<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Küresel ısınma arşivleri - Merjam</title>
	<atom:link href="http://merjam.com/etiket/kuresel-isinma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://merjam.com/etiket/kuresel-isinma/</link>
	<description>Modanın Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2022 12:00:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.6</generator>
	<item>
		<title>Sanat eserleri üzerinden eylemleri nasıl okumak gerekiyor?</title>
		<link>http://merjam.com/sanat-eserleri-uzerinden-eylemleri-nasil-okumak-gerekiyor/</link>
					<comments>http://merjam.com/sanat-eserleri-uzerinden-eylemleri-nasil-okumak-gerekiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2022 11:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eylem]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat üzerinden eylemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=156607</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda haberlerde sanat eserlerine gerçekleşen eylemleri konuşuyoruz. Ya domates çorbası fırlatılıyor yada pasta… Peki, aktivistler neyi amaçlıyor? İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/sanat-eserleri-uzerinden-eylemleri-nasil-okumak-gerekiyor/">Sanat eserleri üzerinden eylemleri nasıl okumak gerekiyor?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/giris-18-300x169.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/giris-18-300x169.png 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/giris-18-768x432.png 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/giris-18.png 900w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>İklim aktivistlerinin sanat eserlerine yönelik saldırıları devam ediyor. Daha önce Fransa’da Mona Lisa eserine pastalı, İngiltere’de Van Gogh’un eserine domates çorbalı saldırı derken son olarak Almanya&#8217;da iklim aktivistleri, Claude Monet&#8217;in Barberini Müzesi&#8217;nde sergilenen tablosuna patates püresi fırlattı. Peki, aktivistlerin amacı ne?</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" width="600" height="355" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/eylem-1.jpg" alt="" class="wp-image-156609" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/eylem-1.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/eylem-1-300x178.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Eserler zarar gördü</strong></h2>



<p>Art arda birçok eylemin yaşandığını belirten Hanersman Danışmanlık Kurucusu Akademisyen-Yazar  Ecehan Ersöz “Mayıs ayında Paris&#8217;teki Louvre Müzesi&#8217;nde sergilenen Leonardo da Vinci&#8217;nin Mona Lisa eserine pastalı saldırı gerçekleşmişti. Eylemler Londra ağırlıklı olmak üzere sürüyor. Londra’daki Courtauld Gallery’deki Van Gogh’un 1889 tarihli Çiçek Açmış Şeftali Ağaçları tablosu, Kraliyet Akademisi’ndeki Leonardo Da Vinci&#8217;nin öğrencisi Giampietrino tarafından yapıldığına inanılan Da Vinci’nin ‘Son Akşam Yemeği’ adlı eserinin kopyası, aktivistlerin eylem noktası olmuştu. Yine Londra’daki Ulusal Galeri’ye gelen iki iklim aktivisti kendilerini ellerine sürdükleri yapıştırıcıyla John Constable’ın 1821 tarihli eseri Saman Arabası çerçevesine yapıştırmışlardı. Tablonun üzerini ise yanlarında getirdikleri Geleceğin Kıyamet Vizyonu adını verdikleri resim ile kaplamışlardı. Bu eylem sonrası orijinal tabloda bazı hasarlar tespit edilmişti” dedi.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="337" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/eylem-2-1.jpg" alt="" class="wp-image-156611" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/eylem-2-1.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/eylem-2-1-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Amaçları ne?</strong></h2>



<p>Eylemcilerin son durağı ise Almanya oldu. İklim aktivistlerinin Fransız ressam Claude Monet&#8217;in Barberini Müzesi&#8217;nde sergilenen tablosuna patates püresi fırlattığını aktaran Ersöz, eylemlerin sanat galerilerinde yapmasının nedenleri hakkında ise “Sanatın dünyayı değiştirme gücü çerçevesinde, kendilerine destek olmasını talep ediyorlar. Yeni petrol taahhütleri durdurulana kadar, bu konuya farkındalık sağlanması için galerilerin kapatılmasını istiyorlar.   Fakat genelde protestocular amaçlarının, eserlere hasar vermek değil, iklim krizine yönelik tehditlere dikkat çekmek olduğunu ifade ediyorlar. Eyleme katılanlar iklim krizinin olumsuz etkilerini artıracak uygulamaların önüne geçilmesini, İngiltere’deki petrol ve gaz projelerinin durdurulmasını talep ediyorlar. Yeni petrol taahhütleri durdurulana kadar, bu konuya farkındalık sağlanması için galerilerin kapatılmasını istiyorlar” diye konuştu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>2030’a kadar azaltılmalı</strong></h2>



<p>Fosil yakıtlar iklim krizinin etkilerinin artmasına yol açtığını kaydeden Ersöz, “2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarının çok hızlı bir şekilde azaltılması gerekiyor.&nbsp; 2030 iklim hedefi, devletlerin iklim değişikliğine neden olan emisyonlarını azaltmak üzere bugünden 2030’a kadar geçecek süre için belirledikleri hedefleri ifade ediyor. Küresel ısınmanın 1,5℃ ile sınırlandırılması için ise tüm ülkelerin bu konuda etkin tedbirler alması gerekiyor.&nbsp; Enerjide teknolojinin kullanımı, her sektördeki yenilenebilir ve sürdürülebilir çözümler bu tedbirlere katkı sağlayabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/sanat-eserleri-uzerinden-eylemleri-nasil-okumak-gerekiyor/">Sanat eserleri üzerinden eylemleri nasıl okumak gerekiyor?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/sanat-eserleri-uzerinden-eylemleri-nasil-okumak-gerekiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel ısınma öfkemizi arttırabilir mi?</title>
		<link>http://merjam.com/kuresel-isinma-ofkemizi-arttirabilir-mi/</link>
					<comments>http://merjam.com/kuresel-isinma-ofkemizi-arttirabilir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Oct 2022 10:50:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[Öfke]]></category>
		<category><![CDATA[Öfke patlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=155952</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapılan araştırmalar, Twitter’daki paylaşımlarla hava sıcaklıkları arasındaki ilişkiyi gözler önüne seriyor. Yapılan bir araştırmada sıcaklık 42 derecenin üzerine çıktığında nefret söylemi içeren paylaşımlarda yüzde 22'ye varan artışlar kaydedilmiştir. İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/kuresel-isinma-ofkemizi-arttirabilir-mi/">Küresel ısınma öfkemizi arttırabilir mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/giris-26-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/giris-26-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/giris-26-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/10/giris-26.jpg 900w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Dr. Ömer Akgül: &#8220;Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle psikolojisi olumsuz yönde etkilenen insanın davranışları daha kırıcı ve dökücü, söylemleri daha incitici, nezaket dışına çıkabilir hale gelebiliyor&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Günlük meteorolojik değişimler de insan psikolojisini etkiliyor”</strong></h2>



<p>Dr. Ömer Akgül, küresel ısınmayla artan sıcaklıkların, insanların davranışlarının daha kırıcı ve dökücü, söylemlerinin ise daha incitici hale gelmesine neden olduğunu söyledi. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla iklimin ve iklim değişikliğiyle artan sıcakların insan psikolojisi üzerindeki etkisiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Akgül, iklim değişikliğinin insan psikolojisini etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunu belirtti.</p>



<p>Akgül, &#8220;Buzulların erimesi veya tekrar donması, dünyanın ortalama ısısını değiştiriyor. Bununla beraber mevsimsel geçişler, lokasyona bağlı olarak ısınmayı değiştiriyor. Günlük meteorolojik değişimler de insan psikolojisini etkiliyor. Sosyal bilimlerde çok önemli bir kural vardır. Hiçbir sonuç tek bir sebeple açıklanmaz. Özellikle insan psikolojisine dair konuşuyorsak bir sonucu etkileyen birden çok neden vardır ve biz bu nedenlerin bir tanesi olarak da sıcaklığı, iklim değişikliğini ve küresel ısınmayı gösterebiliriz.&#8221; dedi.</p>



<p>Küresel ısınmanın insan vücudunun hissettiği sıcaklığı artırması nedeniyle metabolizmanın daha hızlı çalışmaya başladığını anlatan Akgül, insan vücudundaki fiziksel değişimler ile ruh sağlığının birbiriyle bağlantılı olduğunu söyledi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Metabolizmanın hızlanması, birçok organın daha çabuk yıpranmasına sebep oluyor”</strong></h2>



<p>Akgül, şunları dile getirdi: &#8220;Metabolizmanın hızlanması, daha hızlı sirküle edilen birçok organın daha çabuk yıpranmasına sebep oluyor. Bu yıpranmışlıklar, tükenmişlikler tabii ki psikolojimizi de etkiliyor. Doğal olarak sıcak bizi daha tahammülsüz, sabırsız kılabiliyor. Daha aceleci, tez canlı kişiler haline getirebiliyor. Sonuçlarını hemen alma isteği, bir an önce her şey olsun bitsin isteği daha çok karşımıza çıkıyor. Tüm bunları göz önüne aldığımız zaman küresel ısınma ve iklim değişikliği, insan psikolojisini olumsuz yönde etkilediği için psikolojisi olumsuz yöne evrilen insanın davranışları daha kırıcı ve dökücü, söylemleri daha incitici, nezaket dışına çıkabilir hale gelebiliyor.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Duygu yoğunluğu mevsimlere ve haftanın günlerine göre değişebiliyor&#8221;</strong></h2>



<p>Sıcak iklimlerde yaşayanların fiziksel olarak daha hızlı olgunlaşan, genellikle daha tez canlı, daha sıcakkanlı, daha az kaygılı, daha kısa vadeli planlar yapan, belirsizliğe tahammülü yüksek insanlar olduğunu ifade eden Akgül, &#8220;Bir araştırmacı olan Geert Hofstede, sıcak iklimlerde bulunan doğu kültürlerinde misafirperverlik, anaçlık, kolektivizm yani toplumsalcılıkla birlikte tahammül düzeyinin arttığını, Batı kültürlerinde ise bireyselcilik artarken belirsizliğe karşı tahammülün daha düşük olduğunu tespit etmiştir.&#8221; dedi.</p>



<p>Coğrafyanın, mevsimin hatta haftanın günlerinin bireylerin duygusal durumunu etkilediği yorumunu yapan Akgül, şöyle devam etti: &#8220;Kişinin duygusunun etkilenmesi kişilerin tepkiselliğini, nefret söylemini, ötekileştirmesini veya tam tersini de düşünebiliriz; kişilerin anlayışını, hoşgörüsünü, birlikte yaşama kültürünü destekleyebiliyor veya zedeleyebiliyor. Sıcaklık bu noktada önemli faktörlerden biri. Mevsimlere göre duygu yoğunluğuna baktığımız zaman kişilerin hangi mevsimlerde olumlu, hangi mevsimlerde olumsuz, hangi mevsimlerde nötr olduğunu görüyoruz. Baktığımız zaman en olumlu sonbaharda, en olumsuz ise kışta hissediyoruz. Günlere göre dağılıma baktığımızda en olumlu hissettiğimiz gün cumartesi, en olumsuz hissettiğimiz çarşamba. Bunlar saatlere göre olabildiği gibi mevsimlere veya küresel ısınmaya göre de değişebilir.&#8221;</p>



<p>Küresel ısınmanın olumsuz etkilerinin gözle görülür biçimde artmasının kişilerde gelecek kaygısı yarattığına işaret eden Akgül, insanların olası tehditler karşısında tepki olarak ya savaştığını ya da kaçtığını, iklim değişikliğinin de insanlığın geleceği için bir tehdit olması nedeniyle kaygı ve stresi artıran bir unsur olduğunu belirtti.</p>



<p>Akgül, &#8220;İnsanoğlu, var olan tehdit karşısında tabii ki kaçmayı tercih ediyor ama bu bastırma da insanın psikolojik olarak bu tehdidi yöneltmesine ve yansıtmasına sebep oluyor. Ben bu gelecek kaygımı varoluşsal anlamda bastırdığım zaman çevremdeki insanlara davranışlarımı daha öfkeli, sinirli, stresli olarak yansıtabiliyorum.&#8221; dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sıcaklık değerleri ile nefret söylemi aynı anda yükseliyor</strong></h2>



<p>Twitter’da yapılan paylaşımlarla hava sıcaklıkları arasındaki ilişki üzerine yapılan bir araştırmada, hava sıcaklığı 42 derecenin üzerine çıktığında nefret söylemi içeren paylaşımlarda yüzde 22&#8217;ye varan artışlar kaydedildiğini aktaran Akgül, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>



<p>&#8220;Bu durumun tez canlılık, sıcakkanlılık, hemen sonuç alma isteği, belirsizliğe karşı tahammülsüzlük gibi insani duygularımızı sıcak ortamlarda daha çok hissetmemizden kaynaklandığını söyleyebilirim. Agresif davranışları da artırıyor. Aceleciler, uzun soluklu plan yapmıyorlar, anlık sorunları çözmek istiyorlar. Yaylalarda yaşayan insanların daha uzun ömürlü olduklarını biliyoruz. Ovalarda veya sahillerde yaşayan insanların organları, nabzın daha hızlı atması ve sirkülasyonun hızlanmasından dolayı daha hızlı tükeniyor. Bu tükenmişlik, varoluşsal kaygıya dönüşüyor ve bu kaygı nedeniyle kişi bu duygusunu bastırırken diğer kişilere, ortamlara veya nesnelere karşı davranışlarında daha sert, daha agresif olabiliyor.&#8221;</p>



<p>Twitter&#8217;da nefret söylemi içeren paylaşımların hava sıcaklığının en yüksek olduğu öğle saatlerinde daha fazla saptandığını bildiren Akgül, &#8220;Bu tür içeriklerin sayısının günlük olarak kaydedilmesi sonucunda ve yerel sıcaklıklardaki değişiklikler istatistiki olarak değerlendirildiğinde, sıcak yerlerde yaşayanların serin yerlerdekilere göre daha agresif davranışlar ve daha çok nefret söylemi kullandığı görülmüş.&#8221; diye konuştu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü hakkında bilinmesi gerekenler</strong></h2>



<p>Nefret söyleminin aslında en çok kişinin kendisine zarar verdiğini söyleyen Akgül, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;Kullandığımız dil, beynimizde üretiliyor ve beynimizde en çok yankılanan söylemler nefret söylemleri ise artık bizim dünyamız ona evriliyor. Böylece kendimizden başlamak üzere en yakın çevremizden uzak çevremize kadar birçok yerde nefret dilini daha sık kullanıyoruz. Böyle olunca da keskin sirke küpüne zarar. En iyisi biz, bu tür nefret söylemleri yerine hoşumuza gitmeyen şeyleri güzel ve sevgi diliyle ifade edelim. &#8216;Bunu yapma!&#8217; diyeceğimize &#8216;Bunu yaparsan memnun olurum.&#8217; veya &#8216;Şunu yapman benim hoşuma gitmiyor.&#8217; diyelim. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı gününde her türlü talihsizliğe rağmen nasıl bir insan başarısı ortaya koyabiliriz diye sorgulayın ve sizi sıkan, üzen, strese sokan herhangi bir şeyle karşılaştığınız zaman onu düşman değil, size bir şeyler öğretmeye gelen bir öğretmen olarak görüp bir şeyler öğrenmeye çalışın.&#8221;</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/kuresel-isinma-ofkemizi-arttirabilir-mi/">Küresel ısınma öfkemizi arttırabilir mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/kuresel-isinma-ofkemizi-arttirabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kahve sevenlere kötü haber:  Dünyada kahve yetiştirilen alanlar azalıyor</title>
		<link>http://merjam.com/kahve-sevenlere-kotu-haber-dunyada-kahve-yetistirilen-alanlar-azaliyor/</link>
					<comments>http://merjam.com/kahve-sevenlere-kotu-haber-dunyada-kahve-yetistirilen-alanlar-azaliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 09:08:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[En yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Avakado]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kahve]]></category>
		<category><![CDATA[Kahve yetiştirilen alanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kaju]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel sorun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=141492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel ısınma bazı gıdaların üretim alanlarını tehdit ediyor. İsviçre’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, küresel ısınma arttıkça dünyadaki kahve, kaju ve avokado yetiştirmeye uygun bölgeler önemli ölçüde değişecek. İşte detaylar… </p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/kahve-sevenlere-kotu-haber-dunyada-kahve-yetistirilen-alanlar-azaliyor/">Kahve sevenlere kötü haber:  Dünyada kahve yetiştirilen alanlar azalıyor</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/GIRIS-238-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/GIRIS-238-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/GIRIS-238-1024x683.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/GIRIS-238-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/GIRIS-238-1536x1024.jpg 1536w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/GIRIS-238.jpg 1800w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Brezilya, Endonezya, Vietnam ve Kolombiya&#8217;daki önemli kahve bölgelerinin tümü, 2050 yılına kadar yaklaşık yüzde 50 oranında küçülecek. Kaju ve avokado için uygun alanlar artacak. Ancak bu durum tarım arazilerinin genişlemesi nedeniyle ormanların yok olmasıyla sonuçlanacak. Bilim insanları, ülkelerin değişen iklim koşullarına hazırlanması ve olası ekolojik felaketlerin önüne geçilmesi için çağrı yaptı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/HABER-2-16.jpg" alt="" class="wp-image-141493" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/HABER-2-16.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/HABER-2-16-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Son yıllarda avokado ve kaju yetiştiriciliği de önemli ölçüde arttı</strong></h2>



<p>Kahve, yalnızca popüler bir içecek olarak değil, milyonlarca küçük çiftçinin geçim kaynağı olarak dünyanın en önemli ürünlerinden birini oluşturuyor. Bununla birlikte, zengin ülkelerdeki talebin artmasıyla, son yıllarda avokado ve kaju yetiştiriciliği de önemli ölçüde arttı. Küresel ısınmanın kahveye yönelik tehdidi son yıllarda araştırılmış olsa da yükselen sıcaklıkların avokado ve kaju yetiştiriciliğini nasıl etkileyeceği hakkında çok az bilgi var.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="450" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/HABER-1-15.jpg" alt="" class="wp-image-141494" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/HABER-1-15.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/HABER-1-15-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Üç ürün incelendi</strong></h2>



<p>Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi tarafından yapılan çalışmada, bilim insanları yazarlar artan sıcaklıkların ve değişen yağış oranlarının önümüzdeki 30 yıl içinde üç ürünü nasıl etkileyeceğini inceledi. Araştırmacılar ayrıca, ilk kez, arazi ve toprak özellikleri hakkında bilgi topladı. Plos One dergisinde yayımlanan çalışmanın yazarları, kahvenin sıcaklıklara karşı çok yüksek duyarlılığa sahip olduğuna dikkat çekti.&nbsp; Dünyadaki en sık tüketilen kahve türünü oluşturan Arabica üretiminin çoğunluğunu oluşturan ülkelerde, mahsulün yetiştirilmesi için uygun alanların 2050 yılına kadar yaklaşık yarı yarıya azalacağı belirtildi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Brezilya&#8217;nın kahve için uygun bölgelerinde yüzde 76&#8217;lık, Kolombiya&#8217;da ise yüzde 63’lük azalma</strong></h2>



<p>Bununla birlikte, araştırmacılara göre küresel ısınma bazı bölgeleri daha ağır vuracağından, buralarda ağır kayıplar yaşanacak. Buna göre, en düşük sıcaklık senaryosunda, Brezilya&#8217;nın kahve için en uygun bölgelerinde yüzde 76&#8217;lık, Kolombiya&#8217;da ise yüzde 63’lük bir azalma görülecek.</p>



<p>Diğer taraftan, Arjantin, Güney Afrika, Çin ve Yeni Zelanda da dahil olmak üzere, bazı ülkeler kahve yetiştiriciliği için daha elverişli hale gelecek. Ancak çalışmanın yazarlarına göre, bu durum&nbsp; yeni bölgelerin mevcut alanların yerini kolayca alabileceği anlamına gelmiyor.</p>



<p>Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi&#8217;nden çalışmanın baş yazarı Roman Grüter, &#8220;Bugün ana üretim bölgelerinde olanlar için temel mesajımız, tarım sistemlerinin değişen koşullara uyum sağlaması için hazırlanması. Yeni bir alanda kahve yetiştirilebilir. Ancak bu, 10 yıl içinde mükemmel kahve yetiştirme bölgelerine sahip olacağımız anlamına gelmez” dedi.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/HABER-3-5.jpg" alt="" class="wp-image-141495" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/HABER-3-5.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/HABER-3-5-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kajunun yetiştirileceği alanlar yüzde 17 artacak</strong></h2>



<p>Öte yandan, kaju fıstığı için durumun kahveden oldukça farklı olduğu görüldü. Araştırmacılar göre, ekin yetiştirmek için son derece uygun olan dünya alanları, 30 yıl içinde yüzde 17 oranında artacak. Ancak ekonomisi kaju fıstığı üretimine tarımına bağlı bölgeler için bu iyi bir haber değil. En düşük sıcaklık artışı modellerine göre, Benin kaju yetiştirilen bölgelerinin yarısını kaybedecek.</p>



<p>Küresel ısınma, dünyadaki avokado yetiştirilen bölgelerde de önemli değişikliklere neden olacak. Meksika, uygun arazilerde yüzde 80&#8217;in üzerinde büyük bir artış görecek. Bununla birlikte, bir başka büyük üretici olan Peru, aynı iklim modeli altında uygun alanlarının yaklaşık yarısını kaybedecek.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Yerel toplulukların bu değişen süreçlere dahil olması gerekiyor”</strong></h2>



<p>Sıcaklıklardaki artış ve yağış düzeylerindeki değişiklikler bazı bölgeleri daha uygun hale getirebildi. Bilim insanları bu ürünleri yeni bölgelerde geliştirmeye yönelik büyük bir değişikliğin daha fazla ormanı tarım arazisine dönüştürebileceğinden veya istilacı türlerin artmasından endişe ediyor.</p>



<p>Grüter, &#8220;Bu mahsulleri yetiştirmek için daha uygun hale gelebilecek bölgelerde, ormansızlaşma gibi olumsuz çevresel etkilerin olmadığından emin olmak gerekiyor. Bütün bu değişimlerde yerel paydaşların, yerel toplulukların bu değişen süreçlere dahil olması gerekiyor” diye konuştu.</p>



<p>Kaynak: NTV</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/kahve-sevenlere-kotu-haber-dunyada-kahve-yetistirilen-alanlar-azaliyor/">Kahve sevenlere kötü haber:  Dünyada kahve yetiştirilen alanlar azalıyor</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/kahve-sevenlere-kotu-haber-dunyada-kahve-yetistirilen-alanlar-azaliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antarktika&#8217;daki “kıyamet buzulu” Thwaites hızla eriyor!</title>
		<link>http://merjam.com/antarktikadaki-kiyamet-buzulu-thwaites-hizla-eriyor/</link>
					<comments>http://merjam.com/antarktikadaki-kiyamet-buzulu-thwaites-hizla-eriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2022 06:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mekânlar]]></category>
		<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Antartika]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyamet buzulu]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[Thwaites buzulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=139977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antarktika'daki “kıyamet buzulu” Thwaites, küresel ısınmanın etkisiyle hızla eriyor. Bir grup bilim insanı, küresel ısınmanın etkisiyle eriyen Antarktika'daki buzul nedeniyle denizlerin ne kadar ve ne hızlı yükseleceğini daha iyi anlamak için "dünyanın ulaşılması en zor yeri"ne yelken açıyor. İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/antarktikadaki-kiyamet-buzulu-thwaites-hizla-eriyor/">Antarktika&#8217;daki “kıyamet buzulu” Thwaites hızla eriyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/giris-44-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/giris-44-300x169.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/giris-44-1024x576.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/giris-44-768x432.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/01/giris-44.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Otuz iki bilim insanı bugün, eriyen devasa Thwaites buzulunun Amundsen Denizi&#8217;ne bakan kritik alanını araştırmak için bir Amerikan araştırma gemisinde iki aydan uzun sürecek bir göreve başlayacak.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ekip, yola çıkmak için hazırlanıyor</strong></h2>



<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere, dünyanın en geniş buzulu olan ve hızla eriyen Thwaites&#8217;i incelemek için 50 milyon dolarlık ortak bir misyon üstlendi. Araştırma grubunda yer alan İsveç&#8217;teki Göteborg Üniversitesinden okyanus bilimci Anna Wahlin, &#8220;Gelecekteki deniz seviyesinin yükselmesine ilişkin tahminlerde bu kadar büyük bir belirsizliğe sahip olduğumuzu söylememin ana nedeni Thwaites. Bunun sebebi, çok uzak bir bölge olması ve ulaşımın zorluğu. Buzul yapısı nedeniyle değişkenlik gösteriyor. Bu yüzden bu konuda endişeliyiz.&#8221; dedi.</p>



<p>Wahlin, Thwaites&#8217;in &#8220;diğer buz kütlelerinden farklı göründüğünü&#8221; belirterek &#8220;Neredeyse birbirine bastırılmış bir buzdağları kargaşası gibi görünüyor. Bu nedenle bunun diğer buz kütleleri gibi güzel, pürüzsüz ve katı bir buz parçası olmadığı giderek daha açık hale geliyor. Bu çok daha pürüzlü ve hasarlı.&#8221; diye konuştu.</p>



<p>Thwaites&#8217;teki önemli buz-su ara yüzüne daha önce kimse adım atmadı. Wahlin, 2019&#8217;da robotik bir gemi kullanan bir gemiden bölgeyi keşfeden ancak karaya çıkmayan bir ekipte yer almıştı. Wahlin&#8217;in ekibi, 2019&#8217;da kullanılan Ran adlı büyük gemiyi ve Thwaites&#8217;in altına girebilmek için daha çevik Boaty McBoatface adlı drone olmak üzere iki robot gemisi kullanacak. Gemideki bilim insanları su sıcaklığını, deniz tabanını ve buz kalınlığını ölçecek. Aynı zamanda buzdaki çatlaklara, buzun nasıl yapılandırıldığına ve buzulun dışındaki adalardaki mühür plakalarına bakılacak.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Thwaites küresel deniz seviyesi yükselişinin yüzde 4&#8217;ünden sorumlu</strong></h2>



<p>Oregon Eyalet Üniversitesi buz bilimcisi Erin Pettit, Thwaites&#8217;in üç şekilde eridiğini belirtti: &#8220;Buzul, okyanus suyuyla aşağıdan eriyor. Buzulun kara kısmı, deniz tabanına bağlandığı yerdeki tutuşunu kaybediyor bu nedenle büyük bir yığın okyanusa çıkıp daha sonra eriyebilir. Son olarak da Thwaites&#8217;in buz sahanlığı, hasarlı bir araba ön camı gibi yüzlerce çatlak oluşturacak şekilde kırılıyor. Bu sadece bir yıl içinde oluşacak 10 kilometre uzunluğundaki çatlaklar sebebiyle en tehlikelisi.&#8221;</p>



<p>Araştırmacılar, buzulun küresel deniz seviyesi yükselişinin yüzde 4&#8217;ünden sorumlu olduğunu ve daha fazla buz kaybetmesine neden olan koşulların hızlandığını belirtiyor. Kıtadaki araştırma istasyonlarının hiçbirinin yakınında olmayan Thwaites, Antarktika&#8217;nın batı yarısında, Antarktika Yarımadası&#8217;nın doğusunda bulunuyor. Thwaites&#8217;e Florida eyaleti büyüklüğündeki sahip olduğu buz miktarı ve erirse oluşturacağı potansiyel tehdit nedeniyle &#8220;kıyamet buzulu&#8221; da deniliyor.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/antarktikadaki-kiyamet-buzulu-thwaites-hizla-eriyor/">Antarktika&#8217;daki “kıyamet buzulu” Thwaites hızla eriyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/antarktikadaki-kiyamet-buzulu-thwaites-hizla-eriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acil önlem alınmalı! Küresel ısınma yüzünden güzergâhlarını değiştiriyorlar</title>
		<link>http://merjam.com/acil-onlem-alinmali-kuresel-isinma-yuzunden-guzergahlarini-degistiriyorlar/</link>
					<comments>http://merjam.com/acil-onlem-alinmali-kuresel-isinma-yuzunden-guzergahlarini-degistiriyorlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2021 06:38:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Caretta carettalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Emin Birpınar]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel ısınma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=134438</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Birpınar, küresel ısınmadan dolayı caretta carettaların güzergâh değiştirdiğine vurgu yapıyor. Acil önlem alınması gereken konu da Birpınar, "Bu ısınmayı engelleyemezsek o zaman başka türler buraya gelir. Buradaki türleri yok etmeye başlar." Diyor. İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/acil-onlem-alinmali-kuresel-isinma-yuzunden-guzergahlarini-degistiriyorlar/">Acil önlem alınmalı! Küresel ısınma yüzünden güzergâhlarını değiştiriyorlar</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/Caretta-carettalar-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/Caretta-carettalar-300x169.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/Caretta-carettalar-1024x576.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/Caretta-carettalar-768x432.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/Caretta-carettalar.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar, yaptığı açıklamada, Muğla&#8217;nın Ortaca ilçesi Dalyan Mahallesindeki İztuzu Plajı&#8217;nın Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildiğini anımsatarak, plajda hiçbir yapılaşmanın mümkün olmadığını söyledi. Plajdaki deniz kaplumbağalarına işaret eden Birpınar, kaplumbağalar için yürütülen çalışmanın çok çevreci ve hayvanları koruma projesi olduğunu dile getirdi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Caretta carettaların koruma ve rehabilitasyon projesine devam edilecek</strong></h2>



<p>Birpınar, deniz kaplumbağalarının yaşamasının denizin temizliğine bağlı olduğunu işaret ederek, &#8220;Aldığımız iki oksijenden biri ormanlardan diğeri denizlerden geliyor. Denizlerin sağlığı sadece kirletmemekle değil, mevcut durumunu muhafaza ederek, orada sürdürülebilir bir hayatı, habitatı devam ettirmekle ilgili. Dolayısıyla bu hayvanlar da denizin en önemli türlerinden biri. Yok olmaları, denizde başka türlerin de yok olacağı anlamına geliyor. Caretta carettalar her yıl İztuzu Plajı&#8217;na gelerek yumurta bırakıyor.&#8221; diye konuştu. Caretta carettaların denize sağlıklı şekilde ulaşması için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini aktaran Birpınar, bu alanda koruma ve rehabilitasyon projesine ısrarla devam edeceklerini kaydetti.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Bu durum Akdeniz&#8217;in ısındığını, küresel ısınmadan dolayı deniz sıcaklığının da arttığını gösteriyor”</strong></h2>



<p>Bilimsel veri elde etmek için deniz kaplumbağalarına uydu takip cihazı takıldığına değinen Birpınar, &#8220;Bunları keyif için takmıyoruz. Bu sene 10 cihaz taktık. Geçen sene de 10 tane takmıştık. Patara&#8217;da bir proje yapmıştık. Belkız&#8217;ı denize göndermiştik. Bu hayvanın hareketlerini izliyoruz. Habitatında nereye gidiyor, ne yapıyor, ne kadar uzun süre nefes alıyor veya suyun sıcaklığına göre nasıl hareket ediyor.&#8221; dedi.</p>



<p>Birpınar, bu şekilde çeşitli veriler elde ettiklerini belirterek, şöyle konuştu: &#8220;İki sene önce denize bıraktığımız &#8216;Tuba&#8217; adlı kaplumbağa Adriyatik denizine gitti. Normalde o kadar kuzeye gitmemesi lazım. Hatta Çanakkale&#8217;ye gidenler oldu. Dolayısıyla &#8216;soğuk sulara gidiyor.&#8217; diye düşünüyoruz. Hâlbuki o sular ısınıyor. Dolayısıyla bu durum Akdeniz&#8217;in ısındığını, küresel ısınmadan dolayı deniz sıcaklığının da arttığını gösteriyor. Bu ısınmayı engelleyemezsek o zaman başka türler buraya gelir. Buradaki türleri yok etmeye başlar. Kızıldeniz&#8217;den balon balıkları gelip, Akdeniz’deki türleri yiyor. Çünkü orayı kendi habitatı, kendi ortamı zannediyor. Bu da hayırlı bir iş değil. Onun için biz suyun ne kadar ısındığını, bu hayvanların hareketleriyle görüyoruz. Bu carettaların yaşamıyla ilgili bilimsel verileri topluyor, hocalarımızla makalelerle dünyayla paylaşıyoruz.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Buradaki habitatı nasıl muhafaza ederiz diye üç gün boyunca müzakereler yapılacak”</strong></h2>



<p>Akdeniz&#8217;in kirliliğe karşı korunmasının önemine işaret eden Birpınar, bu yıl aralık ayında Akdeniz&#8217;in Kirliliğe Karşı Korunması Taraflar Toplantısının Antalya&#8217;da yapılacağını söyledi.</p>



<p>Akdeniz&#8217;e kıyısı olan 21 ülkenin bakanlarının toplantıya katılacağını anlatan Birpınar, şunları kaydetti: &#8220;Akdeniz&#8217;i daha fazla kirliliğe karşı nasıl koruruz, buradaki habitatı nasıl muhafaza ederiz diye üç gün boyunca müzakereler yapılacak. Doğaya hükmetmeden insanoğlu doğayla barışık bir şekilde yaşarsa aslında bütün problemler kendiliğinden çözülür. Bundan sonraki süreçte Türkiye&#8217;de çevreci bir kalkınma modelini benimseyerek, daha yeşil daha iklim dostu daha çevre dostu şehirler, plajlar olacak. Böylelikle hem ticaretin hem turizmin hem de şehirlerin iklim ve çevre dostu olması noktasında çalışmalara devam edeceğiz.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Çocuklarımızı, torunlarımızı düşünerek hareket etmek zorundayız”</strong></h2>



<p>Çevre meselesinin sınır tanımadığına aktaran Birpınar, dolayısıyla ortak hareket edilmesi gerektiğini savunduklarını dile getirdi. Birpınar, küresel problemlere küresel çözümler bulunması gerektiğine dikkati çekerek, &#8220;Hep beraber bütün ülkelerin imkân ve kabiliyetleriyle beraberce çalışmamız lazım. Burada politika yok. Çevre meselesinde hepimiz gelecek nesillerimizi, çocuklarımızı, torunlarımızı düşünerek hareket etmek zorundayız.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/acil-onlem-alinmali-kuresel-isinma-yuzunden-guzergahlarini-degistiriyorlar/">Acil önlem alınmalı! Küresel ısınma yüzünden güzergâhlarını değiştiriyorlar</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/acil-onlem-alinmali-kuresel-isinma-yuzunden-guzergahlarini-degistiriyorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Çevresel sorunlar, adalet-menfaat terazisinin bozulmasıyla ilgili”</title>
		<link>http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-cevresel-sorunlar-adalet-menfaat-terazisinin-bozulmasiyla-ilgili/</link>
					<comments>http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-cevresel-sorunlar-adalet-menfaat-terazisinin-bozulmasiyla-ilgili/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2021 15:08:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET ALTI]]></category>
		<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevresel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=123372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof Dr. Nevzat Tarhan, afet ve sellerin artması, küresel ısınma ve iklim değişiklikleri gibi sorunların adalet-menfaat terazisinin bozulmasıyla ilgili olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Menfaat terazisi ağır bastığı zaman adalet bozuluyor. Çünkü güçlü olan daha çok alan kazanıyor, narsist olan daha çok kendi alanını büyütüyor.” dedi.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-cevresel-sorunlar-adalet-menfaat-terazisinin-bozulmasiyla-ilgili/">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Çevresel sorunlar, adalet-menfaat terazisinin bozulmasıyla ilgili”</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-206-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-206-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-206-1024x683.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-206-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-206-1536x1024.jpg 1536w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-206-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p></p>



<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan Hakları Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İHAMER) ile Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tarafından düzenlenen ‘Gelecek Nesiller Açısından Çevre Hakkı’ Paneli’nde çevre sorunları farklı açılardan ele alındı. Üsküdar Üniversitesi İnsan Hakları Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İHAMER) ile Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tarafından düzenlenen ‘Gelecek Nesiller Açısından Çevre Hakkı’ Paneli, pandemi tedbirleri nedeniyle çevrimiçi gerçekleştirildi.</p>



<p><strong>Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı: “İnsanın sağlıklı bir ekosistemde yaşama hakkı var”</strong></p>



<p>&nbsp;Panelin moderatörlüğünü yapan İnsan Hakları Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İHAMER) Müdürü, Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, günümüzde tüm dünyayı etkileyecek boyutlara ulaşabilen ve küresel bir nitelik taşıyan çevre sorunlarının doğal sonucu olarak bozulan ekolojik dengenin, insan ve diğer canlıların yaşamlarını çok ciddi boyutlarda tehdit ettiğini söyledi. Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Oysa sağlıklı bir ekosistemde yaşama hakkının aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 100’den fazla devlet tarafından anayasal ya da hukuksal olarak bir hak olarak tanımlandığını söyleyebiliriz. Çevre hakkı, bütünün içinde en temel insan hakkı olan yaşam hakkının, insan olmanın bir uzantısı ve insanın maddi &#8211; manevi varlığının geliştirme hakkı ile de yakından bağlantılıdır.” dedi.</p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="449" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/cevresel-sorunlaar-4.jpg" alt="" class="wp-image-123373" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/cevresel-sorunlaar-4.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/cevresel-sorunlaar-4-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<p><strong>“Çevre hakkı, bugünkü nesilleri olduğu kadar hatta daha fazla gelecek kuşakları ilgilendiriyor”</strong></p>



<p>Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Çevre sorunları ile etkilerinin özellikle günümüzde artması neticesinde yeni düzenlenmiş ve çerçevesi genişletilmiş bir hak olan çevre hakkı ve daha yaşanılır bir dünya için tüm insan toplulukları hep beraber dayanışarak elimizden geleni yapmamız gerektiğini artık günümüzde artan çevre sorunları bağlamında çok iyi anlıyoruz. Çünkü çevre sorunları ancak tüm insanlar yanyana geldiği ve dayanıştığı takdirde çözülebilir. Diğer türlü tek tek insanların veya ülkelerin bu büyüklükteki sorunun üstesinden gelme imkânları maalesef yoktur. Çevre hakkı, bugünkü nesilleri olduğu kadar hatta daha fazla gelecek kuşakları ilgilendiriyor. Bu nedenle çevre hakkının yararlanıcıları arasında gelecek nesiller de önemli bir yere sahiptir.” diye konuştu.</p>



<p><strong>&nbsp;Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Mavi gezegenimiz ciddi şekilde sinyaller veriyor”</strong></p>



<p>&nbsp;Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise Üsküdar Üniversitesi olarak pandemi sonrası için “Küresel İyi Oluş Manifestosu” yayınladıklarını söyledi. Manifestoyu İngilizce’ye çevirip dünyada 500’ün üzerinde üniversiteye resmi olarak gönderdiklerini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Manifesto neticesinde olumlu dönüşler de aldık. Manifestoda işlediğimiz konulardan birisinde de insanın aç gözlüğü neticesinde doğaya ve çevreye verdiği tahribattan, doğanın insanlıktan intikam almakta olduğundan bahsettik. Manifestoda geleceğimizin ve güzel mavi gezegenimizin daha barışçıl, daha sürdürülebilir, daha adil ve yaşanılabilir olması gerektiğinin altını çizdik. Mavi gezegenimiz ciddi şekilde sinyaller veriyor. İnsanlar evden çıkmadığında ozondaki delik bile küçülmüştü.” dedi.</p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/cevresel-sorunlaar-3.jpg" alt="" class="wp-image-123374" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/cevresel-sorunlaar-3.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/cevresel-sorunlaar-3-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<p><strong>“İnsan merkezli yaşam felsefesi, doğayı tahribata uğrattı”</strong></p>



<p>&nbsp;İnsanın doğanın bir ürünü değil, doğaya hoyratça davranan bencil bir misafir olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İnsan çevreye zulüm ediyor. Çevre ile insanın rekabetinin kapısını açan da maalesef İngiliz Felsefeci Francis Bacon’dur. Bacon, ‘doğayla insan rekabet halindedir, doğanın üzerine gidelim, bu çevreyi yok etmek değildir, insan üstün varlıktır ve çevreye hâkim olma hakkımız var’ diyerek çevre ile ilgili gelenekleri alt üst etmiş. Kızılderililerden ve dini öğretilerden duyduğumuz ‘doğaya saygı’ öğretilerinin de üstün insanın ortaya çıkmasını engellediğini ifade ederek rekabeti teşvik etti. Son derece insan merkezli bir yaşam felsefesi sorunu oluşturdu. İnsan merkezli yaşam felsefesi, doğayı tahribata uğrattı.” dedi.</p>



<p><strong>&nbsp;“Doğayı yok ederek aslında torunlarımıza zarar veriyoruz”</strong></p>



<p>&nbsp;“Doğa, orta ve uzun vadede bizim hayat parçamızdır.” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerine şöyle devam etti: “Belki şu anda fark etmeyeceğiz ama doğayı yok ettiğimiz zaman aslında çocuklarımıza ve torunlarımıza zarar vermiş olacağız. Bilim, tahmin edilebilirlik öğretisidir. Bilim, tahmin edilebilirliği ortaya çıkaracak. Politika belirleyenler de buna göre sorumluluklarını alacaklar. Ancak politika belirleyenler ‘bir sonraki seçimi nasıl kazanırım?’ diye düşünüyor. Küresel olarak ‘orta ve uzun vadeli sonuçlar beni ilgilendirmez’ diye düşünen bir siyasi dinamik var. Bu dinamik nedeniyle bir doyumsuzluk, rekabet, yarışmacılık ve acımasızlık var. Adalet kalmadı, doğayla ilişkimiz adil değil. Kendimizle, sosyal çevre ve aile ile ilişkimiz de adil değil. Doğanın, hayvanların ve insanların da hakları var. Güçlü olanın zayıf olanı ezme felsefesi bütün bu hakları yok ediyor. Çevreciliğin en büyük düşmanı aslında bu zihinsel dönüşümdür.”</p>



<p><strong>&nbsp;“Menfaat terazisi ağır bastığı zaman adalet bozuluyor”</strong></p>



<p>&nbsp;Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ‘Doğaya karşı saldırgan politikamızı göz önüne almamız ve 50-100 yıl sonrasını öngören çalışmalar yapmamız gerekiyor.’ dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğada afetlerin ve sellerin artması, küresel ısınmanın ve iklim değişikliklerinin ön plana çıkması dünyadaki adalet ve menfaat terazisinin dengelerinin bozulması ile ilgilidir. Menfaat terazisi ağır bastığı zaman adalet bozuluyor. Çünkü güçlü olan daha çok alan kazanıyor, narsist olan daha çok kendi alanını büyütüyor. Narsist hücre ile narsist insan birbirine çok benzer. Narsist hücre, kanser hücresidir. Kanser hücresinde sorumsuzluk, sınırsızlık ve büyüme arzusu vardır. Büyüme arzusu ile yanındaki hücreleri yutarak devamlı çoğalmak ister. Kendi içine gelen damarlara özel hormon salgılatıp damarları genişletir, daha çok oksijen ve glikoz tüketir. 3 mm’yi geçen bir kanser dokusu, ölçülebildiği için erken teşhiste kullanılabiliyor. İnsan da şu anda doğayı acımasızca kullanıyor. Şu anda ciddi bir empati erozyonu var. İnsanoğlu hiç ötekini düşünmüyor, sadece kendi çıkarını düşünüyor. Böyle bir insan tipi ortaya çıktı.”</p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="397" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/cevresel-sorunlaar-2.jpg" alt="" class="wp-image-123375" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/cevresel-sorunlaar-2.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/cevresel-sorunlaar-2-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<p>&nbsp;<strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Doğadaki canlılarla empati kurulmalı”</strong></p>



<p>Covid-19 pandemisinden sonra dünyanın narsisizm pandemisine doğru ilerlediğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bencilliğin olduğu yerde de huzur olmaz. Şu anda tüketim çılgınlığı ve bencillik, bu çağın hastalığıdır. Bu ikisi de doğaya zarar veriyor. İkisinin arkasında da zihinsel dönüşüm, yanlış yaşam felsefesi var. İnsan psikolojisi ile ilgilenen biri olarak çevrenin bu boyutunu önemsememiz gerektiğini düşünüyorum. Zihinsel dönüşüm olumlu yönde düzelmezse küresel olarak söylenenleri kimse sahiplenmeyecek. Önce zihinsel, sonra sosyal ardından ekonomik ve siyasal dönüşüm geliyor. Çevre hakkını konuşurken muhakkak doğadaki diğer canlılara da empati yapabilmemiz gerekiyor. Bu konuda çevre kültürü ve bilinci oluşturmamız gerektiğini özellikle vurgulamakta fayda var.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-cevresel-sorunlar-adalet-menfaat-terazisinin-bozulmasiyla-ilgili/">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Çevresel sorunlar, adalet-menfaat terazisinin bozulmasıyla ilgili”</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-cevresel-sorunlar-adalet-menfaat-terazisinin-bozulmasiyla-ilgili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
