<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Osmanlı Dönemi arşivleri - Merjam</title>
	<atom:link href="http://merjam.com/etiket/osmanli-donemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://merjam.com/etiket/osmanli-donemi/</link>
	<description>Modanın Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Dec 2022 13:29:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.6</generator>
	<item>
		<title>Osmanlı Döneminde yılbaşında kutlama yapılıyor muydu?</title>
		<link>http://merjam.com/osmanli-doneminde-yilbasinda-kutlama-yapiliyor-muydu/</link>
					<comments>http://merjam.com/osmanli-doneminde-yilbasinda-kutlama-yapiliyor-muydu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2022 13:29:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[En yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Döneminde yılbaşında kutlama]]></category>
		<category><![CDATA[Yılbaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=159471</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı döneminde de yılbaşı kutlama âdeti vardı, ancak bugünkünden tamamen farklıydı. Peki, Osmanlı’da yılbaşı kutlaması ne anlama geliyordu? İşte yanıtı…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/osmanli-doneminde-yilbasinda-kutlama-yapiliyor-muydu/">Osmanlı Döneminde yılbaşında kutlama yapılıyor muydu?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="226" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/giris-26-300x226.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/giris-26-300x226.png 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/giris-26-768x579.png 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/giris-26-640x480.png 640w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/giris-26.png 900w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda hicrî takvim kullanılırdı ve bu takvime göre yılbaşı Muharrem ayının ilk günüydü.</p>



<p>Muharrem ayının ilk günü resmî törenler yapılırdı. Bu törenlerde şairler yazdıkları şiirleri padişaha sunarlardı. Şiirlerde yeni yıl için iyi dileklerde bulunulurdu.</p>



<p>Padişah yeni yıl törenlerinde bahşiş dağıtırdı ve bu bahşişin adı &#8220;Muharremiye&#8221; idi.</p>



<p>Ancak yeni yıl törenleri şenlikli değildi. Hz. Muhammed&#8217;in torunu Hüseyin&#8217;in Kerbela&#8217;da Muharrem ayının 10. günü öldürülmesi sebebiyle Muharrem yas ayıydı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="600" height="375" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/haber-7.jpg" alt="" class="wp-image-159473" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/haber-7.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/haber-7-300x188.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p>Osmanlı&#8217;da ilk yılbaşının resmen hangi sene kutlandığı bilinmiyor.</p>



<p>Batı gelenekleri ile ilk kez II. Mahmud zamanında yılbaşı kutlandı. 1829&#8217;da, İngiliz elçisinin düzenlediği balonun davetlileri arasında Osmanlı devlet ileri gelenleri de vardı.</p>



<p>1856&#8217;da ise Sultan Abdülmecid Fransız elçisinin düzenlediği baloya katıldı.</p>



<p>Hristiyan nüfusla beraber Müslüman nüfusun da yılbaşı kutlamaya başlaması, Beyaz Rusların İstanbul&#8217;da görünmesiyle beraber başlıyor.</p>



<p>1918-1923 işgal yılları arasında, Rusların yeni yıl kutlamaları Hristiyanlıktaki anlamından ayrı, sadece bir eğlence anlayışı olarak kabul görmeye başlıyor.</p>



<p>Bütün halkın yılbaşını kutlaması Cumhuriyet dönemine tekabül ediyor. Piyango idaresinin düzenlediği özel yılbaşı çekilişleri ile beraber yılbaşı kutlama geleneğinin yerleştiği biliniyor.</p>



<p>Kaynak: HT Hayat</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/osmanli-doneminde-yilbasinda-kutlama-yapiliyor-muydu/">Osmanlı Döneminde yılbaşında kutlama yapılıyor muydu?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/osmanli-doneminde-yilbasinda-kutlama-yapiliyor-muydu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmalı’da 400 yıl önce kullanılan yemek takımı</title>
		<link>http://merjam.com/osmalida-400-yil-once-kullanilan-yemek-takimi/</link>
					<comments>http://merjam.com/osmalida-400-yil-once-kullanilan-yemek-takimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2022 06:11:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kazı çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=158285</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir'deki Antik Smyrna Agorası kazılarında 17 ila 19. yüzyıllar arasında Osmanlı sofralarında kullanılmış yemek takımı bulundu. Özel mavi renkte Avrupa'dan getirilen seramik tabak ve fincanlar dönemin yaşantısına ışık tutuyor. </p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/osmalida-400-yil-once-kullanilan-yemek-takimi/">Osmalı’da 400 yıl önce kullanılan yemek takımı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/DDDBA6E7-AEFE-4A4B-BDE4-296E7534DB53-300x169.jpeg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/DDDBA6E7-AEFE-4A4B-BDE4-296E7534DB53-300x169.jpeg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/DDDBA6E7-AEFE-4A4B-BDE4-296E7534DB53-768x432.jpeg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/11/DDDBA6E7-AEFE-4A4B-BDE4-296E7534DB53.jpeg 864w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tarafından Smyrna Antik Kenti&#8217;nde süren kazı çalışmalarının son buluntuları, İtalya, İngiltere, Fransa, Belçika ve Hollanda&#8217;dan getirilmiş tarihi yemek takımları oldu.</p>



<p>Kazı heyeti başkanlığını yürüten İKÇÜ Türk İslam Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akın Ersoy, alandaki arkeolojik çalışmalarda Helenistik Dönem&#8217;den Cumhuriyet&#8217;in kuruluşuna kadarki süreci kapsayan önemli buluntulara ulaştıklarını söyledi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">“Osmanlı arkeolojisine dönük çok sayıda objeye ulaşıyoruz”</h2>



<p>Smyrna&#8217;daki kültürel mirasın sadece Antik Çağ&#8217;a ışık tutmadığını, Osmanlı döneminden de eserlere ulaştıklarını anlatan Ersoy, &#8220;Bu objeler içinde 17. yüzyıldan 20. yüzyıl başına kadar İzmir Limanı&#8217;na ulaşmış Avrupa seramikleri de yer alıyor. Son yıllarda İzmir&#8217;in her noktasında yaptığımız kazı çalışmalarında Osmanlı arkeolojisine dönük çok sayıda objeye ulaşıyoruz.&#8221; dedi.</p>



<p>Ersoy, Smyrna&#8217;daki seramik örnekleri sayesinde Osmanlı arkeolojisine ışık tutmaya çalıştıklarını aktardı.</p>



<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevinç Gök İpekçioğlu ise Smyrna Agorası&#8217;nın, İzmir&#8217;in tarihi araştırmaları açısından önem taşıdığına dikkati çekti.</p>



<p>Alanda Osmanlı dönemi seramiğinin yanı sıra Avrupa&#8217;dan ithal edilmiş objelere de ulaşıldığını dile getiren İpekçioğlu, &#8220;Bunlar, Agora yerleşkesinde yaklaşık 300 yıllık bir hayatın nasıl idame ettirildiğini, sofra kültürünün veya mutfak kültürünün nasıl olduğunu bize anlatan önemli buluntular arasında yer alıyor.&#8221; diye konuştu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ay yıldızlı motifler ve Osmanlıca &#8220;Afiyet olsun&#8221; yazısı</strong></h2>



<p>İpekçioğlu, en eski seramik buluntularının İtalyan imzalı olduğunu kaydetti.</p>



<p>Buluntular arasında &#8220;mayolika&#8221; adı verilen sır üstü tekniğiyle yapılmış örneklerin yanı sıra sgrafitto ile yapılmış seramiklerin de olduğu bilgisini paylaşan İpekçioğlu, şöyle konuştu:</p>



<p>&#8220;Ayrıca &#8216;Barocca Scenografia&#8217; adı verilen ve ilginçtir ki burada da güzel bir kullanım alanı bulan, yine İtalyan seramikleri sır altı tekniğiyle işlenmiş. Dönem ilerledikçe daha uygun teknolojiye sahip olmak ve daha iyi bir seri üretim yapabilmek amacıyla Çin&#8217;den aldıkları birtakım örnekler dahilinde serigrafi baskı üretimine geçmişler. Agora&#8217;da da 19. yüzyılın çok önemli serigrafi baskılı örnekleriyle karşılaşıyoruz. Objeler incelendiğinde Avrupa&#8217;da Osmanlı piyasası için seramik üretiminin yapıldığını tespit ettik. Örneğin ay yıldız motifli, üzerinde Osmanlıca &#8216;Afiyet olsun&#8217; yazan ve tamamen Osmanlı beğenisine sunulan, Osmanlı iç piyasası için üretilmiş seramiklerle karşılaşıyoruz.&#8221;</p>



<p>İpekçioğlu, ay yıldız işlemeli seramiklerin, Anadolu&#8217;dan elde edilen kalıplarla üretilip Avrupa&#8217;da işlendikten sonra Osmanlı topraklarına satılmış olabileceğini düşündüklerini aktardı.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Tablolarına yerleştirdiklerini görebiliyoruz&#8221;</strong></h2>



<p>Smyrna Agorası&#8217;nda sadece İtalyan eserlere rastlamadıklarını anlatan İpekçioğlu, &#8220;İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda gibi bölgelerden malzemeler karşımıza çıkıyor ve çeşitlilik sunuyor. Bunlar sadece Osmanlı piyasasında önemli değil, herkes kullanıyor. Avrupa piyasası için de önemli. Örneğin çeşitli renkleriyle çok güzel, gösterişli görünen birtakım seramikleri 19. yüzyıl Hollandalı ressamların kendi tablolarında kullandıklarını, onları birer obje olarak tablolarına yerleştirdiklerini görebiliyoruz.&#8221; ifadesini kullandı.</p>



<p>Osmanlı yerel seramiğinin de çok güzel örnekleri olduğunu hatırlatan İpekçioğlu, alanda Kütahya, Çanakkale ve İstanbul&#8217;dan eşsiz parçaların bulunduğunu vurguladı.</p>



<p>Seramik örneklerin mutfak ve sofra kültürüne ait detaylara işaret ettiğini söyleyen İpekçioğlu, &#8220;Geleneksel kültürümüzde yere sofra kurularak, sini koyularak ya da sofra bezi serilerek yemek kültürünün devam ettiğini biliyoruz. Ama şu da bir gerçek, İzmir&#8217;de Levanten kültürü de var. Hem Levantenler hem gelen yabancılarla ciddi bir sofra kültürünün de olduğunu anlıyoruz. Kapların takımlar halinde yapılmış olduğunu da görebiliyoruz. Bunlar da güzel bir sofra ve mutfak kültürünün olduğunu gösteriyor.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/osmalida-400-yil-once-kullanilan-yemek-takimi/">Osmalı’da 400 yıl önce kullanılan yemek takımı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/osmalida-400-yil-once-kullanilan-yemek-takimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Moda devlerinin ilgisi Osmanlı kumaşlarında </title>
		<link>http://merjam.com/moda-devlerinin-ilgisi-osmanli-kumaslarinda/</link>
					<comments>http://merjam.com/moda-devlerinin-ilgisi-osmanli-kumaslarinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2022 14:18:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kumaş]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=152698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziantep’e özgü “kutnu”nun dünyaca ünlü moda devleri tarafından fark edilmesi, Osmanlı kumaşlarını yeniden gündeme getirdi. Kutnu ve Osmanlı kumaşlarının tarihine birlikte bakalım. </p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/moda-devlerinin-ilgisi-osmanli-kumaslarinda/">Moda devlerinin ilgisi Osmanlı kumaşlarında </a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="193" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/5A792B3F-6D5B-4163-91C7-2BDB3DDDAF71-300x193.jpeg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/5A792B3F-6D5B-4163-91C7-2BDB3DDDAF71-300x193.jpeg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/5A792B3F-6D5B-4163-91C7-2BDB3DDDAF71-768x494.jpeg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/5A792B3F-6D5B-4163-91C7-2BDB3DDDAF71.jpeg 828w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/5A792B3F-6D5B-4163-91C7-2BDB3DDDAF71-317x203.jpeg 317w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Dünyaca ünlü lüks bir giyim markası, Gaziantep’e özgü kutnu kumaşını Paris Moda Haftası’nda podyuma taşıdı. Unutulmaya yüz tutmuş kumaş podyumda epey ilgi gördü. Peki unuttuğumuz, bilmediğimiz veya üzerinde durmadığımız bu kumaşların tarihini merak ediyor musunuz? </p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Geçmişe ait kumaşları bugün de yaşatabilmek önemli</strong></h2>



<p>Kutnu kumaşı 14&#8217;ncü yüzyıldan gelerek günümüze hareketli bir giriş yaptı </p>



<p>Süleyman Demirel Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Genç, dokuma kumaşların önemini, geçmişteki kullanımını ve bugün geldiği noktayı anlatıyor:</p>



<p>“Dokuma kumaşlar geçmişte ihtiyaçlar için kişinin ekonomik düzeyine uygun malzeme ile dokunmuştur. Sanayi devrimi ile birlikte seri üretime geçilmiş ve el dokuma kumaşlar önemini kaybetmiş. Bu dokumaların önemi geçmiş dönemin malzeme tasarım ve teknik özelliklerini göstermesi. Günümüzde geçmiş örneklerden esinlenerek modernini üreterek bugünün modasına yön verebiliriz. Geçmişe ait kumaşları müzelerde korumak ve bu örnekleri bugün de yaşatabilmek önemli.”</p>



<h2 class="wp-block-heading">“<strong>Türk ve Dünya modasına çok ciddi katkılar sağlanabilir”</strong></h2>



<p>16&#8217;ncı yüzyılda modanın başkenti İstanbul’du. Bugün o dönem örneklerinden esinlenerek günümüzün modern tasarımlarını yapılabiliyor. Doç. Dr. Genç de, döneme ait kumaşların zenginliğinden faydalanarak modaya sağladığı katkıyı açıklıyor:</p>



<p>“Osmanlı döneminde ister dokunduğu şehre, ister tekniğine isterse de dokuma malzemesine göre baktığımızda yüzlerce kumaş örneği var. Sadece Osmanlı dönemine ait bir yöresel kumaştan yola çıkarak bile moda sektörüne katkılar sağlanabilir. Yüzlerce farklı malzeme ve teknikteki kumaşlar yeniden güncellenerek üretildiğinde Türk ve Dünya modasına çok ciddi katkılar sağlanabilir. Bu örneklerden yola çıkarak çok modern tasarımlar yapılabilir.”</p>



<p>Anadolu Selçukluları ve Beylikleri devri dokumaları, Osmanlı dokuma sanatı üzerinde oldukça etkili. Doç. Dr. Genç, Osmanlı dönemine ait yüzlerce kumaş örneği olduğunu söylüyor:</p>



<p>“Kumaşlar dokundukları şehre göre; Halep kumaşı, Bursa kumaşı gibi, kullanıldıkları yere göre; Trablus kuşağı, Konya sevaisi gibi, şahıs isimlerine göre; Hacı Ali bezi, Bakkaloğlu işi, Selimiye gibi adlar almışlardır. Tekniklerine göre adlandırılanlar çoğunlukta olup başlıcaları; kadife, çatma, kemha, seraser, atlas, canfes ve kutnu’dur. Renk sayısına göre adlandırılanlar; serenk, heftrenk, desenine göre adlandırılanlar ise; gülistanî, çınarlı, benekli gibi kumaşlardır.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="650" height="366" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/7568CF8F-212A-4D1E-B66A-29B4A0929A0D.jpeg" alt="" class="wp-image-152700" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/7568CF8F-212A-4D1E-B66A-29B4A0929A0D.jpeg 650w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/7568CF8F-212A-4D1E-B66A-29B4A0929A0D-300x169.jpeg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>16&#8217;ncı yüzyıl kumaşların en parlak dönemi&nbsp;</strong></h2>



<p>Osmanlı döneminde dokuma işini en iyi noktaya taşıyabilmek için kumaşlar üzerinde oldukça özenli bir çalışma sürdürülüyordu. Öyle ki Doç. Dr. Mustafa Genç lonca örgütleri arasında en kalabalık olanı dokumacılardı diye anlatıyor:</p>



<p>“Türk kumaşları ince, karakteristik muntazam desen anlayışına ve mükemmel dokuma tekniğine 15&#8217;nci yüzyılda ulaştı. Topkapı Sarayı arşivinde bulunan ‘Ehl-i Hiref’ defterlerine göre dönemin lonca örgütleri içerisinde en kalabalık olanı dokumacılardı.”</p>



<p>Dokumacılık ve kumaşlar üzerine süren hummalı çalışmalar meyvesini verdiğinde 16&#8217;ncı yüzyıla girilmişti. Osmanlı himayesindeki birçok şehir dokuma merkezi haline gelmişti. O şehirleri Doç. Dr. Genç şöyle anlatıyor:</p>



<p>“Osmanlı kumaş dokumacılığının en parlak dönemi 16&#8217;ncı yüzyıldır. Bursa, İstanbul, Bilecik, Denizli, Kastamonu, Ankara, Amasya, Karaman gibi şehirler tam bir dokuma merkezi haline dönüşmüştü. Osmanlı, ekonomi ve sanatta en güçlü dönemine bu asırda ulaştı. Kumaşların ve desenlerin en zengini bu devirde dokunmuştur. Lale, karanfil, sümbül, çınar yaprakları, bahar dalları, narçiçekleri ve narlar, kıvrık dallar arasında hançer yaprakları 16&#8217;ncı yüzyılın en çok sevilen ve sık kullanılan motifleridir. Bu tür natüralist çiçeklerin dış kontürlerinin belirgin olarak çizilmesi ise Osmanlı kumaş desenlerini diğer ülke kumaşlarından ayıran en belirgin özelliktir.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="650" height="366" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/A34421F1-983C-49BB-BCD8-67F888E0CE8E.jpeg" alt="" class="wp-image-152699" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/A34421F1-983C-49BB-BCD8-67F888E0CE8E.jpeg 650w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/A34421F1-983C-49BB-BCD8-67F888E0CE8E-300x169.jpeg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Unutulmaya yüz tutmuş Osmanlı kumaşları nelerdir?&nbsp;</strong></h2>



<p>Genç, kutnu kumaşı gibi yeniden moda olabilecek, unutulmaya yüz tutmuş, nadide kumaşlardan bazılarını da şu şekilde sıralıyor:</p>



<p>“Aslında çok fazla kumaş örneği var. Bunlar; Abanî, Kadife, Çatma, Kemha, Atlas, Canfes, Gezi, Canfes, Selimiye, Şib, Serenk, Savaî, Zerbaft ve Seraser gibi saray kumaşlarının yanı sıra Alaca, bürümcük, buldan, meydaniye, bogasi, kirpas, meydaniye, şalşepik, şal, Türk ipeklisi ve Ehram sayılabilir.”</p>



<p>Öne çıkan kumaşların bazılarının özellikleri de şöyle;</p>



<p><strong>Çatma:</strong>&nbsp;Kadifenin bir cinsi olan çatma, kabartma deseniyle dikkat çeker. Çatma kumaşı kadifeden ayıran özellik, zemine oranla süsleme havının yüksek oluşudur. 15&#8217;nci yüzyılın kumaşlarında görülen en önemli motif pars beneği ve kaplan postu motifidir. Çintemani ve kaplan postu motifi, çatma kumaşlarda yoğun olarak kullanılmıştır. Bursa, Bilecik ve Üsküdar çatmaları dünyaca ün yapmıştır.</p>



<p><strong>Kadife:</strong>&nbsp;Osmanlı’da en çok kullanılan kumaş türlerinden biri. Çözgüsü ipek, atkısı ipek ya da pamuktan olan havlı dokumaya sahip. Kadife tekniği, çok eski ve karışık bir teknik. Kadife dokumacılığının en önemli merkezi Bursa&#8217;ydı.</p>



<p><strong>Selimiye:</strong>&nbsp;18&#8217;nci yüzyılda 3&#8217;ncü Selim’in, Üsküdar’da kurdurduğu atölyeler, dokumacılığı canlandırdı. Daha sonra burada dokunan kumaşlar “Selimiye” adıyla anılmaya başlandı. Dönemin kumaşlarında yollar oluşturan buket çiçekler, serpme motifler, geometrik düzenlemeler desen olarak sıkça görülüyordu. Yolları ayıran küçük kutulu ince şeritler, bu kumaşın ayırt edici özelliğidir.</p>



<p><strong>Abanî:</strong>&nbsp;İpekli kalın bir kumaş olan abanî, üzerine safran sarısı dallar işlenmiş, açık sarı ya da beyaz renklidir. Hindistan ve Halep’ten getirilen abani, Bursa ve İstanbul’da dokunurdu. Sarığın yanı sıra, kumaş perde, yorgan yüzü, başörtüsü, bohça, kundak, sarık bezi ve kadın giysi yapımında da sıkça kullanıldı.</p>



<p>Kaynak:TRT HABER&nbsp;</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/moda-devlerinin-ilgisi-osmanli-kumaslarinda/">Moda devlerinin ilgisi Osmanlı kumaşlarında </a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/moda-devlerinin-ilgisi-osmanli-kumaslarinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Döneminde, hayvan hakları tarihi belgelerle gün yüzüne çıktı</title>
		<link>http://merjam.com/osmanli-doneminde-hayvan-haklari-tarihi-belgelerle-gun-yuzune-cikti/</link>
					<comments>http://merjam.com/osmanli-doneminde-hayvan-haklari-tarihi-belgelerle-gun-yuzune-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2021 06:49:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=120825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Döneminde hayvanlar insanlar gibi devlet koruması altındaydı. Osmanlı döneminde yük, binek ve sokak hayvanlarına şiddetin ve eziyetin önlenmesi, yaban hayatının ve hayvanların kanun çerçevesinde korunmasına ilişkin tarihi belgeler gün yüzüne çıktı.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/osmanli-doneminde-hayvan-haklari-tarihi-belgelerle-gun-yuzune-cikti/">Osmanlı Döneminde, hayvan hakları tarihi belgelerle gün yüzüne çıktı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="221" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-76-300x221.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-76-300x221.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-76-1024x756.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-76-768x567.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-76.jpg 1134w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi&#8217;nin TBMM Genel Kurulu&#8217;nda kabul edilmesiyle hayvan haklarına ilişkin birçok düzenleme yapıldı. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı&#8217;nda muhafaza edilen belgelerde ise Osmanlı dönemindeki hayvan haklarına yönelik uygulamalar dikkati çekti.</p>



<p>Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, yaptığı açıklamada, Osmanlı Devleti&#8217;nde yük, binek ve ticari amaçlar için yetiştirilen hayvanların yanında evcil hayvanların da gündelik hayatın önemli bir parçası olduğunu söyledi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/3-16.jpg" alt="" class="wp-image-120829" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/3-16.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/3-16-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p><strong>“Yaratılanı yaratandan ötürü sevme anlayışı her daim Osmanlı toplumunun hâkim paradigması olmuştur”</strong><strong></strong></p>



<p>Ünal,&nbsp;İslamiyet&#8217;in emir ve yasakları ile örf, adet ve geleneklerin hayvanlara zulmetmeyi yasakladığını vurguladı.&nbsp;Uğur Ünal, &#8220;Yaratılanı yaratandan ötürü sevme anlayışı her daim Osmanlı toplumunun hâkim paradigması olmuştur. Osmanlı Devleti, kendi ülkesinde birlikte yaşadığı diğer canlıların bir hukuku olduğunu kabul etmiş ve buna da sonuna kadar riayet etmeyi bilmiştir&#8221; diye konuştu.</p>



<p>Ünal; sivil, resmi binaların dış cephelerine yapılan aşiyan yani oyma kuş yuvalarından, erken dönemlerde çıkarılan, kanun, nizam ve detaylı düzenlemelerle Osmanlı memleketinde insanların dünyayı paylaştığı hayvanlarla dost kalmayı bildiğini anlattı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/2-17.jpg" alt="" class="wp-image-120828" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/2-17.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/2-17-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p><strong><br>Belgeler, hayvanların da Osmanlı gündelik yaşamının önemli bir parçası olduğunu göstermektedir</strong><br><br>Ünal, &#8220;Devlet Arşivleri Başkanlığı Belge Tarama Sisteminde hayvan kelimesi ile yapılan taramada binlerce belgeye ulaşılabilmektedir ki bu belgeler bizlere, hayvanların da Osmanlı gündelik yaşamının önemli bir parçası olduğunu göstermektedir. Günümüzde gündelik hayatı ilgilendiren pek çok meselede olduğu gibi hayvan hakları konusunda da Osmanlı deneyiminin bizlere öğrettikleri çok kıymetlidir&#8221; dedi.<br><br><strong>Yük hayvanlarına kapasitelerinin üzerinde yük taşıttırmak yasak!</strong><br><br>Belgeler arasında Sultan III. Murat döneminde 1587&#8217;de İstanbul muhtesibi Mehmed Çavuş&#8217;un padişaha yazdığı, bazı hamalların yük hayvanlarına kapasitelerinin üzerinde yük taşıttırdıklarına dair şikâyet mektubu da yer aldı. Mehmed Çavuş&#8217;un, söz konusu hayvanların aşırı yük sebebiyle yere yıkıldıkları ve çok yorulduklarına yer verdiği mektubu üzerine Padişah III. Murat&#8217;ın, hamallar kethüdasına hamalların, &#8220;hayvanların beslenmesine dikkat edilmesi, sakat ve zayıf hayvanlara tahammülünden fazla yük taşıttırılmaması&#8221; konusunda uyarılmasını emrettiği görülüyor.</p>



<p>1812&#8217;ye ait bir mahkeme kararında ise İstanbul Kadısı verdiği hükümde şunlara dikkati çekiyor: &#8220;Hamal taifesi ellerinde bulunan merkeplere tahammüllerinden fazla yük yüklediklerinden bu durumun hayvanlara eziyete yol açtığından böylesi hallere mahal verilmemesi hamallar kethüdasından bu konuda hamalları kati suretle uyarılması ve sürecin takip edilmesi istenmiştir.&#8221;</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/1-20.jpg" alt="" class="wp-image-120827" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/1-20.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/1-20-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p><strong>At ile taşımacılık yapanların cuma günü tatil yapmaları çok eskiden beri uygulanan bir kural</strong></p>



<p>Ayrıca 1 Eylül 1856 tarihli Sultan Abdülmecid dönemine ait bir başka belgede ise cuma günleri atların taşımacılıkta kullanılmaması isteniyor. Buna göre, at ile taşımacılık yapanların cuma günü tatil yapmaları çok eskiden beri uygulanan bir kural olduğu için o gün atlara yük taşıttırılmaması ve üzerine binilmemesi emri de veriliyor. İnsanların bu kararı çiğnemesinin önüne geçilmesi için de o güne has çivili semer kullanılması ve hamal kethüdasından bu kararın tavizsiz uygulanması emri de belgelerde belirtiliyor.</p>



<p><strong>Yük hayvanları için talimatname hazırlatıldı</strong><br><br>Osmanlı&#8217;da hayvanlara merhametsizlik edilmesinin önüne geçmek ve hayvan haklarının korunması adına yayımlanan talimatname de bulunuyor. 1909 yılına ait hamallara mahsus talimatname&#8217;de, yük hayvanlarına eziyet edilmemesi için, &#8220;Bir beygir yükü 120 kiloyu, merkep yükü 80 kiloyu ve tek beygirli araba 250 kiloyu, çift beygirli araba 400 kiloyu, öküz arabası 500 kiloyu ve manda arabasının ise 600 kiloyu kesinlikle geçmeyecek&#8221; şeklinde talimatlar yer alıyor.</p>



<p><strong>Caydırıcı para cezası uygulanıyor</strong><br><br>Ayrıca fazla yükleten olursa, ceza kanununa aykırı davranmaktan para cezası uygulanacağı da belirtiliyor. Yük taşıyamayacak durumda olan hayvanların da bu işten men edilmesinin memurlara görev olarak verilmesi de belgelerde ifade ediliyor. Öte yandan talimatnamede yük taşımacılığında yokuş ya da düz bir yerde çalışan hayvanlara da farklı standartlar belirlendiği bilgisi bulunuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="352" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/5-3.png" alt="" class="wp-image-120826" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/5-3.png 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/5-3-300x176.png 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p><strong>Sokak hayvanları ve güvercinlerin de bakımına özel ilgi gösteriliyordu</strong></p>



<p>Osmanlı&#8217;da sadece yük hayvanları değil, sokak hayvanları ve güvercinlerin de bakımına özel ilgi gösteriliyordu. Bu kapsamda Harem-i Şerif dâhilinde güvercinlere yem atma hizmeti için çalışan görevlendirilmesi yapılması da belgelerde dikkati çekti. 11 Mart 1897 sayılı belgede Harem-i Şerif dâhilinde güvercinlere yem atma hizmetinde bulunan Abdullatif Efendi&#8217;nin vefatından dolayı bu göreve Seyyid Abdullah Efendi&#8217;nin atandığı bilgisi yer aldı.</p>



<p><strong>Köpek yavrularını ezen kişiye idari para cezası uyguladığı bilgisi yer alıyor</strong><br><br>Belgelerde, Osmanlı&#8217;nın Balkan topraklarındaki önemli bir şehri olan Üsküp&#8217;te toplumun ve yerel yönetimin sokak hayvanlarına gösterdiği merhamet de dikkati çekti. Üsküp Belediye Tahsildarı İsmail Hakkı&#8217;nın 1905&#8217;te Üsküp Belediye Başkanlığına gönderdiği bir yazıda, Tahtakale çarşısında gezmekte olan iki köpek yavrusunu arabayla dikkatsizlik sonucu ezerek ölümlerine neden olan bir kişinin, esnafın şikâyeti üzerine yakalanarak, belediyeye getirildiği, bu olağan dışı durum karşısında belediye başkan vekili, mühendis ve katipten oluşan üç kişilik komisyonun, köpek yavrularını ezen kişiye idari para cezası uyguladığı bilgisi yer aldı.</p>



<p><strong>Yanlış avlanmaya yönelik tahribatın önüne geçmek için kanun yer alıyor</strong></p>



<p>Osmanlı döneminde yaban hayatının korunmasına ilişkin alınan tedbirler de dikkat çekti. Avcılığa dair çıkarılan Zabıta-i Saydiyye Nizamnamesi ile denizde ve karada yaban hayatta doğabilecek muhtemel keyfiliğin ve tahribatın önüne geçildi.<br><br>Bu kapsamda arşivlerde saklanan Nizamnamenin 44. maddesinde, &#8220;Sülün ve keklik yumurtalarını ve kuluçkalarını alan, bulan ve bozanlardan 5 Mecidiye ceza alınacağı&#8221; ifadesiyle kuş yuvasını bozmanın suç kapsamına alındığı görülüyor. Öte yandan, 15 Şubat 1574&#8217;te Kaz dağlarında tüfekle yapılan avcılığın, av hayvanlarının yok olmasına sebep olması nedeniyle Sultan II. Selim&#8217;in tüfekle zevk için avcılık yapanlara ilişkin, &#8220;Kişisel zevk amacıyla tüfek kullanarak av yapanların tüfekleri ellerinden alınsın ve İstanbul&#8217;a gönderilsin. Bu iş esnasında kimseye zulüm yapılmasın&#8221; emri de dikkat çekti.</p>



<p>Kaynak:AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/osmanli-doneminde-hayvan-haklari-tarihi-belgelerle-gun-yuzune-cikti/">Osmanlı Döneminde, hayvan hakları tarihi belgelerle gün yüzüne çıktı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/osmanli-doneminde-hayvan-haklari-tarihi-belgelerle-gun-yuzune-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
