerek yapıya inmiş&#8221;</strong></h2>



<p>Ayasofya&#8217;nın kuzeybatı cephesi önündeki bahçenin 2 metre altında mahzen yapılarının bulunduğunu anlatan Diker, &#8220;Bu yer altı mekanları, Ayasofya yapısının özgün &#8216;atrium&#8217; yani dış avlu yapısının altyapı mekanları. Her ne kadar avlu yapısının üstyapısı artık günümüze kadar intikal etmemiş olsa da altyapısı, bir bakıma altta kalmasından ötürü görünmez olduğundan korunmuş.&#8221; diye konuştu.</p>



<p>Prof. Dr. Diker, tarihi mekânın bakımsızlık nedeniyle moloz ve toprak dolguyla neredeyse yarısının dolduğunu, yer altı mekanının üzerindeki kestane ağacının köklerinin, yapının tonozunu delerek aşağıya indiğini anlattı.</p>



<p>Bu mekân grubunun muhtemelen Ayasofya&#8217;nın her daim ihtiyaç duyduğu, çok fazla ortalıkta gözükmesi istenmeyen malzemelerin depolandığı mahzenler olarak kullanıldığını aktaran Diker, &#8220;Dış avlu yapısının altyapısını oluşturan mekânlar da mevcut Ayasofya ile aynı zamanda 6. yüzyıla tarihlendiriliyor. Bu mekânların bilinmesi, korunması, temizlenmesi ve ciddi bir restorasyondan geçmesi anlamlı olacaktır.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>&#8220;Çalışmada amacımız Ayasofya&#8217;nın üstyapısı gibi altyapısını da mimari anlamda belgelemek ve mevcut sorunlarının giderilmesine yönelik bir farkındalık yaratmaktı. Çalışmada yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki yer altı yapılarını taradık. Yer altı yapılarının 668 metre uzunluktaki kısmını 3 boyutlu olarak belgeledik. Tıkanıklıktan ötürü cihaz giremeyen yaklaşık 268 metre uzunluğundaki kısmının da ölçümleri el ile yapıldı, erişebildiğimiz tüm yer altı yapılarının haritasını çıkardık. Tüneller birbiriyle bağlantılı. Ancak zaman içerisinde tıkanıklıklardan ötürü bağlantıları kaybolmuş olanlar var. Bunlar adeta Ayasofya&#8217;nın hayat damarları gibi. Ancak belki de yüzyıllara dayanan bakımsızlıktan, dolgu ve birikimlerden ötürü yer altı yapıları ilk yapılma amaçlarından uzaklaşmış görünüyorlar. Yer altı yapılarının araştırılması, temizlenmesi, belgelenmesi hem ilgilisi olduğu binanın korunması hem de ilişkili olduğu şehrin diğer yer altı yapılarının ortaya çıkartılması bakımından önemlidir.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Tünellerin Kız Kulesi, Adalar gibi yerlere uzandığı iddiaları şehir efsanesi&#8221;</strong></h2>



<p>Prof. Dr. Diker, Ayasofya&#8217;nın altındaki tünellerin Kız Kulesi ve Adalar gibi yerlere uzandığı iddialarının bir şehir efsanesi olduğunu dile getirdi. Bunların herhangi bir bilimsel bulguya dayanmayan, ispatlanması mümkün olmayan iddialar olduğunun altını çizen Diker, &#8220;Biz ilgi uyandırmak maksadıyla nesnel zeminlere oturmayan bu tür masalsı kurmacalara vurgu yapılmasındansa İstanbul&#8217;un mevcut yer altı envanterinin bilimsel olarak daha çok araştırılmasını, güncel mimari belgelemelerinin yapılmasını ve bu mekanların korunarak hak ettiği ilgiyi görmesini istiyoruz.&#8221; değerlendirmesini yaptı.</p>



<p>Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Ayasofya&#8217;nın yer altı mekanlarının büyük bir kısmının su tesisatı ve havalandırma amacıyla yapıldığını, bunların sadece ilgilisinin su künklerini döşemesine ve arızaları gidermesine imkan verecek nitelikte, dolaşımı zor ve oldukça dar mekanlar olduğunu anlattı.</p>



<p>Buraların ancak bir kişinin sürünüp emekleyerek ilerleyebileceği yerler olduğuna dikkati çeken Diker, şunları kaydetti: &#8220;Bu tünellerde nefes almak bile pek kolay değil. Biz bugün, mezar ve mahzen olarak kullanılmış bu Ayasofya&#8217;nın en büyük yer altı yapılarında bile elektrikli aydınlatma sayesinde birbirimizi ve bu mekanları görebiliyoruz. Ayasofya&#8217;nın diğer yer altı yapıları tünelleri çok daha dar ve havasız mekanlar. Yapıldıkları zamanı düşündüğünüzde insanların bu karanlık mahallerde dolaşımının ne kadar zor olduğunu ve başka bir amaç için kullanılmasının da pek mümkün olmadığını anlayabiliriz. Dolayısıyla Ayasofya ile beraber inşa edilmiş bu yer altı yapılarının su tedariki, yağmur suyunu tahliye etmek, havalandırma ve depolama dışında bilinen başka bir kullanımı söz konusu değil.&#8221;</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/ayasofyanin-en-buyuk-yer-alti-yapilari-gun-yuzune-cikti/">Ayasofya&#8217;nın en büyük yer altı yapıları gün yüzüne çıktı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/ayasofyanin-en-buyuk-yer-alti-yapilari-gun-yuzune-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD&#8217;de ele geçirilen Türkiye&#8217;ye ait 28 tarihi eser geri getiriliyor!</title>
		<link>http://merjam.com/abdde-ele-gecirilen-turkiyeye-ait-28-tarihi-eser-geri-getiriliyor/</link>
					<comments>http://merjam.com/abdde-ele-gecirilen-turkiyeye-ait-28-tarihi-eser-geri-getiriliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Jan 2022 10:00:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET ALTI]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser kaçakçılığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=141131</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD'de ele geçirilen Türkiye'ye ait 28 tarihi eser, New York Başkonsolosluğuna teslim edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü çalışmalar sonucu, 16'sı ABD'li milyarder Michael Steinhardt'ın antik sanat eseri koleksiyonunda bulunan ve el konulan 28 tarihi eser yurda dönüyor. İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/abdde-ele-gecirilen-turkiyeye-ait-28-tarihi-eser-geri-getiriliyor/">ABD&#8217;de ele geçirilen Türkiye&#8217;ye ait 28 tarihi eser geri getiriliyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/giris-178-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/giris-178-300x169.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/giris-178-768x432.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/giris-178.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Türkevi&#8217;nde düzenlenen törende, tarihi eserler, Türkiye&#8217;nin New York Başkonsolosluğunca, ABD İç Güvenlik Bakanlığı ve Manhattan Bölge Savcılığı yetkililerinden teslim alındı. Başkonsolos Reyhan Özgür, törende yaptığı konuşmada, Türkiye&#8217;den kaçırılan 28 tarihi eserin iade sürecinin Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen çalışmalarla başarılı şekilde tamamlandığını söyledi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/haber-14.jpg" alt="" class="wp-image-141133" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/haber-14.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/haber-14-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Türkiye&#8217;nin son 20 yılda kaçırılan 8 binden fazla tarihi eseri geri getirildi</strong></h2>



<p>Türkiye&#8217;nin son 20 yılda kaçırılan 8 binden fazla tarihi eserini vatanına kavuşturduğunu belirten Özgür, 28 tarihi eserin iadesinin ise Türkiye ve eski uygarlıklara ev sahipliği yapan topraklardaki eserlerin yağmalanması, kaçırılması ve satılmasının cezasız kalmayacağını gösterdiğini kaydetti. Başkonsolos Reyhan Özgür, törende yaptığı konuşmada, Türkiye&#8217;den kaçırılan 28 tarihi eserin iade sürecinin Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen çalışmalarla başarılı şekilde tamamlandığını söyledi.</p>



<p>Türkiye&#8217;nin son 20 yılda kaçırılan 8 binden fazla tarihi eserini vatanına kavuşturduğunu belirten Özgür, 28 tarihi eserin iadesinin ise Türkiye ve eski uygarlıklara ev sahipliği yapan topraklardaki eserlerin yağmalanması, kaçırılması ve satılmasının cezasız kalmayacağını gösterdiğini kaydetti.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/abdde-ele-gecirilen-turkiyeye-ait-28-tarihi-eser-geri-getiriliyor/">ABD&#8217;de ele geçirilen Türkiye&#8217;ye ait 28 tarihi eser geri getiriliyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/abdde-ele-gecirilen-turkiyeye-ait-28-tarihi-eser-geri-getiriliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;ye ait 14 tarihi esere ABD&#8217;de el konuldu</title>
		<link>http://merjam.com/turkiyeye-ait-14-tarihi-esere-abdde-el-konuldu/</link>
					<comments>http://merjam.com/turkiyeye-ait-14-tarihi-esere-abdde-el-konuldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 06:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[En yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser kaçakçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye&#039;ye ait 14 tarihi eser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=139609</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerikalı antik sanat eseri koleksiyoncusu Michael Steinhardt'ın evinde el konulan Anadolu kökenli kültür varlıkları, yurda döndürülüyor. Ocağın ilk yarısında Türkiye'nin New York Başkonsolosluğuna teslim edilecek olan eserler geri getirilecek. İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/turkiyeye-ait-14-tarihi-esere-abdde-el-konuldu/">Türkiye&#8217;ye ait 14 tarihi esere ABD&#8217;de el konuldu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/GIRIS-9-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/GIRIS-9-300x169.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/GIRIS-9-768x432.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/GIRIS-9.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığının, Manhattan Savcılığıyla yürüttüğü çalışmayla aralık ayının başında Steinhardt&#8217;ın evine operasyon yapılmış ve 11 ülkeden çalınan 70 milyon dolar değerinde 180 kültür varlığına el konulmuştu. Koleksiyonda geyik tipi riton, altından elbise aparatları, ana tanrıça idolü, dağ keçisi figürini, kuş idolleri ve Kilia idolünün aralarında yer aldığı Anadolu kökenli 14 eser de bulunuyordu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>2 Yıl titizlikle yürütülen çalışma sonucunda eserler iade ediliyor</strong></h2>



<p>Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanı Zeynep Boz, yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti kültürel mirası açısından büyük önem arz eden bu eserlerin iadesi için 2 yıllık özenli bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Çok emek ve zaman harcadıklarını vurgulayan Boz, ele geçirilen eserleri dört gözle beklediklerini belirtti. Boz, &#8220;Bunlar öncelikle New York Başkonsolosluğumuza teslim edilecek. Oradan Türkiye&#8217;ye getirilecek. Umuyoruz ki Sayın Bakanımızın himayesinde bir açılışla halkımıza eserlerimizi arz edeceğiz.&#8221; dedi.</p>



<p>Daire Başkanı Zeynep Boz, eserlerin Başkonsolosluğa ocak ayının ilk yarısında teslim edilmesinin öngörüldüğünü, anavatanına döndürülen bu kültür varlıklarının, İstanbul Arkeoloji Müzesi&#8217;nde sergilenmesinin planladığını söyledi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Hiçbir ahlaki ve hukuki sınır tanımadan toplanmış&#8221;</strong></h2>



<p>Dünyaca bilinen bir koleksiyoncu olan Michael Steinhardt&#8217;ın, bu eserleri nereden geldiğini, nasıl elde edildiğini, yasa dışı olup olmadığını araştırmadan topladığına dikkati çeken Boz, &#8220;Savcının kendi açıklamasından alıntılamak gerekirse &#8216;bitmek bilmez bir iştahla, hiçbir ahlaki veya hukuki sınır tanımadan toplanmış&#8221; bir koleksiyon bu.&#8221; dedi.</p>



<p>Zeynep Boz, Steinhardt&#8217;ın, Manisa Kulaksızlar&#8217;dan çıkarılan &#8220;Yıldız Avcısı&#8221; adıyla bilinen Kilia idolünü, 2017&#8217;de Christie&#8217;s Müzayedesi&#8217;nde açık artırmaya koymak istediğini belirterek, bundan haberdar olur olmaz eserin iadesi için girişimde bulunduklarını aktardı. Boz, ancak ne müzayede evinin ne de Michael Steinhardt&#8217;ın eseri iade etmeye razı olduğunu, bunun üzerine dava açma yoluna gittiklerini anlattı.</p>



<p>Dava sırasında Türkiye&#8217;nin son derece önemli deliller ortaya koyduğunu dile getiren Boz, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Eserin nereden çıkarıldığı aslında son derece net. Anadolu dışında başka hiçbir yerde kazılar bulunamıyor. Ancak yargıçların, &#8216;Michael Steinhardt, bu eseri Metropolitan Müzesi&#8217;nde sergilemiş, o esnada Türkiye bunu niye fark etmedi, şimdi fark ediyor&#8217; gibi bir suçlaması oldu.&#8221;</p>



<p>&#8220;Yıldız Avcısı&#8221; adıyla bilinen Kilia idolünü müzayede kataloğunda görür görmez iade için girişimde bulunduklarını, ancak mahkemenin Steinhardt lehine karar verdiğini belirten Daire Başkanı Zeynep Boz, &#8220;Amerikan mahkemesinin eseri Steinhardt&#8217;a vermesi kararını da temyize götürdük. Umuyoruz ki bu sefer adalet, Türkiye açısından yerini bulacak. Bu eserin de dönüşünü hep beraber kutlayacağız.&#8221; dedi.</p>



<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanı Zeynep Boz, Amerika&#8217;dan getirilecek 14 parça eserin içinde bir başka Kilia idolü de bulunduğuna işaret ederek, &#8220;Aynı ebatta değil, ancak aynı kültürü sergilemesi açısından bizim için çok önemli.&#8221; şeklinde konuştu.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/turkiyeye-ait-14-tarihi-esere-abdde-el-konuldu/">Türkiye&#8217;ye ait 14 tarihi esere ABD&#8217;de el konuldu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/turkiyeye-ait-14-tarihi-esere-abdde-el-konuldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1700 yaşındaki “Kybele” heykeli doğduğu topraklara geri getirildi</title>
		<link>http://merjam.com/1700-yasindaki-kybele-heykeli-dogdugu-topraklara-geri-getirildi/</link>
					<comments>http://merjam.com/1700-yasindaki-kybele-heykeli-dogdugu-topraklara-geri-getirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Dec 2021 06:18:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[En yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Arkeoloji Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kybele heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=139076</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarih öncesi dönemlerde bolluğun ve bereketin sembolü ve koruyucusu olduğuna inanılan "ana tanrıça" Kybele heykeli, yoğun diplomatik mücadeleler sonucunda Afyonkarahisar Müzesine geri getirildi. İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/1700-yasindaki-kybele-heykeli-dogdugu-topraklara-geri-getirildi/">1700 yaşındaki “Kybele” heykeli doğduğu topraklara geri getirildi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/giris-123-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/giris-123-300x169.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/giris-123-768x432.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/giris-123.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>İstanbul Arkeoloji Müzelerinden alınan Kybele heykelinin içinde bulunduğu ahşap sandık, geniş güvenlik önlemleriyle getirildiği Afyonkarahisar Müzesinde açıldı.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Heykelimiz, 1960&#8217;lı yıllarda Çavdarlı köyünden gittiği biliniyor”</strong></h2>



<p>Afyonkarahisar Valisi Gökmen Çiçek, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, kent için önemli bir günün yaşandığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve New York Büyükelçiliğinin bir yıl önce yoğun çalışmalar ve diplomasiyle Türkiye&#8217;ye geri döndüğünü dile getiren Çiçek, şöyle konuştu: &#8220;Afyonkarahisar olarak biz bunun sevincini yaşıyoruz. Milletvekillerimiz, belediye başkanımız ve rektörümüzle bu mutluluğumuzu bütün halkımızla paylaşmak istedik. 58 santimetre boyunda olan heykelimiz, 1960&#8217;lı yıllarda Çavdarlı köyünden gittiği biliniyor. Bugün tekrar doğduğu topraklara geri gelmesi gerçekten bizleri çok memnun ediyor.&#8221;</p>



<p>Çiçek, Afyonkarahisar&#8217;ı gizemli şehir olarak ifade ettiklerini vurgulayarak, &#8220;Şehrimizin her yerinde antik dönemlerden itibaren inanılmaz tarihi eserler ve yapılara sahip. Dolayısıyla Afyonkarahisar&#8217;ın her yerinde ve ilçesinde Hitit, Frig ve Tunç devrine kadar giden tarihi eserleri ile zenginlikleri ülkemize tarihi ve kültürel anlamda değer katıyor. Bugün de Kybele heykelinin asıl ait olduğu yerde olması bizleri çok mutlu ediyor ve gururluyuz.&#8221; diye konuştu.</p>



<p>Türkiye&#8217;nin ikinci en büyük müzesinin de Afyonkarahisar&#8217;a inşa edildiğine dikkati çeken Çiçek, Kybele heykelinin de 2022 yılının haziran ayından itibaren burada sergileneceğini ifade etti. Heykelin getirilme programına Afyonkarahisar milletvekilleri Veysel Eroğlu, Ali Özkaya, İbrahim Yurdunuseven, Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Tanır ve davetliler katıldı.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kybele heykeli hakkında</strong></h2>



<p>Türkiye&#8217;den kaçak yollarla 1960&#8217;lı yıllarda İsrail&#8217;e götürülerek satılan ve on binlerce kilometre yolculuğun ardından ABD&#8217;den 13 Aralık 2020&#8217;de Türkiye&#8217;ye getirilen heykel, İstanbul Arkeoloji Müzeleri&#8217;nde sergilenmişti. Uzmanlarca MS 3. yüzyıla tarihlendirilen Kybele, prehistorik dönemlerden itibaren Akdeniz havzasında, özellikle Anadolu&#8217;da &#8220;ana tanrıça&#8221; olarak tapınılan 1700 yıllık Kybele&#8217;nin iki yanındaki aslanlar, doğa ve hayvanlar üzerindeki hâkimiyetini sembolize ediyor.</p>



<p>Sideropolisli Asklepiades&#8217;in Oniki Tanrı Ana&#8217;ya sunduğu bir adak heykeli olarak tarihte bilinen Kybele&#8217;nin yazıt bölümünde, &#8220;Hermeios’un oğlu Sideropolisli Asklepiades adağı Oniki Tanrı Ana&#8217;ya dikti.&#8221; ifadesi yer alıyor.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/1700-yasindaki-kybele-heykeli-dogdugu-topraklara-geri-getirildi/">1700 yaşındaki “Kybele” heykeli doğduğu topraklara geri getirildi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/1700-yasindaki-kybele-heykeli-dogdugu-topraklara-geri-getirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hırvatistan&#8217;dan iadesi sağlanan sikkeler yaklaşık 2300 yıllık geçmişe ait</title>
		<link>http://merjam.com/hirvatistandan-iadesi-saglanan-sikkeler-yaklasik-2300-yillik-gecmise-ait/</link>
					<comments>http://merjam.com/hirvatistandan-iadesi-saglanan-sikkeler-yaklasik-2300-yillik-gecmise-ait/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Dec 2021 06:22:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[En yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser kaçakçılığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=138884</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hırvatistan'dan iadesi sağlanan sikke, mühür ve terazi ağırlıklarından oluşan 2 bin 955 eserin 2300 yıllık bir dönemi kapsadığını bildirdi. Kaçırılan kültür varlıkları başarılı bir operasyonla ülkeye getirildi. İşte detaylar... </p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/hirvatistandan-iadesi-saglanan-sikkeler-yaklasik-2300-yillik-gecmise-ait/">Hırvatistan&#8217;dan iadesi sağlanan sikkeler yaklaşık 2300 yıllık geçmişe ait</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/giris-102-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/giris-102-300x169.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/giris-102-768x432.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/giris-102.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Hırvatistan&#8217;dan Türkiye&#8217;ye iadesi sağlanan eserlere ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ek hizmet binasında basın toplantısı düzenledi. Buna benzer toplantıları son zamanlarda sıklıkla yapmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Ersoy, milletin banisi ve varisi olduğu bu toprakların zenginliklerini koruma kararlılığıyla attıkları adımların sonuçlarını verdiğini söyledi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kaçırılan 525 eserin yurt dışından getirildi</strong></h2>



<p>Bakanlıkları bünyesinde geçen yılın mart ayında kurulan, alanına bütünüyle odaklanmış ve çok yönlü faaliyet gösteren Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığının, yurt içinde olduğu kadar uluslararası alanda da ciddi başarılar elde ettiğine dikkati çeken Ersoy, bu yıl, son 10 yılın en yüksek sayısına ulaşılarak, 525 eserin yurt dışından getirilmesinin, bu gerçeği tartışmasız şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.</p>



<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, &#8220;Bugünkü toplantımızın öznesi olan sikke, mühür ve terazi ağırlıklarından müteşekkil eserlerin toplam sayısı ise 2 bin 955 adettir. Bu noktada, Sayın İçişleri Bakanımıza şükranlarımı iletmek isterim. Zira İçişleri Bakanlığımız, ilgili bütün birimleri ile çalışmalarımızda çok ciddi bir iş birliği ve destek sunmaktadır.&#8221; diye konuştu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“20 binden fazla kültür varlığı Adana Müzesi Müdürlüğüne teslim edilmiştir”</strong></h2>



<p>Hırvatistan&#8217;dan iadesi sağlanan bu eserlerin ele geçirilmesinin ve zanlının yakalanmasının da İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca yürütülen &#8220;Anadolu Operasyonu&#8221; vesilesiyle olduğuna işaret eden Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Adana merkez olmak üzere 30 ayrı ilde eş zamanlı yapılan ve uluslararası ayağında Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan gibi ülkelerin de olduğu bu operasyon, hem kapsamı hem de Cumhuriyet tarihinin suçtan elde edilen gelire yönelik ilk tarihi eser kaçakçılığı operasyonu olmasıyla bir ilktir. Bir kez daha tebrik ediyorum. Bakanlık olarak merkez ve taşra teşkilatımızla destek verdiğimiz Anadolu Operasyonu ile 20 binden fazla kültür varlığı yurt dışına kaçırılmadan ele geçirilerek Adana Müzesi Müdürlüğüne teslim edilmiştir.&#8221;</p>



<p>Ersoy, bu operasyonun önemli sonuçlarını, Gökçeada&#8217;daki kiliselerden çalınan eserlerin Fener Rum Patriği Bartholomeos&#8217;a takdimi için geçen ağustosta Troya Müzesi&#8217;nde yapılan törende ilk kez paylaştıklarını hatırlattı.</p>



<p>Bakan Ersoy, Anadolu Operasyonu&#8217;nda emeği geçen tüm Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı personelini kutladı. Eserlerin, Sırbistan ve Hırvatistan arasındaki Bajakovo-Batrovci sınır kapısında ele geçirildiğini belirten Ersoy, 7 Nisan 2019&#8217;da geçiş yapmak isteyen bir Türk vatandaşında çok sayıda sikke ve arkeolojik malzeme olduğunun Hırvat makamlarınca tespit edildiğini anlattı. Emniyet Genel Müdürlüğünün, durumu Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bildirmesiyle iade sürecinin işlemeye başladığını dile getiren Ersoy, sürecin Kovid-19 tedbirleri sebebiyle olması gerekenden uzun sürdüğünü, uzman heyetin eserlerin yerinde tespitini yapmak için ancak seyahat engelleri esnetildikten sonra, 7-14 Haziran 2021&#8217;de Hırvatistan&#8217;da görevlendirebildiğini aktardı.</p>



<p>Ersoy, iade sürecinde görev alan uzmanlara da teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Onların yürüttükleri titiz çalışmalar, çok sayıda sikke, kurşun mühür baskıları ve ağırlıklardan oluşan eser grubunun Anadolu kökenli olduğunu şüpheye yer bırakmaksızın ortaya koymuştur. Biz de bu doğrultuda hazırlanan detaylı raporu Hırvat makamlarına ilettik ve ısrarla konunun takipçisi olduk. Hırvatistan tarafından gösterilen korumacı tutum, üstün misafirperverlik ve iş birliğinin de UNESCO 1970 Sözleşmesi&#8217;nin en güzel şekilde uygulanmasının bir örneği olarak hatırlanmasını temenni ederim. Neticede, 1 Aralık 2021&#8217;de eserler Türkiye&#8217;ye getirildi ve Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi&#8217;nde muhafaza altına alındı.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;II. Mahmut&#8217;a ait altın sikke de bu koleksiyonda&#8221;</strong></h2>



<p>Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, ele geçirilen sikkelerin dönem, bölge ve kullanım açısından farklılıklar içerdiğini, hem Anadolu şehir paraları hem de MÖ 5&#8217;inci yüzyılda basılan ve Anadolu&#8217;nun hemen her yerinde ortak geçerliliği olan sikkelerin bulunduğunu bildirdi. Arap-Bizans basımı olan İslami sikkelerin de en erken örneklerinin ele geçirilen eserler arasında bulunduğuna işaret eden Ersoy, &#8220;Sikkelerin medeniyet kökenlerine baktığımızda ise Roma, Kapadokya, Seleukos, Pontus, Kilikya, Emevi, İlhanlı-Selçuklu ve Osmanlı karşımıza çıkmaktadır. Zaman dilimi olarak, ele geçen sikkelerin yaklaşık 2300 yıllık bir dönemi kapsadığını söyleyebiliriz.&#8221; dedi.</p>



<p>Osmanlı Padişahı II. Mahmut&#8217;a ait altın sikkenin de bu koleksiyonda yer aldığını belirten Ersoy, koleksiyonda altın, gümüş ve bakır sikkeler bulunduğunu kaydetti. Önemli ve özel bir koleksiyonun ait olduğu topraklara döndüğünü vurgulayan Ersoy, Bizans döneminde posta mührü, imparatorluk mührü, aziz mührü ve kilise mührü olarak kullanılan 5 ila 11&#8217;inci yüzyıllar arasındaki döneme ait mühürler ile hepsi Anadolu karakterli ve Roma-Bizans dönemine ait bronz terazi ağırlıklıların da iadesinin sağladığını ifade etti.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesi için uluslararası anlaşma imzalandı</strong></h2>



<p>Bakanlık olarak kültür varlığı kaçakçılığına karşı yurt içinde ve uluslararası arenada gerek yasal ve hukuki adımları atarak gerekse diplomasi ile ülkeler arası iş birliğini tesis ederek mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti: &#8220;Bu vesileyle kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesi için İran, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan, Çin, Peru, Türkmenistan, Özbekistan ve Amerika ile olmak üzere 9 uluslararası anlaşmanın imzalandığı bilgisini sizlerle paylaşmak isterim. Yeni anlaşmalar için İsviçre ve Sırbistan ile çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. İnanıyorum ki, Hırvatistan ile de bu çalışmalarımızı etkin olarak kullanacağımız bir ikili anlaşmayla taçlandırmak mümkün olacaktır.&#8221;</p>



<p>İki anlaşmaların, tarihi eser kaçakçılığının önlenmesi konusundaki caydırıcılığına işaret eden Ersoy, bu anlaşmaların doğru şekilde uygulanmasının define avcılarını yıldırdığını kaydetti.</p>



<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu sahada bugüne kadar yaptıkları her çalışmanın ciddi bir iş birliği örneği olduğunu dile getirerek, &#8220;Milletimizin her bireyinden aynı duyarlılığı göstermelerini, topraklarımızın ve ecdadımızın emanetlerine bizimle birlikte sahip çıkmalarını bir kez daha rica ediyorum.&#8221; dedi.</p>



<p>Basın toplantısına, Hırvatistan&#8217;ın Ankara Büyükelçisi Hrvoje Cvitanovic, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı bürokratları katıldı. Bakanlar Ersoy ve Soylu, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin&#8217;e plaket takdim etti. Anadolu Operasyonu&#8217;na katılan KOM ekibiyle hatıra fotoğrafı çektirildi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bakan Soylu: Bugün artık Türkiye, kayıplarının üstüne soğuk su içen bir ülke değildir</strong></h2>



<p>İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,&nbsp; söz konusu toplantının, yurt dışına kaçırılan 20 bin 485 tarihi eserin umut verici bir uluslararası iş birliğiyle izinin bulunması, suçluların yakalanması ve eserlerin ait olduğu yere iadesi dolayısıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bir değer yitirildiğinde, onun geri alınamayacağını ifade etmek için &#8220;Üzerine bir bardak soğuk su iç&#8221; denildiğini anımsatan Soylu, &#8220;Tarihi eserlerimiz de yıllar yılı çalınır götürülür ve bu sevimsiz tabirle bunları kabullenirdik. 21. yüzyılda pek çok paradigmayı değiştirdiğimiz gibi, terörden tarihi eser kaçakçılığına kadar, bunu da değiştirdik. Bugün artık Türkiye, kayıplarının üstüne soğuk su içen bir ülke değildir. Operasyon gücüyle, diplomatik ilişkileriyle, yurt içinde ve yurt dışında hakkını arayan, suçluyu arayan, eylem yapan PKK&#8217;lıları girdikleri her taşın altında arayıp bulan, içerde ve dışarda, kendisine verilen her zararın hesabını sorabilen bir ülkedir.&#8221; diye konuştu.</p>



<p>Mala karşı işlenen suçlarda meseleleri çözme oranlarının 2016&#8217;dan bugüne yüzde 39&#8217;dan yüzde 60,4&#8217;e çıktığına dikkati çeken Soylu, artık milletin başına bir şey geldiği zaman itimat ettiği devletin, meseleyi çözdüğünü belirtti.</p>



<p>Kayseri terör saldırısından, Aybüke ve Necmettin öğretmenlerin katillerine kadar, pek çok terör saldırısının faillerinin yakalandığını dile getiren Soylu, suçla mücadeledeki samimiyetleri sayesinde, yurt dışına kaçırılmak istenen tarihi eserlerin de artık Türkiye&#8217;de kaldığını, gidenlerin de geri geldiğini vurguladı. Soylu, geçen yıl 3 bin 973 olayda 276 bin sikke ve tarihi eserin yakalandığını, bu yıl da şu ana kadar 3 bin 391 olayda 232 bin tarihi eser ve sikkenin ele geçirildiğini aktardı.</p>



<p>Bu kapsamda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile çok önemli bir operasyona imza attıklarını dile getiren Soylu, şöyle devam etti: &#8220;Sırbistan ve Hırvatistan arasındaki Bajakova Sınır Kapısı&#8217;ndan geçiş yapmak isteyen bir kişide, çok sayıda tarihi sikke ve tarihi eser ele geçirilmesi ve Hırvatistan makamlarıyla bu noktada kurulan iletişim, aslında bu operasyonun fitilini ateşlemiştir. Daha önce de tarihi eser kaçakçılığı suçuna karışan bu kişiye dönük olarak zaten birimlerimizin bir risk analizi süreci söz konusuydu. Sonrasında hem ilgili ülkelerle hem de Kültür ve Turizm Bakanlığımızla titiz bir süreç yönetildi. Hem eserler tek tek bulundu, yurt dışı müzayede katalogları tarandı, diğer eserler bulundu hem de gerekli yazışmalar yapılarak bu eserlerin iadesi sağlandı. Anadolu kökenli bu eserler ülkemize getirildi. Anadolu Medeniyetleri Müzesi&#8217;nde muhafaza altına alındı. Elbette Sayın Bakanımıza minnettarız, çünkü her anını adım adım takip etti.&#8221;</p>



<p>Yakalanan bu kişiden yola çıkılarak Türkiye&#8217;den kaçak kazılardan ve başka kaynaklardan tarihi eserleri toplayıp Avrupa ve ABD&#8217;ye kaçıran bir suç örgütünün takibe alındığını anlatan Soylu, şunları kaydetti:</p>



<p>&#8220;30 ayrı ilde eş zamanlı olarak yapılan ve uluslararası ayağında Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan&#8217;ın da olduğu &#8216;Anadolu Operasyonu&#8217; başlatıldı. Anadolu Operasyonu, Cumhuriyet tarihimizin suçtan elde edilen gelire yönelik ilk tarihi eser kaçakçılığı operasyonudur. Operasyon sonucunda, 20 bin 485 adet tarihi eser, 15 dedektör, 14 de silah ele geçirilmiş, 86 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 11&#8217;i tutuklanmış, bir kişiye de ev hapsi tedbiri uygulanmıştır. Örgüt liderinin hesapları takip edilerek ulaşılan 26 milyon avroya el konulmuş, 20 bine yakın kültür varlığı da yurt dışına kaçırılmadan ele geçirilmiş ve Adana Müzesi Müdürlüğüne teslim edilmiştir.&#8221;</p>



<p>Bir ülkenin, bütün bileşenleri ve unsurlarıyla, ürettiği maddi değerlerinin yanı sıra medeniyet birikimiyle ve aynı zamanda hakkı için verdiği mücadele kadar büyük olduğunu anımsatan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>



<p>&#8220;İşte bugün burada bizi bir araya getiren tarihi eserlerimizin ülkemize kazandırılması operasyonu, tüm bu hasletlerin bir araya geldiği bir neticedir. Kazandığımız uluslararası başarılar, izansız benzetmelerle bu ülkeyi itibarsızlaştırmaya çalışanlara karşı, öyle sanıyorum ki yeterli bir cevaptır. Bu başarıdaki katkı ve desteklerinden dolayı özellikle bu operasyonun içeride ve dışarıda yönetilmesini sağlayan Kültür ve Turizm Bakanımıza ve kadrolarına, samimi bir iş birliği ortaya koyan Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan yetkililerine ve bu kriminal operasyonu başarıyla tamamlayan emniyet ve jandarma teşkilatlarımıza, Sayın Emniyet Genel Müdürümüze ve Sayın Jandarma Genel Komutanımıza, tüm mensuplarımıza sonsuz şükranlarımı sunuyorum.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Anadolu Operasyonu</strong></h2>



<p>Cumhuriyet başsavcılıkları talimatıyla 10 Ağustos 2021&#8217;de Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde Adana merkezli 30 ilde uluslararası tarihi eser kaçakçılığı yapan suç örgütüne yönelik eş zamanlı olarak &#8220;Anadolu&#8221; kod adlı operasyon gerçekleştirildi.</p>



<p>Operasyon kapsamında 93 şüpheliden 86&#8217;sı gözaltına alındı. Şüphelilere ait 93 ikamet, 17 iş yeri ve araçlarda yapılan aramalarda, tarihi eser olabileceği değerlendirilen 20 bin 485 eser, 15 dedektör, 8 ruhsatsız tabanca, 6 ruhsatsız tüfek, 1699 fişek ve suçtan elde edilen gelir olarak değerlendirilen paralara ve 8 şahsın tüm mal varlıklarına el konuldu.</p>



<p>Gözaltına alınan 86 şüpheliden 44&#8217;ü ifadelerinin alınması ardından salıverilirken, 12 Ağustos&#8217;ta adli makamlara sevk edilen 42 şüpheliden 11&#8217;i tutuklandı, 31&#8217;ine ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı uygulandı. Söz konusu operasyonun, başta BM ve UNESCO gibi uluslararası mecralarda Anadolu&#8217;dan kaçırılan eserlerin Avrupa ve ABD&#8217;de yer alan müzayede evlerinde satıldığı yönündeki tezleri doğrulayan ve adli soruşturmayla ortaya koyan ilk operasyon olma niteliğini de taşıdığı vurgulandı.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/hirvatistandan-iadesi-saglanan-sikkeler-yaklasik-2300-yillik-gecmise-ait/">Hırvatistan&#8217;dan iadesi sağlanan sikkeler yaklaşık 2300 yıllık geçmişe ait</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/hirvatistandan-iadesi-saglanan-sikkeler-yaklasik-2300-yillik-gecmise-ait/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD binlerce yıllık Gılgamış Rüya Tableti&#8217;ni iade etti</title>
		<link>http://merjam.com/abd-binlerce-yillik-gilgamis-ruya-tabletini-iade-etti/</link>
					<comments>http://merjam.com/abd-binlerce-yillik-gilgamis-ruya-tabletini-iade-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Dec 2021 07:12:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[En yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Gılgamış Rüya Tableti]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[Kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[Müze]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser kaçakçılığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=137727</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllar önce yasa dışı yollarla ABD'ye götürülen Gılgamış Destanı'nın bir bölümünün yazılı olduğu kil tablet, Irak'a iade edildi. İşte Gılgamış Rüya Tableti'nin kaçırılma hikâyesi ve diplomatik süreç hakkında bilgiler…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/abd-binlerce-yillik-gilgamis-ruya-tabletini-iade-etti/">ABD binlerce yıllık Gılgamış Rüya Tableti&#8217;ni iade etti</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/Gilgamis-Ruya-Tableti-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/Gilgamis-Ruya-Tableti-300x169.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/Gilgamis-Ruya-Tableti-768x432.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/12/Gilgamis-Ruya-Tableti.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Yıllar önce yasa dışı yollarla ABD&#8217;ye götürülen Gılgamış Destanı&#8217;nın bir bölümünün yazılı olduğu kil tablet Irak&#8217;a iade edildi. ABD&#8217;nin Bağdat Büyükelçiliği yetkililerinden teslim alınan 3 bin 500 yıllık tablet, Irak Dışişleri Bakanlığı binasında basın mensuplarına gösterildi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Antik Mezopotamya&#8217;dan günümüze ulaşan eser ait olduğu topraklara döndü</strong></h2>



<p>ABD&#8217;nin Bağdat Büyükelçiliği, binlerce yıllık tableti Irak Dışişleri Bakanlığında düzenlenen törenle Iraklı yetkililere teslim etti. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Huseyin, burada yaptığı konuşmada, ülkeden kaçırılan tarihi eserlerin iadesi için bu yıl yoğun diplomatik çalışma yürüttüklerini söyledi. Bakan Huseyin, teslim alınan tableti basın mensuplarına da gösterdi.</p>



<p>Antik Mezopotamya&#8217;dan günümüze ulaşan en eski eser olarak bilinen Gılgamış Destanı&#8217;nın bir bölümünü oluşturan 3 bin 500 yıllık tablet, 1991&#8217;de Irak Ulusal Müzesi&#8217;nden çalınmıştı. ABD&#8217;li bir antikacının, &#8220;Gılgamış Rüya Tableti&#8221; olarak bilinen tarihi eseri, 2003&#8217;te Londra&#8217;da yaşayan Ürdünlü bir aileden satın aldığı ve sevkiyatın içeriğine ilişkin bilgi vermeden ABD&#8217;ye gönderdiği belirtiliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>1,67 milyon dolara satın alındı</strong></h2>



<p>Çivi yazısıyla 11 kil tablet üzerine yazılan Sümer destanının parçası, 2014&#8217;te Evanjelist Hristiyan inancıyla bilinen Hobby Lobby şirketinin sahibi Green ailesi tarafından 1,67 milyon dolara satın alındı. Tablet daha sonra ABD&#8217;deki İncil Müzesi&#8217;nde sergilenmeye başladı. ABD Adalet Bakanlığı 2019&#8217;da müzedeki tablete el koydu.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/abd-binlerce-yillik-gilgamis-ruya-tabletini-iade-etti/">ABD binlerce yıllık Gılgamış Rüya Tableti&#8217;ni iade etti</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/abd-binlerce-yillik-gilgamis-ruya-tabletini-iade-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hattiler dönemine ait altın gaga ağızlı testi Türkiye&#8217;ye iade edildi</title>
		<link>http://merjam.com/hattiler-donemine-ait-altin-gaga-agizli-testi-turkiyeye-iade-edildi/</link>
					<comments>http://merjam.com/hattiler-donemine-ait-altin-gaga-agizli-testi-turkiyeye-iade-edildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2021 12:25:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[En yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Medeniyetleri Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Hattiler dönemine ait altın gaga ağızlı testi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi eser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=134566</guid>

					<description><![CDATA[<p> Geçmişi yaklaşık 4 bin 250 yıllık altın gaga ağızlı testi, yasa dışı yollarla ülkeden çıkartılmıştı. Yapılan araştırmalar sonucunda Türkiye'ye geri getirilerek Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmeye başlandı. İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/hattiler-donemine-ait-altin-gaga-agizli-testi-turkiyeye-iade-edildi/">Hattiler dönemine ait altın gaga ağızlı testi Türkiye&#8217;ye iade edildi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/giris-102-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/giris-102-300x169.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/giris-102-1024x576.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/giris-102-768x432.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/giris-102.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Yasa dışı yollarla çıkarılan ve Hatti uygarlığı dönemine ait olduğu belirlenen altın gaga ağızlı testi, Türkiye&#8217;ye getirilerek Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmeye başlandı. Anadolu&#8217;nun kadim uygarlıklarından Hattiler dönemine ait, yaklaşık 4 bin 250 yıllık altın gaga ağızlı testinin iade töreni, sergileneceği Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi&#8217;nde yapıldı.</p>



<p>Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye&#8217;nin topraklarından yasa dışı yollarla koparılan kültür varlıklarının iadesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü söyledi. Ersoy, zaman zaman bu yolda zorluklarla karşılaştıklarını, yanlı kararlarla, anlamsız tartışmalarla, gerçeklikten uzak ve bilimsel olmayan bakış açılarıyla mücadele etmek zorunda kaldıklarını anlattı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2021_10_testi2.jpg" alt="" class="wp-image-134569" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2021_10_testi2.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2021_10_testi2-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Eserin Hatti dönemine ait bir kültür varlığı olduğunu doğrulamışlardır”</strong></h2>



<p>Bu ve benzeri engellerin kültür alanında tesis etmek istedikleri yapıcı diyalog yolunu zedelediğini ifade eden Ersoy, &#8220;Ancak bu dosyada olduğu gibi, kimi zaman etik yaklaşımların varlığına da şahit olmak, zorluklarla mücadele etmemizde bizler için itici bir güç oluyor.&#8221; dedi.</p>



<p>Eserin iade süreci hakkında bilgi veren Ersoy, şunları kaydetti: &#8220;Bu eser, Gilbert Vakfının kurucusu Sir Arthur Gilbert tarafından 1989 yılında satın alınıyor. Elbette o sırada yasa dışı kökeni hakkında bir bilgisi yoktu. Zaten daha sonrasında eser Victoria and Albert Müzesi&#8217;ne korunması amacıyla emanet ediliyor. Uzun yıllar bu müzede muhafaza edilirken, Gilbert Vakfı tarafından bir köken araştırılması yapılması isteniyor. İşte bu süreçte, esere ilişkin fotoğraf ve kimyasal veriler, bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne iletiliyor. Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanları, eseri Alacahöyük ve Mahmatlar buluntuları ile karşılaştırmış ve stilistik olarak eserin Hatti dönemine ait bir kültür varlığı olduğunu doğrulamışlardır. Esere ilişkin metal bileşen verilerinin kıyaslamaları ise bakanlığımıza bağlı Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı uzmanlarınca yapılmıştır.</p>



<p>Bochum Üniversitesi akademisyenlerinden maden uzmanı Prof. Dr. Ünsal Yalçın tarafından da sonuçlar teyit edilmiştir. Kültür varlıklarının korunmasına ilişkin hukuki dayanaklarımızın ve bilimsel verilerin Gilbert Vakfı Mütevelli Heyetine sunulmasından sonra Vakıf, tereddüt etmeden eserin ait olduğu topraklara iadesine karar vermiştir. Karşılıklı görüşmelerimiz sonucunda bu eserin sergilenmesi ve korunması için en doğru adres olarak, muhafaza ettiği muhteşem Hatti koleksiyonuyla Anadolu Medeniyetleri Müzemizi uygun gördük.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Yurt dışında bulunan kültür varlıklarımızın iadesi önemlidir”</strong></h2>



<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün 1921 yılında, henüz İstiklal Harbi bitmeden kurdurduğu Anadolu Medeniyetleri Müzesi&#8217;nin 100 yaşına girdiğini anımsatan Ersoy, müzenin isminin Ankara değil, Anadolu Medeniyetleri Müzesi olmasının, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin, kültürel mirası koruma alanındaki felsefesinin en somut örneği olduğunu ifade etti.</p>



<p>Türkiye&#8217;deki kültür varlıklarının, bu topraklarda yaşamış bütün medeniyetlerin emaneti olduğunu kaydeden Ersoy, bu nedenle tüm eserlerin özel, değerli ve ait oldukları bu topraklarda bulunmalarının önemine dikkati çekti.</p>



<p>Bakan Ersoy, koruma anlayışının yalnızca devletin adımları ve kanunlarla gerçekleşemeyeceğini, halkın kültür varlıklarının korunmasına en büyük katkıyı sağladığını belirtti. Bu çabalara bazı kötü niyetli kişilerce zarar verilmesinin önüne de hep birlikte geçilmesi gerektiğini vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, &#8220;Kaçak kazıların önlenmesi için el ele vermeli, şüpheli her durumu, bakanlığımıza veya kolluk kuvvetlerimize haber vermeliyiz. Yurt dışında bulunan kültür varlıklarımızın iadesi önemlidir, ancak bu süreçlerin sonu ancak yurt içindeki kültür varlıklarımızın korunmasıyla gelecektir. Unutmayalım, bu koruma aynı zamanda ülkemize, bilime ve insanlığa bir hizmettir.&#8221; diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2021_10_testi3.jpg" alt="" class="wp-image-134567" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2021_10_testi3.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2021_10_testi3-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p>Gilbert Sanat Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Nicholas Coleridge de koleksiyonun sahibi Arthur Gilbert&#8217;in ölümüyle koleksiyonda yer alan eserlerin geçmişine ilişkin bir araştırma başlatıldığını söyledi. Araştırmaların sonucunda, testinin Türkiye&#8217;den yasa dışı yollarla çıkarıldığının tespit edildiğini kaydeden Coleridge, koleksiyondaki eserlerin nereden geldiğini bilmenin kendileri için önemli olduğunu vurguladı.</p>



<p>Coleridge, uzun bir yolculuktan sonra altın gaga ağızlı testinin olması gereken yere döndüğünü ve bu testiyi yeniden Türkiye&#8217;ye emanet etmekten mutluluk duyduğunu dile getirdi. Törenin ardından Bakan Ersoy, Coleridge&#8217;e, Anadolu Medeniyetleri Müzesi&#8217;nin 100&#8217;üncü yılına özel bastırılan kitabı hediye etti. Ersoy ve Gilbert Vakfı heyeti üyeleri daha sonra hatıra fotoğrafı çektirdi, birlikte eseri inceleyerek, bir süre sohbet etti.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2021_10_testi1.jpg" alt="" class="wp-image-134568" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2021_10_testi1.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2021_10_testi1-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Eseri 1989&#8217;da Los Angeles&#8217;ta satın aldı</strong></h2>



<p>Koleksiyoncu Sir Arthur Gilbert, altın ve gümüş eserlerden oluşan koleksiyonunu tamamlamak için eseri 1989&#8217;da Los Angeles&#8217;ta satın aldı. Londra&#8217;daki Victoria&amp;Albert Müzesi&#8217;ne ödünç verilen gaga ağızlı testinin, Anadolu&#8217;dan yasa dışı yollarla çıkarılmış olabileceği düşüncesiyle kapsamlı araştırmalara başlandı. Bu kapsamda, Gilbert Sanat Vakfı&#8217;nın Kültür ve Turizm Bakanlığı ile temasa geçmesinin ardından, Hatti uygarlığı dönemine ait, yaklaşık 4 bin 250 yıllık altın gaga ağızlı testinin iade süreci tamamlandı.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/hattiler-donemine-ait-altin-gaga-agizli-testi-turkiyeye-iade-edildi/">Hattiler dönemine ait altın gaga ağızlı testi Türkiye&#8217;ye iade edildi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/hattiler-donemine-ait-altin-gaga-agizli-testi-turkiyeye-iade-edildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
