<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kaygı arşivleri - Merjam</title>
	<atom:link href="http://merjam.com/etiket/kaygi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://merjam.com/etiket/kaygi/</link>
	<description>Modanın Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Sun, 10 Oct 2021 09:27:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.5</generator>
	<item>
		<title>Mevsim geçişleri migren ağrılarını tetikliyor!</title>
		<link>http://merjam.com/mevsim-gecisleri-migren-agrilarini-tetikliyor/</link>
					<comments>http://merjam.com/mevsim-gecisleri-migren-agrilarini-tetikliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Oct 2021 09:26:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Mevsim geçişleri]]></category>
		<category><![CDATA[Migren]]></category>
		<category><![CDATA[Migren ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=133165</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapılan araştırmalar mevsim geçişlerinde migren hastalarının yüzde 50'sinde atakları tetikleyebildiğini gösteriyor. Önlem alınması halinde hayat kalitesinin yükseleceğini vurgulayan uzmanlar, uyarıyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/mevsim-gecisleri-migren-agrilarini-tetikliyor/">Mevsim geçişleri migren ağrılarını tetikliyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="185" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/migren-agrisi-300x185.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/migren-agrisi-300x185.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/migren-agrisi-1024x632.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/migren-agrisi-768x474.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/migren-agrisi.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Beyin Sağlığı ve Hasta Derneği (BEYİNDER) Başkanı Prof. Dr. Derya Uludüz, mevsim geçişlerinde migren hastalarının nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Migren hastaları için kötü havalar…</strong></h2>



<p>Migreni tetikleyen faktörlerin pek çok sebebi olabileceğini belirten Uludüz, &#8220;Mesela beyninizde bulunan bazı hormon seviyelerinde dengesizlikler, tükettiğiniz yiyecekler veya genlerinizdeki yatkınlık bile migreniniz için bir atak tetikleyicisi olabilir. Hormonal değişiklikler, stres ve özellikle bazı yiyecek türleri örnek verilebilir.&#8221; diye konuştu.</p>



<p>Hava sıcaklığının hastalığı tetikleyen etmenler arasında yer aldığını vurgulayan Uludüz, şunları kaydetti: &#8220;Özellikle bahar aylarından yaz ve kışa geçiş dönemlerinde atakların sıklığı ciddi şekilde artıyor. Bilimsel çalışmaların verilerine göre migren hastalarının yüzde 50&#8217;si için hava durumu değişiklikleri atakları tetikleyebiliyor. Fırtınalı havalar, hava ısısında meydana gelen ani değişimler ve hava basıncı değişikliği gibi vücudu etkileyen hissedilir değişimler, hormon dengelerini değiştirerek beyin kimyasallarının değerlerinin de değişmesine ve beraberinde migren atağının oluşmasına sebep olabiliyor.&#8221;</p>



<p>Güneşli havanın birden kararıp fırtınalı hale dönmesinin zaman zaman hem endişe verici hem de iç karartıcı olduğunu dile getiren Uludüz, &#8220;Bu durumda migren atağı başlayan bir hastada atağın tetikleyicisi olarak stres hormonu dengelerindeki değişimin mi yoksa psikolojik bunalım halinin mi etkili olduğunu veya stresin etkisiyle yediği herhangi bir şeyin mi atağa sebep olduğunu ayırt etmek bazen güç olabilir.&#8221; dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Her migren hastası bu değişimlere aynı tepkiyi vermiyor”</strong></h2>



<p>BEYİNDER Başkanı Prof. Dr. Uludüz, bazı hastaların sıcaklık ve neme karşı daha hassas olduğunu dile getirerek, şunları aktardı: &#8220;Her migren hastası bu değişimlere aynı tepkiyi vermiyor. Kimi kapalı, karanlık ve soğuk havalardan hoşlanırken, bir başkası için bu hava durumu stres sebebi olabiliyor. Sıcak hava bazı migren hastaları için bir tetikleyici olurken bazı hastalara etki etmiyor ama havanın bir anda soğuması atak başlamasına sebep olabiliyor. Bu durum bize bazı hastaların diğerlerine oranla sıcaklık ve nem dengesine karşı daha hassas olduğunu gösteriyor.&#8221;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="600" height="337" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/20211007_2_50333747_69409787-1.jpg" alt="" class="wp-image-133168" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/20211007_2_50333747_69409787-1.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/20211007_2_50333747_69409787-1-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Uzmanlar öneriyor, &#8220;Ağrı günlüğü tutun&#8221;</strong></h2>



<p>Uludüz, sıcaklığın değişmesi, yüksek nem oranı, rüzgârlı hava ve lodos, kuru hava, parlak ışıklı ve çok güneşli havaların ve basınç değişikliklerinin de migren şikâyetlerini ortaya çıkaran etkenler arasında yer aldığına işaret etti. Migren ataklarının çoğunlukla başlamadan önce kendini belli ettiğini dile getiren Uludüz, &#8220;Özellikle tetikleyiciniz olduğunu düşündüğünüz bir şeye maruz kaldıysanız atağın başlayacağını düşünmeden edemezsiniz. Bu gibi durumlarda &#8216;Kesin migrenim tutacak, ben şimdi ne yapacağım?&#8217; diye panik olmak yerine durumu tersine çevirici yöntemler aramakta fayda var.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>Hava durumuna bağlı gelişen migren ataklarının yönetilebileceği bilgisini paylaşan Uludüz, şu önerilerde bulundu: &#8220;Hava değişiklikleri sizin için ağrınızı tetikleyici bir etken ise hava durumunu kontrol ederek hareket etmek kendinizi korumanızı sağlar. Günün belirli saatlerinde başınız ağrıyorsa bir ağrı günlüğü tutmak, dönüp baktığınızda ne yaptığınızda atak geçirdiğinizi anlamak, böylelikle tetikleyicilerinizi anlamanız için çok doğru bir yöntem olacaktır. Ağrınızı tetikleyen yiyeceklerden uzak durmak, iyi bir uyku uyumak gibi. Hava değişimi olan günlerde mümkün olduğunca dışarı çıkmamaya özen gösterin. Mutlaka çıkmak zorunda kalırsanız bir koruyucu şapka ve güneş gözlüğü takın. Bu dönemde bolca su içmeye de özen gösterin. Sıcak dönemlerde susuzluk, ağrı ataklarınızı artıracaktır.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Migreni olanlar, herkesten daha çok düzenli yaşam, beslenme koşullarına uymalıdır&#8221;</strong></h2>



<p>Türk Nöroloji Derneği Baş Ağrısı Çalışma Grubu Moderatörü Prof. Dr. Sabahattin Saip ise migrenin, dünya genelinde çoğunluğu kadın olmak üzere yaklaşık 1 milyar insanı etkilediğinin tahmin edildiğini söyledi. Migreni &#8220;küresel çapta hastalık yükü ile engellilik oluşturan durumlar arasında ikinci sırada yer alan önemli bir nörolojik bozukluk&#8221; diye tanımlayan Saip, migrenin, genellikle genetik yatkın kişilerde farklı tetikleyici faktörlerin araya girmesiyle başlayan, 1-2 gün süren, başta ağrının olduğu, bulantı, ışık ve sesten rahatsızlık duygusunun eşlik ettiği semptomlar topluluğu ile karakterize ataklar halinde seyrettiğini anlattı.</p>



<p>En yaygın haliyle ayda bir veya iki gibi benzer atakların olduğunu ve kişinin yaşam performansını düşürdüğünü dile getiren Saip, konuşmasını şöyle tamamladı: &#8220;Atakların ortaya çıkma sıklığı kişinin kendi, öz ve genel çevre değişkenlerine göre değişir. Stres, uykusuzluk, açlık, yorgunluk, menstürasyon gibi kişinin öz biyolojik davranışlarındaki durumlar ile farklı irrite edici yiyecek, içecekler, hava değişiklikleri, mevsim dönümleri gibi dış çevre, ortam değişiklikleri atakların ortaya çıkmasında ve sıklaşmasında önemli rol oynar. Bu genel bilgiler, hatalığın kontrolünde çok önemli avantaj sağlamaktadır. Yaşadığımız Kovid-19 salgınının da öğrettiği gibi asıl olan koruyucu hekimliktir. Migreni olan kişiler, herkesten daha çok düzenli yaşam, beslenme koşullarına uymalıdırlar. Düzenli ve yeterli uyku, öğün atlamamak, düzenli egzersiz, olabildiğince stresli ortamlardan uzak durmak, hava ve mevsim değişimlerine gerekli önlemleri alma tedavinin temelidir.&#8221;</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/mevsim-gecisleri-migren-agrilarini-tetikliyor/">Mevsim geçişleri migren ağrılarını tetikliyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/mevsim-gecisleri-migren-agrilarini-tetikliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kontrol edilmeyen kaygı ve korku ciddi hasara yol açıyor</title>
		<link>http://merjam.com/kontrol-edilmeyen-kaygi-ve-korku-ciddi-hasara-yol-aciyor/</link>
					<comments>http://merjam.com/kontrol-edilmeyen-kaygi-ve-korku-ciddi-hasara-yol-aciyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2021 06:59:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=127938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda küresel salgın Covid-19 ile birlikte hayata karşı daha karamsar ve kaygılı olabiliriz. Uzmanlar kaygı bozukluğu belirtileriyle başvuran hasta sayısında ciddi artış yaşandığının altını çiziyor. Kontrol edilemeyen kaygı ve korku fiziksel ve ruhsal olarak ciddi hasara sebep oluyor. Sizler için kaygı ve korku karşısında alınması gereken önlemleri sıralayacağız.  </p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/kontrol-edilmeyen-kaygi-ve-korku-ciddi-hasara-yol-aciyor/">Kontrol edilmeyen kaygı ve korku ciddi hasara yol açıyor</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/giris-187-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/giris-187-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/giris-187-1024x683.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/giris-187-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/giris-187-1536x1024.jpg 1536w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/giris-187-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Acıbadem Bodrum Tıp Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Emel Sönmez “Pandemiye bir de doğal afetlerin eklenmesi kaygı ve korkularımızın artmasına ve yoğunlaşmasına yol açtı. Son zamanlarda gelen hastalarımızda kaygı bozuklukları ve korkunun psikolojik etkilerini fazlasıyla görüyoruz. Korku, kaygının bir üst aşamasıdır; dozunda olan korku nasıl ki bizi tehlikelere karşı korursa, kontrol edilemeyen aşırı korku da hem bizi hem çevremizi olumsuz etkileyerek günlük hayatımızı çıkmaza sokabilir” diyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kaygı ilerler ve korkuya dönüşürse, sağlıklı düşünme gücümüzü yitirmeye başlarız</strong></h2>



<p>Yangın, sel ve benzeri toplumsal felaketlere doğrudan maruz kalmasak da, iletişim kanallarından olayla ilgili bilgi almanın, yaşananlar için üzülmenin doğal ve olması gereken bir insani tepki olduğu belirten Dr. Emel Sönmez “Hepimiz, başka insanların ve canlıların başına gelen felaketlerden etkileniriz. Empati kurarız ve doğal olarak üzülürüz. Bu insan olmanın temel duygularından biridir. Bu duygular sayesinde, hepimiz acıların hafifletilmesi için elimizden gelen ne varsa, destek olma ihtiyacı duyar ve harekete geçeriz. Ayrıca kendimiz ve çevremizdekiler için kaygılanırız. Kaygılanmak da sağlıklı bir tepkidir. Bu sayede, olası riskler için tedbir almaya da çalışırız. Ancak kaygı ilerler ve korkuya dönüşürse, sağlıklı düşünme gücümüzü yitirmeye başlarız” dedi.</p>



<p>Peki, bu süreçte aşırı kaygı ve korkularımıza esir düşmemek, rutin günlük yaşantımızı devam ettirebilmek için nasıl bir yaklaşıma sahip olmalı, neler yapmalıyız? Psikiyatri Uzmanı Dr. Emel Sönmez, kaygılarımız ve korkularımızla baş edebilmenin 9 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="487" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-3.jpg" alt="" class="wp-image-127940" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-3.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-3-300x244.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Dozunda olan, kontrollü korkularımız bizi tehlikelerden korur</strong></h2>



<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Emel Sönmez “Kaygı ve korkularınızın ne zaman, hangi olaydan sonra başladığının farkında olursanız daha kolay yoluna koyarsınız” diyerek şöyle konuşuyor: “Bu korkuya ben ilk olarak ne zaman, hangi olay üzerine kapıldım? Korkum giderek artıyor mu? Hangi faktörlerden etkileniyor? Bu soruları yanıtlamak sorunu çözmede büyük önem taşıyor. Nasıl ki alerjisi olan bir kişi; kendisinde hangi etkenlerin alerjisini tetiklediğinin, hangi etkenlerle alerjisinin azaldığının farkında olursa ona göre davranır ve fayda sağlar; korkular da böyledir. Dozunda olan, kontrollü korkularımız bizi tehlikelerden korur; ancak aşırı korkuya teslim olursak o zaman tehlike çanları çalıyor demektir” diyor.</p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="453" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-1.jpg" alt="" class="wp-image-127942" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-1.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-1-300x227.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Rutin alışkanlıklarınız arasında 50 dakika yürüyüş olsun</strong></h2>



<p>Yapılan bilimsel çalışmalar; her gün 50 dakika yürüyüş, yüzme veya dans etmenin kaslarımızı çalıştırarak beynimizin mutluluk hormonu olarak bilinen endorfin salgıladığını ortaya koyuyor. Böylece korku ve kaygılarımızın da üstesinden daha kolay gelebiliyoruz. Ancak ’10 dakika yürüdüm, yeterli’ diye düşünmek doğru değil, çünkü beyin ancak 50 dakika hareketin sonrasında endorfin salgılıyor. Bu nedenle özellikle düzenli ve tempolu yürüyüşü her gün rutin alışkanlıklarımız arasında koymak, fiziksel sağlığımız kadar ruhsal sağlığımız için de çok büyük önem taşıyor.  </p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-2.jpg" alt="" class="wp-image-127941" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-2.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-2-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>İlk aşama kabulle başlıyor</strong></h2>



<p>Sorunu kabul etmek ve üstesinden gelmek için gerekli önlemleri almak gerekiyor. İçe kapanmak, duygulara ve çevreye duvar örmek, günlük sosyal yaşantıdan elini ayağını çekmek hastalıklı bir düşüncenin baş gösterdiğine işaret ettiğinden, onun yerine; ‘evet bu sorun var ama ben önlemlerimi alarak üstesinden gelebiliyorum’ deyin. Örneğin, Covid-19’a karşı aşınızı olmanız, hijyene, sosyal mesafeye ve maske kullanımına dikkat etmeniz, başınıza gelen sorunun çevrenizin de desteğiyle üstesinden gelebileceğinize inanmanız, bu korkuya karşı mücadele etmenizde çok önemli bir kazanım sağlıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Uyku kalitenizi arttırın</strong></h2>



<p>Şüphesiz birbiri ardına gelen sorunlar uykuların kaçmasına yol açıyor. Hatta günlerce ve gecelerce kişinin gözüne uyku girmeyebiliyor. Ancak yaşadığınız tüm sorunlara rağmen, düzenli uyumaya dikkat edin. Uykusuz kalmamak, aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkmak, yeterli ve kaliteli uyumak kaygı ve korkularla baş etmede ilaç tedavisinden çok daha büyük rol oynuyor. Bu nedenle ‘uyumak ne mümkün, kaç gündür gözüme uyku girmedi’ demek yerine hem fiziksel hem psikolojik sağlığınızın güçlenmesi için uyku kalitesinin gücüne inanın.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Gönüllü projelere destek vermek iyi hissettirecektir</strong></h2>



<p>Duygu ve düşüncelerinizi dostlarınızla, ailenizle paylaşın, içinize atmayın. Sorunların paylaşıldıkça üstesinden daha kolay gelinebileceğini unutmayın. Paylaşmanın, gönüllü destek vermenin vereceği manevi duygular, insanları olumlu etkiler. Örneğin yangın ve sel gibi felaketlerinin yaşandığı afet bölgelerinde o bölgede yaşayanların acısını hafifletecek olan desteği vermeye çalışın. Böylece çevrenize fayda sağlayarak gücünüzün yettiği kadar acıları paylaşmanın ve hafifletmeye çalışmanın olumlu etkilerini kendinizde de hissedebilirsiniz. </p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Zararlı alışkanlıkları terk edin</strong></h2>



<p>Stres, kaygı ve korkular özellikle sigara ve alkolün yanı sıra çay ve kahve tüketiminin de aşırıya kaçmasına yol açabiliyor. Oysa dengemizi bozmamak, sağlıklı beslenmek ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak böyle zamanlarda çok daha önem taşıyor. Alkol ve sigaradan kaçının, çay ve kahveyi aşırıya kaçmadan tüketmeye özen gösterin.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Duygularınızı bastırmayın, onlara değer verin!</strong></h2>



<p>Yaşanılan olaylar neticesinde bu kaygılarınızın ve korkularınızın aşırıya kaçmadıkça normal olduğunu bilin ve duygularınızı bastırmaya kalkmayın. Sihirli bir dokunuşla, bir anda bu sorunların ortadan kalkmayacağını, o nedenle acınızı, üzüntünüzü, öfkenizi, korku ve kaygınızı belirli ölçülerde yaşamanızın doğal olduğunu unutmayın. Lev Tolstoy’un “Acı hissetmek canlı olduğumuzun kanıtıdır; ama başkasının acısını hissetmek insan olduğumuzun kanıtıdır” sözünde olduğu gibi acıları ve üzüntüleri paylaşmak, elinizden geleni yapmak ama aşırı tepkilere karşı otokontrolü, savunma mekanizmalarınızı devreye koyabilmek gerekiyor.</p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-4.jpg" alt="" class="wp-image-127939" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-4.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/08/kaygi-ve-korku-4-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yanlış haber kaynaklarına itibar etmeyin</strong></h2>



<p>Özellikle sosyal medyada ve whatsapp gruplarında kişileri aşırı paniğe sevk eden, doğru olmayan bilgiler yayılabiliyor. Sizi kaygı ve korkuya sokan olaylar konusunda doğru kaynaklardan bilgileri takip edin. Korku sağanağına teslim olmayın ve bilgileri süzgeçten geçirdikten sonra ona göre yol alın.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Uzman desteği hangi aşamada gereklidir?</strong></h2>



<p>Nasıl ki bazı fiziksel hastalıklarda bütüncül tedavi çok önem taşıyorsa; psikolojik hastalıklarda özellikle kaygı ve korku ile başa çıkmada da büyük fayda sağlıyor. Şiddetli kaygı bozukluklarında, tüm çabalarınıza rağmen kaygı ve korkularınızın hayatınızı esir almasının önüne geçemediğinizde mutlaka uzmana danışın ve destek alın. Bazı durumlarda ilaç kullanmadan psikoterapi ile fayda sağlanırken, bazen ilaç kullanmak gerektiğinde bunu reddetmeyin. Ancak kesinlikle gelişigüzel, kulaktan dolma bilgilerle, arkadaş tavsiyesiyle psikiyatri ilacı kullanmayın. Mutlaka hekimin önerdiği tedaviyi uygulayın.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kontrol edilmeyen kaygı ve korku nasıl sonuç veriyor? &nbsp;</strong></h2>



<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Emel Sönmez, kaygılar ve korkularla başa çıkılamadığında uyku bozuklukları, iç huzursuzluk, yerinde duramama, sürekli hareket etme, daralma, iç yangısı, nefes alamama, ciltte döküntü veya tansiyon yükselmesi gibi birçok rahatsızlık yaşanabildiğini belirterek, son zamanlarda bu şikâyetlerde büyük artış olduğunu söylüyor. Kaygının bir aşama üstünün korku olduğunu ve başa çıkılamayan korkunun, kişinin günlük yaşantısını kilitleyebildiğini vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Dr. Emel Sönmez; kaygı ve korkunun ne zaman tehlikeli olduğu sorusuna şu yanıtı veriyor: “Başa çıkılamayan uzun süreli korkular kişide diş gıcırdatma, diş sıkma sonucu diş kaybından, kalp hastalıkları ve mide-bağırsak sistemi hastalıklarına dek birçok soruna yol açabiliyor. Kaygı; belirsizlikler karşısında hissedilir, sezgiseldir. Kişinin karşısında herhangi bir olgu, kişi yoktur; düşünseldir. Korkuda ise somut olaylar ve kişiler vardır. Korku; kişiyi tehlikelerden korur ve önlem almasını, savunma mekanizmalarını çalıştırmasını sağlar. Ancak dozunda olması önemlidir, aksi taktirde savunma mekanizmalarını geçersiz kılan, kişiyi kilitleyen korku mutlaka üstesinden gelinmesi gereken bir hastalıktır ve tedavi görmesini gerektirir.”</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/kontrol-edilmeyen-kaygi-ve-korku-ciddi-hasara-yol-aciyor/">Kontrol edilmeyen kaygı ve korku ciddi hasara yol açıyor</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/kontrol-edilmeyen-kaygi-ve-korku-ciddi-hasara-yol-aciyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi dönemiyle artan Siberkondri nedir? Nelere sebep oluyor?</title>
		<link>http://merjam.com/pandemi-donemiyle-artan-siberkondri-nedir-nelere-sebep-oluyor/</link>
					<comments>http://merjam.com/pandemi-donemiyle-artan-siberkondri-nedir-nelere-sebep-oluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2021 13:33:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET ALTI]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Endişe]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siberkondri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=119133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandemi döneminde özellikle artış gösteren siberkondri nedir? Bireylerin hastalıkla ilgili takıntı derecesinde araştırma yapması ve kendi teşhisini koyma çabası olarak açıklanabilir. Uzmanlar hastalık hastası olmadan önce durup düşünmenin faydalı olacağı uyarısında bulunuyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/pandemi-donemiyle-artan-siberkondri-nedir-nelere-sebep-oluyor/">Pandemi dönemiyle artan Siberkondri nedir? Nelere sebep oluyor?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-106-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-106-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-106-1024x683.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-106-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-106-1536x1024.jpg 1536w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-106-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>“Bireylerin internet ortamında hastalıklarla ilgili araştırma yapması, sonrasında kendilerine tanı koyup tedavi etme çabası” olarak adlandırılan siberkondri, kişileri riskli durumlara sokabiliyor. Sanal ortamlardaki bilgi kirliliğinin riskli sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulunan uzmanlar, sağlıkla ilgili şikâyetler için uzmanlara başvurulması gerektiğini vurguluyor.<strong> </strong>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd.Doç.Dr Alptekin Çetin, çağımızın yeni kavramlarından biri olan siberkondriye ilişkin bilgi verdi.</p>



<p><strong>Kendinize tanı koymak için uğraşmayın, uzmanına bırakın!</strong></p>



<p>Yrd.Doç.Dr Alptekin Çetin, siberkondrinin, “Bireylerin kendilerinde olduğunu düşündükleri hastalık ya da hastalıklar hakkında internet ortamında bilgi ve belgeleri araştırmaları, bu araştırmalar sonrasında kendilerine tanı koymaya çalışmaları ardından da kendilerini tedavi etme çabası” olarak adlandırıldığını söyledi.</p>



<p><strong>Fazlası kaygıya yol açıyor</strong></p>



<p>Bu araştırma ve çabaların kişide anksiyeteye (kaygı) neden olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Alptekin Çetin, “İnternetin neredeyse her haneye girdiği günümüz teknoloji çağında bilgiye kolay ulaşılması fakat ulaşılan bilginin kalitesi ve güvenilirliğinin bilinmesi pek çok konuda risklere neden olmaktadır.” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="620" height="404" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Pandemi-donemiyle-artan-Siberkondri-nedir.jpg" alt="" class="wp-image-119134" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Pandemi-donemiyle-artan-Siberkondri-nedir.jpg 620w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Pandemi-donemiyle-artan-Siberkondri-nedir-300x195.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<p><strong>Dijital ortamdaki bilgilerin kalitesini sorgulayın!</strong></p>



<p>Sağlık ve hastalık kavramlarının da günümüzde dijital ortamda en fazla konuşulan ve tartışılan konuların başında geldiğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Alptekin Çetin, “Hastalıklarla ilgili yapılan paylaşımlar, yorumlar, farklı tedavi seçenekleri, bu tedavi seçeneklerinin sonuçları internet ortamında kolayca ulaşılabilir hale gelmiştir. Bu kolaylıkla beraber ulaşılan bu bilginin kalitesi ise sorgulanmamakta ve bu nedenle de bilgiye ulaşan kişinin uygunsuz bir şekilde kaygısını artırmaktadır. Mide yanması için internet arama motorlarının başına geçen bir kişi gün sonunda kendisine mide kanseri tanısını koyabilecek duruma gelmektedir.” diye konuştu.&nbsp;</p>



<p><strong>Sağlık okur-yazarlığı düşük kişiler başvuruyor</strong></p>



<p>Siberkondrinin henüz sağlık otoriteleri ve tanı ölçüt sistemleri tarafından bir hastalık olarak değerlendirilmese de bu konu ile ilgili yapılan pek çok farklı araştırma bulunduğunu kaydeden Yrd.Doç.Dr Alptekin Çetin, “Bu araştırmalarda siberkondri belirtileri gösteren kişilerin kaygı düzeyi yüksek kişiler olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda bu kişilerin sağlık okur-yazarlığı düzeyleri de düşük bulunmuştur. Kendisinde olduğunu düşündüğü bir hastalık ilgili profesyonel yardım almayan ya da almayı tercih etmeyen kişiler internet ortamındaki bilimsel olmayan, sadece kişisel deneyimlere dayanan yorumlar üzerinden kendilerinde farklı sağlık sorunlarına olduğuna inanmaktadır.” diye konuştu.</p>



<p><strong>Şikâyetiniz için uzmanına başvurun</strong></p>



<p>Kişilerin kendi kendine teşhis koymasının son derece riskli durumlar ortaya çıkarabileceği uyarısında bulunan Yrd.Doç.Dr Alptekin Çetin, herhangi bir şikayetle ilgili doktora başvurulması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p>



<p>“Hastalık olarak tanımlanmasa da siberkondri durumunu ortadan kaldırmak için en uygun yöntem kişilerin yaşamış oldukları herhangi bir hastalık halinde bunu profesyonel bir sağlık çalışanına danışmaları, tedavi konusunda da farklı seçenekleri yine profesyonel kişilerle tartışmalarıdır. Gereği halinde internet ortamında hastalıkları ile ilgili farklı bilgi ya da tedavi yöntemlerini kendi doktorlarına danışmaları gerekmektedir.”</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/pandemi-donemiyle-artan-siberkondri-nedir-nelere-sebep-oluyor/">Pandemi dönemiyle artan Siberkondri nedir? Nelere sebep oluyor?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/pandemi-donemiyle-artan-siberkondri-nedir-nelere-sebep-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başarının anahtarı kontrollü kaygıda saklı</title>
		<link>http://merjam.com/basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli/</link>
					<comments>http://merjam.com/basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2021 07:04:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET ALTI]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav]]></category>
		<category><![CDATA[stanbul Bilgi Üniversitesi Eğitim Danışmanı Özge Alyu]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=117983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaklaşan üniversite sınavları öğrencilerin kaygılanmasına ve stresli olmasına yol açabilir. Uzmanlar kontrollü kaygının başarı için şart olduğunu söylüyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli/">Başarının anahtarı kontrollü kaygıda saklı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-60-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-60-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-60-1024x683.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-60-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-60-1536x1024.jpg 1536w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-60-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Yaklaşan üniversite sınavı öncesi aday öğrenciler ve ebeveynler ciddi şekilde kaygı yaşıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Eğitim Danışmanı Özge Alyu, “Kaygılanmaktan korkmayın. Belirli düzeydeki kaygı, hayata tutunmanıza ve sınav için harekete geçmenize yardımcı olur. Sınavda motivasyonunuz düştüğünde, üniversiteli olduğunuzu hayal edin” dedi</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="620" height="348" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli-2.jpg" alt="" class="wp-image-117984" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli-2.jpg 620w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli-2-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<p>Üniversite sınavı günü yaklaştıkça adayların heyecan ve kaygı seviyeleri giderek artıyor.   Yeterince hazır mıyım, sınav nasıl olacak gibi sorular hem adayların hem de ebeveynlerin gündeminin ilk sırasında yer alıyor. Sınav maratonun son etabında İstanbul Bilgi Üniversitesi Eğitim Danışmanı Özge Alyu, adaylara sınav öncesi belirli seviyede kaygının motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Alyu, “Kaygılanmaktan korkmayın. Burada önemli olan kaygının seviyesi. Belirli düzeydeki kaygı, hayata tutunmamıza ve sınav için harekete geçmemize yardımcı olur. Başaracağınıza inanan önce siz olmalısınız. Eksiklerinize değil, yapabileceklerinize odaklanın. Geçmiş başarılarınızı anımsayın. ‘Başarılısın’, ‘Elinden geleni yaptın’, ‘Sınav iyi geçecek’ gibi olumlu cümleler kurun. Motivasyonunuz düştüğünde, üniversiteli olduğunuzu hayal edin” diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="620" height="413" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli-3.jpg" alt="" class="wp-image-117985" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli-3.jpg 620w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli-3-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<p><strong>Günlük rutinler değiştirilmemeli</strong></p>



<p>Sınavdan bir gün öncesi ya da sınav gününün önemli olduğunu anlatan Alyu, sınav adaylarına tavsiyelerini şöyle sıraladı: “Bu iki günde de mümkün olduğunca günlük rutininizin dışına çıkmayın. Örneğin kahvaltı etmeye alışık değilseniz, sınav günü diye tıka basa bir şeyler yemeye çalışmayın. Ertesi günü sınava gireceğiniz gece uyuyamamak, sınavda başarısız olacağınız anlamına gelmez. Bir de uyku durumunuzu kaygılarınıza eklemeyin. Sınava kendinizi rahat hissettiğiniz bir kişiyle gidebilirsiniz. Hatta bazılarınız sınava tek başına gitmeyi ya da okulun kapısında bırakılmayı isteyebilir, bu durumu öncesinde aileniz ile görüşmüş ve planlamış olmalısınız. Sınavdan bir gün önce illaki açık havada değil, kendinizi rahat hissedeceğiniz bir mekânda olabilirsiniz.”</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli/">Başarının anahtarı kontrollü kaygıda saklı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/basarinin-anahtari-kontrollu-kaygida-sakli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Kaygının kontrol edilemez sınırlarda olması sorundur</title>
		<link>http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur/</link>
					<comments>http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2021 07:53:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[YKS 2021]]></category>
		<category><![CDATA[YKS tüyoları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=117538</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite hayali kuran binlerce genç 26 Haziran sabahı YKS sınavına girecek. YKS'nin TYT oturumu 26 Haziran'da, AYT ve YDT oturumları ise 27 Haziran'da yapılacak. Eğitim sistemi, pandemi şartları gençlerin biraz daha gergin ve stresli olmasına neden olabilir. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sınav sabahına kadar neler yapılması gerektiğini ve nelerden kaçınmak gerektiğini anlattı. YKS öğrencilerine sınav tüyolarını sizler için kaleme aldık.   </p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur/">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Kaygının kontrol edilemez sınırlarda olması sorundur</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-41-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-41-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-41-1024x683.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-41-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-41-1536x1024.jpg 1536w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/giris-41-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Sınav kaygısı yaşamanın son derece normal ve doğal bir durum olduğunu belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan,  “Böyle durumlarda herkes bir kaygı hisseder fakat bu doğaldır. Kaygının kontrol edilemez sınırlarda olması sorundur.” uyarısında bulundu. Sınava 24 saat kala artık sınav düşüncesinden uzaklaşılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Arkadaşlarıyla bir araya gelsinler ama sakın sınav konuşmasınlar. Çünkü beyni dinlendirmek gereklidir.” dedi.</p>



<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 26-27 Haziran 2021 tarihlerinde düzenlenecek YKS 2021 öncesinde adaylara sınav stresi ve kaygıyla başa çıkmada tavsiyelerde bulundu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="620" height="413" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-1.jpg" alt="" class="wp-image-117540" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-1.jpg 620w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-1-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<p><strong>Kaygının olmaması ciddi sorundur</strong></p>



<p>Sınav kaygısı yaşamanın son derece normal ve doğal bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan<strong>, &nbsp;“</strong>Çünkü sınav belli bir performans ve belli bir emek birikimini gerektiren, sonuçta öğrencide hesap verebileceği duygusunu yaşatan bir durumdur. Böyle durumlarda herkes bir kaygı hisseder fakat bu doğaldır. Kaygının kontrol edilemez sınırlarda olması sorundur. Kontrol edilebilen kaygı, beynimizin ön bölgesindeki damarları genişletiyor ve dikkati arttırıyor, öğrenmeyi hızlandırıyor. Kaygısız, gamsız insanlar hiçbir şey öğrenemezler. Çünkü az miktarda kaygı gerekiyor.” diye konuştu.</p>



<p><strong>“Sınavdaki kontrol duygusunu bozan en önemli şey sınava yüklenen anlamdır”</strong></p>



<p>Kişi için hedefin çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Orta, uzun, kısa vadeli hedef belirlemek önemlidir. Şimdi sınavda da kaygı arttıran, sınavdaki kontrol duygusunu bozan en önemli şey sınava yüklenen anlamdır. Bazı kişiler sınava öyle bir anlam yüklüyor ki sanki ölüm kalım meselesi, hayat memat meselesi gibi eğer bu sınavı başaramazsam hayatımın sonu gelecek gibi bir endişe, anlam yüklüyorlar veya farkında olmadan çevre ve aile yüklüyor. Aile devamlı ‘Çalıştın mı oğlum? Nasıldı bugün? İyi gidiyor mu?’ gibi böyle veya onu rahatlatmak için ‘Takma kafana sen önemlisin, sınav önemli değil’ diyor bazıları. Çocukta sorumluluk duygusu varsa o kaygı daha da artıyor.” dedi.&nbsp;</p>



<p>Sınavın hayat yolunda ilerlerken karşımıza çıkan başarı basamaklarından biri olduğunu kaydeden Tarhan, “Bu basamaklardan birinde başarısız olursanız daha sonra tekrar kurtarma şansı var. </p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="620" height="413" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-3.jpg" alt="" class="wp-image-117541" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-3.jpg 620w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-3-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<p><strong>Hayal kurmanın da kendi içerisinde bir dengesi ve sistemi var</strong><strong></strong></p>



<p>Sınavın kaygıya dönüşmesinin sebeplerinden bir tanesinin de sonuç odaklı hareket etmek olduğunu kaydeden Tarhan, “Hâlbuki süreç odaklı hareket etmek gerekiyor. Sonuç odaklı düşüncede ‘Kazanacak mıyım yoksa kazanamayacak mıyım? &nbsp;Ya kazanamazsam? Mahcup olacağım, rezil olacağım. Kimsenin yüzüne bakamayacağım, utanç hissedeceğim’ şeklinde duygular ortaya çıkar. Oysa sürece odaklanmak gerekir. ‘Benim şu zamanda sınavım var, o zamana kadar günde 100 tane soru çözeceğim. Şu konuları tekrar edeceğim’ diyerek yol haritası çizmeli ve sonucu düşünmemeli. Yol haritasını düşünmelidir. Vizyon kelimesinin Türkçe’ de güzel bir karşılığı vardır: İnsanın olabileceği şeyleri hayal etmesi. Misyon da yapabileceği şeyleri gerçekleştirme hedefidir. Genellikle bu sınavda vizyon ve misyon karışımı oluyor. Bir insanın olabileceği şeyleri hayal ediyor.” dedi.</p>



<p>Mevlana’nın pergel örneğini hatırlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Mevlana ‘Bir ayağın yerde, gerçekte olsun, diğer ayağın hayal dünyasında olsun’ diyor. Bu dengeyi kurabilmek önemli. Sınavlar öğrencilere bunu öğretiyor. Hayatı öğretiyor. Hayal kurmanın da kendi içerisinde bir dengesi ve sistemi var. İnsanoğlu onu öğreniyor. Okulla ilgili, hayatla ilgili hayaller kursunlar ama muhakkak pergel örneğini unutmasınlar. Bir ayakları hayatın gerçeklerinde olsun, bir ayağı hayallerinde olsun.” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="620" height="413" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-4.jpg" alt="" class="wp-image-117542" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-4.jpg 620w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-4-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<p><strong>Sınav kaygısında ebeveynler önemli rol oynuyor</strong></p>



<p>Sınav kaygısını azaltmada ebeveynlere de görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Anne ve babalar da şuna dikkat etsinler: Bir gençte sorumluluk duygusu varsa farklı yaklaşılır, sorumluluk duygusu yoksa farklı yaklaşılır. Çocukta sorumluluk duygusu varsa çocuk zaten çalışıyor ve kaygılı. Sınav kaygısının belirtileri sadece endişe, heyecan değildir. Fiziksel belirtileri de vardır. Kalp çarpar, eli titrer. Sınav kapısında sık sık tuvalete gidilebilir. Beyin o zaman stres hormonu salgılıyor. Oksitosin, vazopressin gibi stres hormonu salgılıyor. O stres hormonu az miktardayken dikkati arttırır. Fazla miktarda olması ise kontrol duygusunu kaybettirip paniğe yol açar. Anne babanın soğukkanlı bir şekilde çocuğun yanında olması yeterlidir. ‘Ben senin yanındayım, sen elinden gelen her şeyi yaptın. Biz senin arkandayız’ duygusunu çocuğa vermeleri yeterlidir.&nbsp;</p>



<p>Sınavın önündeki en önemli engelin şu anda akıllı telefonlar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Gençler ders çalışırken kol mesafesinden uzak tutsunlar. Yakın olursa hemen dikkatini çeler çünkü mıknatıs gibi çeker. Bu tip cihazlar bu zamanın gerçeğidir. O halde bunları yok saymak yerine gençler onların öznesi olacak, onları amacına yönelik kullanacak ama amacı varsa kullanır. Onun için gençlere amacınızı hatırlayın diyoruz.” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="620" height="413" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-5.jpg" alt="" class="wp-image-117543" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-5.jpg 620w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/06/Kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur-5-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<p><strong>Son 24 saatte sınavlar her şey rafa kalkmalı</strong></p>



<p>Sınava 24 saat kala artık sınav düşüncesinden uzaklaşılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Arkadaşlarıyla bir araya gelsinler ama sakın sınav konuşmasınlar. Çünkü beyni dinlendirmek gereklidir. Sınav sabahı evde mutlaka kahvaltı yapsınlar. Yanlarına mümkünse sağlıklı bir atıştırmalık alsınlar. Uzun süre dikkat bir yere verilince kan şekeri düşebiliyor. Bu da dikkat dağılmasına yol açabiliyor. Tatlı bir şey alırlarsa hemen beynin ön bölgesinde dopaminler canlanır, dikkati daha çok arttırır. Sınavdan önce elimden geleni yaptım diyerek kendilerini rahatlatmaya çalışabilirler.” dedi.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur/">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Kaygının kontrol edilemez sınırlarda olması sorundur</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-kayginin-kontrol-edilemez-sinirlarda-olmasi-sorundur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
