<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tanı arşivleri - Merjam</title>
	<atom:link href="http://merjam.com/etiket/tani/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://merjam.com/etiket/tani/</link>
	<description>Modanın Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Feb 2022 06:59:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.5</generator>
	<item>
		<title>Rahim ağzı kanseri hakkında doğru bilinen 10 yanlış!</title>
		<link>http://merjam.com/rahim-agzi-kanseri-hakkinda-dogru-bilinen-10-yanlis/</link>
					<comments>http://merjam.com/rahim-agzi-kanseri-hakkinda-dogru-bilinen-10-yanlis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Feb 2022 06:30:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET ALTI]]></category>
		<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim ağzı kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Tanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=142295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada her yıl 604 bin kadın rahim ağzı kanserine yakalanıyor ve bu hastaların yaklaşık yarısı hayatını kaybediyor. Rahim ağzı kanseri dünyada en sık görülen kanserler arasında 4. sırada yer alırken, 45 yaş altındaki kadınlarda ise 2. sıraya yükseliyor. Oysa dünyada en sık görülen kanserlerden biri olan rahim ağzı kanseri aslında düzenli yapılan taramalarla önlenebiliyor! Rahim ağzı kanserinin hızla ilerlemesi ve ölümle sonuçlanmasındaki en önemli faktör ise doğru bilinen yanlışlar oluyor. Gelin bu hastalığa karşı önlememizi alalım, yanlış bilgilerle zihnimizi meşgul etmeyelim!</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/rahim-agzi-kanseri-hakkinda-dogru-bilinen-10-yanlis/">Rahim ağzı kanseri hakkında doğru bilinen 10 yanlış!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/giris-57-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/giris-57-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/giris-57-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/giris-57.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Jinekolojik  Onkoloji Cerrahisi Uzmanı; Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı,  rahim ağzı kanserinin düzenli uygulanan üç yöntemle önlenebildiğine dikkat çekerek, “Rahim ağzı kanseri için en önemli risk faktörü onkojenik human papilloma virüsleri olup, bu virüsler hastalığın yüzde 99’undan sorumlu tutuluyor. Onkojenik HPV enfeksiyonunu önleyen HPV aşıları, bu kanser türüne karşı en etkili korunma yöntemidir. Aşılar sayesinde, rahim ağzı kanserine yakalanma riski yüzde 70-90’a varan oranlarda engellenebiliyor. Diğer önleyici yöntemler ise smear ve HPV bazlı testlerin uygulandığı tarama programlarıdır. Bu tarama testleri sayesinde rahim ağzı kanseri erken safhada, hatta henüz gelişmeden önlenebiliyor. Rahim ağzı kanseri tanısı konduğunda bir an önce doğru tedavinin uygulanması önemlidir” diyor. Ancak toplumda rahim ağzı kanseri hakkında doğru sanılan bazı hatalı bilgiler erken tanı ve tedaviyi geciktirebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, rahim ağzı kanseri hakkında toplumda doğru sanılan 10 hatalı bilgiyi anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Rahim ağzı kanseri genç yaşta görülmez: YANLIŞ!</strong></h2>



<p>Doğrusu: Rahim ağzı kanseri genellikle 35-45 yaş grubundaki kadınlarda görülüyor. Ancak bu kanser türü ileri yaş grubunda görülebildiği gibi, 35 yaşından genç kadınlarda da oluşabiliyor. Öyle ki dünyada her yıl 35 yaş altındaki yaklaşık 60 bin kadında rahim ağzı kanseri teşhis ediliyor. 21 yaşından genç kadınlarda ise rahim ağzı kanseri görülme riski çok düşük oluyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Rahim ağzı kanseri sinsice ilerler, belirti vermez: YANLIŞ!</strong></h2>



<p>Doğrusu: Rahim ağzı kanser öncüsü lezyonlar genellikle belirti vermiyorlar. Bu nedenle tarama programının hiçbir şikâyeti olmayan kadınlarda yapılması yaşamsal öneme sahip. Rahim ağzı kanseri ise bulunduğu evreye göre; anormal vajinal kanama ve cinsel ilişki sonrası kanama şeklinde belirti verebiliyor. İlerleyen dönemlerde; düzensiz ara kanamalar, kasık ve karın bölgesinde ağrı, kanser daha da ilerlediyse; böbreklere veya bacaklara vuran ağrı ile bacaklarda şişlik gibi sinyallerle kendini belli edebiliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Rahim ağzı kanseri erken teşhis edilemez: YANLIŞ!</strong></h2>



<p>Doğrusu: Rahim ağzı kanseri erken teşhis edilebiliyor, hatta henüz kanser öncesi lezyonlar aşamasındayken yakalanabiliyor. Kanser öncüsü lezyonların rahim ağzı kanserine dönüşümü için yaklaşık 15-20 yıllık bir süre gerekiyor. Bağışıklık sistemi zayıflamış kadınlarda bu süre 5-10 yıla düşebiliyor. İşte bu zaman aralığı, kanser öncüsü lezyonların, smear ve HPV bazlı testlerle henüz kansere dönüşmeden tespit edilmesine imkân tanıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Tek cinsel partneri olan kadınlarda rahim ağzı kanseri görülmez! YANLIŞ!</strong></h2>



<p>Doğrusu: HPV (Human Papilloma Virüs) büyük oranda cinsel yolla bulaşıyor. Tek bir partnerle olan ilişkiden alınan HPV hücrelerde anormalliğe neden olup,&nbsp; erken saptanmadığı takdirde, kansere yol açabiliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Hiçbir şikâyetim olmadığı için smear testi yaptırmama gerek yok: YANLIŞ!</strong></h2>



<p>Doğrusu: Rahim ağzının kanser öncüsü lezyonları herhangi bir şikâyete yol açmıyorlar. Belirtiler ancak kanser geliştiğinde ortaya çıkıyor. Bu nedenle rahim ağzı kanseri taraması olan smear testine asıl hiçbir yakınma olmadan 21 yaşında, HPV bazlı testlere ise 25-30 yaş itibarı ile başlamak gerekiyor.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/rahim-agzi-kanseri.jpg" alt="" class="wp-image-142297" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/rahim-agzi-kanseri.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/rahim-agzi-kanseri-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Rahim ağzı kanserinden korunmak için sık sık smear testi yaptırmalıyım: YANLIŞ!</strong></h2>



<p>Doğrusu: Rahim ağzı kanserine dönüşebilecek olan hücresel değişimleri saptayan smear testine 21 yaşında başlanıyor ve 65 yaşına kadar her 3 yılda bir devam ediliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, HPV bazlı testlerle yapılan taramalarda daha başarılı sonuçlar elde edildiğine işaret ederek, “Tek bir smear testi kanser öncüsü lezyonları yüzde 55 oranında tespit edebilirken, tek bir HPV testi bu lezyonların yüzde 95’ini saptayabiliyor. Dolayısıyla smear testine 30 yaşından sonra HPV testi de ekleniyor. HPV bazlı testler normal sonuçlandığında, bir sonraki testin 5 yılda bir yapılması öneriliyor” diyor. Riskli durumlarda veya sonuçların anormal çıkması halinde ise her iki testte süreler kısalabiliyor. Eğer riskli bir tablo yoksa smear testini sık yaptırmak rahim ağzı kanserine erken tanı konulması şansını fazla arttırmadığı gibi, endişeye ve yanılma ihtimali nedeniyle gereksiz biyopsi işleminin yapılmasına da yol açabiliyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>HPV enfeksiyonu geçirdikten sonra aşı fayda sağlamaz: YANLIŞ!</strong></h2>



<p>Doğrusu: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, HPV aşılarının etkilerinin HPV ile karşılaşmadan önceki dönemde daha güçlü olmakla beraber bu enfeksiyonu geçirdikten sonra da fayda sağladıklarını belirterek, ”Rahim ağzı kanserine yol açan yaklaşık 14 adet onkojenik human papilloma virüs tipi vardır. Bunlardan biriyle enfekte olan hasta, HPV aşıları sayesinde, aşı içerisinde yer alan diğer tiplere karşı korunabiliyor. Ayrıca aşıların bu virüse karşı sağladıkları bağışıklık, vücudun enfeksiyona yönelik geliştirdiği bağışıklıktan daha güçlü bir etki gösteriyor” diyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Aşı olduktan sonra smear testi yaptırmama gerek yok: YANLIŞ!</strong></h2>



<p>Doğrusu: HPV aşıları her ne kadar rahim ağzı kanserine karşı büyük oranda koruyucu olsalar da, rahim ağzı kanserini yüzde 100 oranında önleyemiyorlar. Dolayısıyla aşı sonrasında da rutin rahim ağzı kanseri taramalarının ihmal edilmemesi yaşamsal önem taşıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Smear testinde anormal hücre varlığı rahim ağzı kanseri demektir: YANLIŞ!</strong></h2>



<p>Doğrusu: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, smear testi sonucunun anormal gelmesi durumunda hastaların mutlaka yakından değerlendirilmeleri gerektiğini belirterek, “Anormal hücre varlığı kanser öncüsü lezyon ihtimalinin arttığına işaret ediyor. Ancak bu tablo hastanın rahim ağzı kanserine yakalandığı anlamına gelmiyor. Burada daha önemli olan, kanser öncüsü hücre bozukluklarının oranının normal smear testi sonucuna nazaran artmış olmasıdır. Bu hastalardaki hücresel anormalliğinin derecesine göre rahim ağzından biyopsi yapmak gerekebiliyor. Bu şekilde kanser öncüsü lezyonlar erken aşamada yakalanıp tedavi edilebiliyor, böylece rahim ağzı kanseri önlenebiliyor” diyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">HPV testim pozitif çıktı, rahim ağzı kanserine yakalanacağım: YANLIŞ!</h2>



<p>Doğrusu: Kadınların yüzde 80’inden fazlası hayatları boyunca en az bir kez HPV ile enfekte oluyorlar. Ancak vücudun bağışıklık sistemi, 2-3 yıl içerisinde, hastaların yüzde 90’ından fazlasında HPV enfeksiyonunu temizliyor. Hastaların yüzde 10’luk kesiminde ise HPV enfeksiyonu kalıcı oluyor. “İşte bu grup hastaların yakından takip edilmeleri, kanser öncüsü lezyonların erkenden teşhis ve tedavi edilmesi için çok önemli” uyarısında bulunan Prof. Dr. Serkan Erkanlı, “Her HPV kansere yol açmadığı için test pozitif çıktığında, hangi HPV ile enfekte olunduğuna ve smear testindeki sonuca göre biyopsi yapılması veya hastanın yakın takip edilmesi gerekebiliyor” diyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/rahim-agzi-kanseri-hakkinda-dogru-bilinen-10-yanlis/">Rahim ağzı kanseri hakkında doğru bilinen 10 yanlış!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/rahim-agzi-kanseri-hakkinda-dogru-bilinen-10-yanlis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergenlik döneminde ve 55 yaş üzerinde vücutta meydana gelen şişliklere dikkat!</title>
		<link>http://merjam.com/ergenlik-doneminde-ve-55-yas-uzerinde-vucutta-meydana-gelen-sisliklere-dikkat/</link>
					<comments>http://merjam.com/ergenlik-doneminde-ve-55-yas-uzerinde-vucutta-meydana-gelen-sisliklere-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2021 11:14:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET ALTI]]></category>
		<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Lenfoma kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=130937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lenfoma, tüm kanser türlerinin yüzde 5’ini oluşturuyor. Sık görülen kanser türlerinden biri olan lenfomada tedavi oranı oldukça yüksek olmasına rağmen belirtilerinin dikkate alınmaması işi ciddi boyutlara ulaştırabiliyor. Lenf bezlerinde şişlik, istem dışı kilo kaybı, gece terlemeleri, ateş ve yorgunluk-halsizlik gibi belirtilerin yanı sıra tedavi ile gerilemeyen, inatçı ve büyüyen lenf bezleri lenfomanın habercisi olabiliyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/ergenlik-doneminde-ve-55-yas-uzerinde-vucutta-meydana-gelen-sisliklere-dikkat/">Ergenlik döneminde ve 55 yaş üzerinde vücutta meydana gelen şişliklere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/09/lenfoma-kanseri-1-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/09/lenfoma-kanseri-1-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/09/lenfoma-kanseri-1-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/09/lenfoma-kanseri-1.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Özellikle ergenlik dönemi ya da 55 yaş sonrasında görülen Lenfoma, hakkında uzmanlar uyarıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Hematoloji Uzmanı Doktor Öğretim Üyesi Ant Uzay, hastalıkla mücadelede, bağışıklık sisteminin kanserle savaşını güçlendiren immünoterapinin ve kanserli hücrelerin birbiriyle iletişimini bozan hedefe yönelik ilaçların, ileri evre ve zorlu hastalarda bile umut ışığını artırdığına dikkat çekiyor. Öyle ki, tüm Hodgkin lenfoma hastaların yaklaşık yüzde 75’i iyileşebiliyor. Genç hastalarda iyileşme oranı yaklaşık yüzde 90’lara çıkıyor.</p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/09/lenfoma-kanseri-3.jpg" alt="" class="wp-image-130938" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/09/lenfoma-kanseri-3.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/09/lenfoma-kanseri-3-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Çok sayıda alt grupları olan riskli bir tür</strong></h2>



<p>Lenfomalar, çok sayıda alt grubu olan bir hastalık! Öncelikle Hodgkin ve Hodgkin dışı Lenfoma (non-Hodgkin lenfoma) olmak üzere iki ana alt gruba ayrılıyor. Ancak bunların da kendi alt tipleri bulunuyor. Hodgkin dışı lenfomanın en az 40-50, Hodgkin lenfomanın ise 6-8 alt tipi var. Ancak en büyük lenfoma grubu Hodgkin dışı lenfomalar. Öyle ki, Hodgkin lenfomalardan 8 kat daha fazla görülüyor. 2018 yılında tüm dünyada yaklaşık 500 bin kişi Hodgkin dışı lenfoma tanısı alırken, Hodgkin lenfoma tanısı alan kişisi sayısının 80 bin olduğu tahmin ediliyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Her dört hastadan üçü 55 yaşın üzerinde</strong></h2>



<p>Kanser hastalığının genelinde olduğu gibi lenfomanın da nedeni bilinmiyor. Ancak bazı virüslerin bulaşması, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanılması, AIDS, ailede non-Hodgkin lenfoma öyküsü olması, tarım ilaçları ve benzeri bazı kimyasal maddelere maruz kalma gibi etmenler, Hodgkin dışı lenfoma için risk faktörleri olarak sıralanıyor. En önemli etken ise ilerleyen yaş. Her dört hastadan üçü 55 yaşın üzerinde. Hodgkin dışı lenfoma tanısı alan hastaların yaş ortalaması 67. Doktor Öğretim Üyesi Ant Uzay, Hodgkin türü için de şu bilgileri veriyor: “Hastalığın bu türünde EBV (Ebstein Bar) virüsünün risk faktörü olduğu düşünülüyor. Erkeklerde daha sık görülen Hodgkin lenfomanın en çok rastlandığı yaş grupları 15-35 yaş arasındaki genç nüfus ve 55 yaş üstü yetişkinler. Öyle ki Hodgkin lenfoma 15-19 yaş arasında en sık görülen kanser türü olarak karşımıza çıkıyor.”</p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/09/lenfoma-kanseri-4.jpg" alt="" class="wp-image-130939" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/09/lenfoma-kanseri-4.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/09/lenfoma-kanseri-4-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ağrısız şişliklere dikkat edin!</strong></h2>



<p>Lenfomaların tipik belirtisi, ele gelen ağrısız şişlik oluyor. Büyümüş lenf bezlerinin genellikle orta sertlikte ve lastik kıvamında olduğu biliniyor. Hastalar özellikle boyunda, koltuk altında veya kasık bölgesinde şişlikleri fark ediyorlar. Büyüyen lenf bezleri, bası yapabiliyor. Bu da nefes darlığı, yüz ile boyunda şişlik, karın ağrısı ve karında şişlik gibi şikâyetlere yol açabiliyor. Fakat her ele gelen, şişmiş lenf nodu, lenfoma anlamına gelmiyor. Enfeksiyonlarda da lenf bezleri şişiyor ve bir süre sonra küçülüyor. Özellikle tedavi ile gerilemeyen, inatçı ve büyüyen lenf bezleri lenfoma habercisi olabiliyor. Ayrıca ateş, gece terlemesi, son altı ayda vücut ağırlığının yüzde 10’undan fazla kilo kaybı ve şiddetli kaşıntı da belirtiler arasında sayılıyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Tedavide yol haritası hastaya özel belirleniyor</strong></h2>



<p>Nadir görülen bazı türlerinin dışında lenfoma tedavi edilebilir hastalık grubunda yer alıyor. Lenfomanın türü tedavi rotasını da belirliyor. Lenfomalar, büyüme hızlarına göre derecelendiriliyor. Bu, hem hastalığın seyri hem de tedavi kararı açısından önemli. İndolent adı verilen düşük dereceli lenfomalar (sessiz seyirli) yavaş ilerledikleri için genellikle tedaviye acilen başlamak gerekmiyor. Hastalar uzun süre iyi bir yaşam kalitesi ile yaşamlarını sürdürüyor. Bu hastalar için uzmanlar “bekle ve izle” yaklaşımı ile hareket ediyor. Hastalar yakından takip ediliyorlar. Orta ve yüksek dereceli Hodgkin dışı lenfomalarda ise seyir daha agresif oluyor. Kanser, hızla ilerleyebiliyor. Dolayısıyla bu grup hastaların tedavisine vakit kaybedilmeden başlanıyor; daha yoğun ve etkili tedavi yöntemleri tercih ediliyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yeni tedaviler&nbsp;hastalıkla mücadelede belirleyici rol oynuyor</strong></h2>



<p>Lenfoma tedavisinde kullanılan yeni yöntemler, tedavi başarısını giderek artırıyor. Öyle ki, tüm gruplarda yüzde 80’lere ulaştırabiliyor. Tüm hodgkin lenfoma hastaların yaklaşık yüzde 75’i iyileşebiliyor. Genç hastalarda iyileşme oranı yaklaşık yüzde 90’lara çıkıyor. Tedavide ise genel olarak kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik akıllı ilaçlar, hücresel tedaviler ve kemik iliği nakli yöntemleri kullanılıyor. Ve her bir yöntemde yaşanan gelişmeler, lenfomanın tedavisini başarısında önemli katkılar yaparak tedavi başarısını yükseltiyor.&nbsp;</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/ergenlik-doneminde-ve-55-yas-uzerinde-vucutta-meydana-gelen-sisliklere-dikkat/">Ergenlik döneminde ve 55 yaş üzerinde vücutta meydana gelen şişliklere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/ergenlik-doneminde-ve-55-yas-uzerinde-vucutta-meydana-gelen-sisliklere-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
