<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ergen arşivleri - Merjam</title>
	<atom:link href="http://merjam.com/etiket/ergen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://merjam.com/etiket/ergen/</link>
	<description>Modanın Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Aug 2022 10:38:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.6</generator>
	<item>
		<title>Kızlarda 13 yaş sonrası depresyon riskine dikkat!</title>
		<link>http://merjam.com/kizlarda-13-yas-sonrasi-depresyon-riskine-dikkat/</link>
					<comments>http://merjam.com/kizlarda-13-yas-sonrasi-depresyon-riskine-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Aug 2022 08:37:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon riski]]></category>
		<category><![CDATA[Ergen]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=153291</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ergenlik döneminde yaşanan sorunların normal kabul edilmesi ve psikiyatrik rahatsızlıklarla ilişkilendirilmemesi büyük problemlerin atlanmasına yol açabiliyor. Anksiyete bozukluklarının ergenlerde en sık görülen ruhsal sorunlardan biri olduğunu belirten uzmanlar uyarıyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/kizlarda-13-yas-sonrasi-depresyon-riskine-dikkat/">Kızlarda 13 yaş sonrası depresyon riskine dikkat!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/giris-40-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/giris-40-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/giris-40-768x511.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/giris-40.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, depresyonun da ergenlerde sık görüldüğüne dikkat çekiyor. Luş, bazı çalışmalarda 13 yaş sonrası depresyon sıklığının özellikle kızlarda arttığının ortaya çıktığını kaydetti. Çocukla bu dönemde doğru iletişim kurmanın önemini vurgulayan Luş, “Anne-babalarının çocuklarına güven duyduklarını ve onlara değer verdiklerini göstermeleri ancak onları dinlemeleri, iletişim kurmaları ve onları anlamaya çalışmaları ile mümkün olur.” tavsiyesinde bulundu. Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, ergenlik döneminde görülen psikiyatrik hastalıklara ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Anksiyete ve depresyon en sık görülen rahatsızlıklar</h2>



<p>Anksiyete bozukluklarının ergenlerde en sık görülen ruhsal bozukluklardan biri olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, “Yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu ve daha az sıklıkta ayrılık anksiyetesi bozukluğu görülmektedir. Ergenlerde sık görülen bir diğer rahatsızlık depresyondur. Bazı çalışmalarda 13 yaş sonrası depresyon sıklığının özellikle kızlarda arttığı gösterilmiştir. Davranım bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları yine görülen rahatsızlıklardandır. Şizofreni ve bipolar bozukluk gibi erişkin dönemde sık görülen psikiyatrik rahatsızlıklar da ergenlik döneminde görülebilir ya da ilk belirtileri ergenlik döneminde ortaya çıkabilir.” uyarısında bulundu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ergenlik dönemiyle ilgili bilgi sahibi olmak önemli</h2>



<p>Ailelerin bazen ergen çocuklarını tutarsız, tembel, bencil, sorumsuz gibi değerlendirebildiğini ya da devamlı kendilerine muhalefet eden, onları beğenmeyen ve bu nedenle sorun çıkartan bireyler olarak görebildiğine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, bu durumun anne babaların ergenlik dönemi ile ilgili bilgilerinin az olmasından kaynaklanıyor olabileceğini vurguladı.&nbsp; Tabii bu nedenle problemli davranışları normal ergenlik döneminden ayırabilmek ve başlamakta olan bir psikiyatrik rahatsızlığın önlemini alabilmek de aileler için mümkün olmayabilir.”diye konuştu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ailelerle çatışmalar çok sık yaşanır</h2>



<p>Çocukların ergenlik dönemiyle birlikte anne-babalarını eleştirmeye, onları haksız bulmaya başladıklarını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, “Genellikle arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi tercih ederler, sosyal ortamlara girmeye ve kendi görüşlerini çeşitli ortamlarda ifade etmeye başlarlar. Ailelerle çatışmalar çok sık yaşanır, genellikle de arkadaş ortamlarından bu konularda destek almayaa çalışırlar. Ergenlerin bireyleşme çabaları aileler tarafından desteklenmelidir ve kendilerine yönelik her eleştiriyi ailelerin olumsuz karşılamamayı öğrenmesi gerekir. Normal gelişimi desteklerken fazla baskılayıcı olmamaya ve tamamen serbest bırakmamaya dikkat etmelidir.” tavsiyesinde bulundu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sınır koyarken nelere dikkat edilmelidir?</h2>



<p>Ergenlik döneminde bedensel ve zihinsel olarak hızlı bir değişim yaşandığını ifade eden Luş, bu dönemde, çocuğun artık bireyleşmeye ve özerkleşmeye başladığının görüldüğünü vurguladı. Ergenlik döneminde çocuğun kendi hayatları hakkında sorumluluk almak ve söz sahibi olmak istediklerini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, önerilerini şöyle sıraladı:</p>



<p>“Anne babalar için sınır koymak bu süreçte zor olabilir, öncelikle hangi durumlarda sınır koymaya ihtiyaç olduğu ve sınırların hedefleri neler olduğu belirlenmelidir. Sonrasında, sınır koyarken net ve tutarlı olunmalıdır&nbsp; Söz konusu olan, uygulanan daha önceki sınırların kaldırılması ya da değiştirilmesi değildir, ergenin ihtiyaçlarına göre yeniden belirlenmesidir. Sorumluluk alabilmeyi öğrenen ve bunları yerine getiren ergenlere tanınabilecek özgürlük elbette daha farklı olacaktır. Ergenlerin sınırların ve kuralların belirlenmesi sürecine daahil edilmesi ve onlara söz hakkı verilmesi yine olumlu sonuçlar veren bir uygulamadır.”</p>



<p>Ergenlikte uzman desteği almak gereken durumlara da değinen Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, “Aşırı sosyal içe çekilme, akademik güçlükler, sıra dışı endişeler, garip davranışlar ve çökkün ruh halinin uzun sürmesi gibi durumlarla karşılaşıldığında,&nbsp; öğrenme güçlüğü, davranış anormallikleri, aşırı sinirlilik, uyku sorunları, hiperaktivite ve agresyonun görüldüğü durumlarda ailelerin destek almaları gereklidir.” uyarısında bulundu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çocuğunuzu mutlaka dinleyin ve anlamaya çalışın!</h2>



<p>Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, sözlerini şöyle tamamladı: “Anne-babalarının çocuklarına güven duyduklarını ve onlara değer verdiklerini göstermeleri ancak onları dinlemeleri, iletişim kurmaları ve onları anlamaya çalışmaları ile mümkün olur. Davranışları görmezden gelmek sadece sorunların büyümesine ve çözümsüz kalmasına yol açar.”</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/kizlarda-13-yas-sonrasi-depresyon-riskine-dikkat/">Kızlarda 13 yaş sonrası depresyon riskine dikkat!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/kizlarda-13-yas-sonrasi-depresyon-riskine-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Pandemiden en çok çocuk ve ergenler hasar aldı”</title>
		<link>http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-pandemiden-en-cok-cocuk-ve-ergenler-hasar-aldi/</link>
					<comments>http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-pandemiden-en-cok-cocuk-ve-ergenler-hasar-aldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Apr 2022 11:30:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Ergen]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Nevzat Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=147271</guid>

					<description><![CDATA[<p> Üsküdar Üniversitesi tarafından çevrimiçi olarak düzenlenen 23 Nisan Dünya Bebek, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Günü Paneli’nde bebek, çocuk ve ergen ruh sağlığının önemine dikkat çekildi. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, pandemi sürecinin beklenenin aksine ileri yaş grubundakileri değil, çocuk ve ergenleri etkilediğini söyledi. </p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-pandemiden-en-cok-cocuk-ve-ergenler-hasar-aldi/">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Pandemiden en çok çocuk ve ergenler hasar aldı”</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/04/giris-206-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/04/giris-206-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/04/giris-206-1024x681.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/04/giris-206-768x511.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/04/giris-206.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Nevzat Tarhan, “Pandemiden en çok hasar alan grubun çocuklar ve ergenler olduğu görüldü. Çocuk psikiyatrisi kliniklerinde ergen vakaları çok artış gösterdi.” uyarısında bulundu. Aile bağları kuvvetliyse bu durumun çocuklar için bir kazanıma dönüşebildiğinin altını çizen Tarhan, bağları sağlıklı olmayan ailelerde anne ve babaların rollerini reddettiğini söyleyerek çocukla birlikte zaman geçirmek ve onu sevmek gibi yaklaşımların bir yük olarak görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Tarhan, çocukların popüler kültürün çocuğu olma eğiliminde olduğunu belirterek önlem alınması gerektiğini de kaydetti.</p>



<p>Dünya genelinde çocuk ruh sağlığı alanında çalışmalar yürüten bilim insanlarının&nbsp; oluşturduğu uluslararası sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek 23 Nisan’ı Dünya Bebek, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Günü olarak belirledi. Üsküdar Üniversitesi Anne ve Bebek Ruh Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından çevrimiçi olarak düzenlenen 23 Nisan Dünya Bebek, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Günü Paneli’nde bebek, çocuk ve ergen ruh sağlığının önemine dikkat çekildi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Bu kararın milli bayramımıza denk gelmesi çok anlamlı ve güzel oldu”</h2>



<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan,&nbsp; panelde yaptığı konuşmasında birkaç yıldır üniversite bünyesinde Anne – Çocuk Ruh Sağlığı Merkezi’nin çeşitli faaliyetler sürdürdüğünü söyledi. Tarhan, “Dünyadaki küresel eğilimleri tespit ettik. Gençlerin ve çocukların psikolojik ihtiyaçlarını tespit ettik. Bu konuda bilimsel çalışmalar ile birlikte topluma bilgilendirmeler yapılması, ebeveyn eğitimi ihtiyacının olduğunu düşünüp planlamalar yaparken güzel bir gelişme oldu. Dünyada ruh sağlığı üzerine çalışan kuruluşların ortak kararı ile 23 Nisan Dünya Bebek, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Günü olarak ilan edildi. Bu kararın bizim milli bayramımıza denk gelmesi de çok anlamlı ve güzel oldu.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tarhan: “Yerel olma özelliğimizi kaybedersek çocuklarımız kolonizasyon çocuğu olur”</h2>



<p>Milli bayramların bir toplumun milli değerlerinin yaşandığı ve aktarıldığı günler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan sözlerine şöyle devam etti: “Kültürel kimliğimiz organik yani canlı yapılardır. Geçmişten alacağız, bugünle sentezleyeceğiz ve çocuklarımıza aktaracağız. Bu şekilde çocuklarımıza kendi değerlerimizi aktararak yani küresel çapta ‘ben’ kalarak ‘biz’ olmak, kendi kimliğimizi koruyarak dünyada var olmak önemli. Yerel olmadan evrensel olamayız. Bu bir kuraldır. Yerel olma özelliğimizi bırakırsak küresel emperyalizmin nesnesi haline geliriz ve çocuklarımız bizim çocuklarımız olmaz. Dünyadaki sermaye grupları tarafından manipüle edilen kolonizasyon çocuğu olurlar. Ancak milli değerleri, milli ülküsü ve milli idealleri olan çocuklar böyle durumlarda kendi kültürlerini koruyabilirler.”</p>



<h2 class="wp-block-heading">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Çocuklarımız popüler kültür çocuğu olma eğilimindeler”</h2>



<p>Dünya bu şekilde devam ederse 50 yıl sonra birçok kültürün yok olacağına dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Popüler kültür tüm dünyada ekonomik, sosyal ve kültürel hareketliliği rızaya dayalı bir sistemle yönetme eğiliminde. Rızaya bağlı şekilde çocuklarımız bizim olmaktan çıkıp popüler kültürün çocuğu olma eğiliminde. Bunun sonucunda da birçok değerimizi kaybederken aslında kendi kimliğimizi de kaybetmek gibi bir durumla karşı karşıyayız. Bu durum sadece bizim için değil, dünya için de geçerli. 23 Nisan’ın bu şekilde ilan edilmesi bu sorunun çözümü için bir açılım olabilir.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Pandemiden en çok çocuk ve ergenler etkilendi”</h2>



<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dünyanın pandemiden sonra ciddi bir kriz yaşadığını vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti: “Pandemiden en çok çocuklar ve ergenler etkilendi. Pandemiden en çok 65 ve ileri yaştaki bireylerin etkileneceği bekleniyordu. Fakat pandemiden en çok hasar alan grubun çocuklar ve ergenler olduğu görüldü. Bunu biz çocuk psikiyatrisi kliniklerinde ciddi şekilde gözlemliyoruz. Ergen vakaları çok artış gösterdi. Hastane yatışları da yükseldi. Aile bağları kuvvetliyse bu durum çocuklar için bir kazanıma dönüşebildi ama bağları sağlıklı olmayan ailelerde anne ve babaların rollerini reddetme vakalarına çok rastladık. Anne her türlü imkana sahip, bütün fiziksel imkanları karşılıyor ama anne rolünü reddediyor. Çocuğuyla birlikte zaman geçirmek, sevmek, koklamak, yemek yedirmek gibi yaklaşımları bir yük olarak görüyor. Küresel olarak da bunun yaygınlaştığını görüyoruz.”</p>



<h2 class="wp-block-heading">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Anne ve çocuk arasında sevgi devamlılığı olmalı”</h2>



<p>0-3 yaş arasındaki bir çocuk için annenin yerini hiç kimsenin tutmadığını ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Anne veya anne yerine geçen kişiyle ilişkinin kalıcı, tutarlı ve devamlı olması gerekiyor. Buna psikolojide nesne devamlılığı diyoruz. Sevgi devamlı olmuyorsa, sık sık değişiyorsa böyle durumlarda çocuk ruh sağlığı sağlıklı gelişmez. Çocuk ruh sağlığının sağlıklı gelişmesini istiyorsak nesne devamlılığını sağlamamız gerekiyor. Çocuk bir gün annenin yanında, diğer gün kreşte başka bir gün bakıcının yanında kaldığında fiziksel ihtiyaçları karşılansa bile ruhsal ihtiyaçları karşılanamıyor. Bu yüzden toplumsal farkındalığa, anne ve baba eğitimine ihtiyaç var. Biz üniversite olarak bilgi üretiriz, bilgiyi kanıtları ile birlikte toplumu bilgilendirmek üzere bilimsel akışa sunarız ama sağlık politikalarını ve çocuk ruh sağlığı politikalarını belirleyenlerin de bu bilgilerden doğru şekilde faydalanmalarını bekliyoruz.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Çocuklarımız küresel kültürün öznesi olsun”</h2>



<p>‘Çocuklarımız küresel kültürün nesnesi değil öznesi olsun’ diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuklarımız sadece kendilerine çalışan, küresel bir şekilde yayılan narsisizmin kurbanı olmasın. Yaşadığımız topluma, ülkeye, vatana ve hatta gezegene de ‘bir şeyler katmalıyım’ diyen çocukların yetişmesini sağlamamız çok önemli. Bu da 0-3 yaş arasındaki bir çocuğun annesi ve ailesi ile birlikte olması ile mümkün. Aileyi güçlendirme misyonumuz olmalı. Bu nedenle bu konular bizim için önceliklidir.” ifadelerini kullandı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Duygusal ihmale uğrayan çocuk büyümüyor”</h2>



<p>Öğrenilmiş otizm kavramına da değinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrenilmiş otizm var sanki. Sosyal medya çocuklarımızda non – verbal öğrenme güçlüğü yapıyor. Non-verbal öğrenme güçlüğü dediğimizde matematiksel öğrenme iyi, teknik becerileri öğrenmek iyi ama sosyal ve duygusal becerileri öğrenemeyen bir nesil geliyor. Sosyal ve duygusal becerileri öğrenemeyen bir nesil ne demektir? Non-verbal öğrenme güçlüğü olan bir nesilden bahsediyoruz. Gençlerimiz bir nevi otizm spektruma giren durumla karşı karşıya. Otizmin yaygınlaşması, salgın haline gelmesi tesadüf değil. Küresel olarak otizm salgını var. Vakalar artıyor. Genetik boyutu olanlar daha büyük risk grubunda. Asıl sorun çocuklara ince motor, kaba motor, sosyal, duyusal ve duygusal becerileri öğretemeyen bir ortamın olmasıdır. Çocuklarda duygusal ihmal var. Fiziksel olarak yediriliyor, içirilip giydiriliyor ama duygusal ihmal varsa çocukta büyüme duruyor.”</p>



<h2 class="wp-block-heading">Prof. Dr. Nurper Ülküer: “Atatürk 100 yıl sonra da dünyaya ilham vermeye devam ediyor”</h2>



<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer de “Geliştiren Ebeveynler-Mutlu Çocuklar” başlıklı sunumunda Dünya Bebek, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Günü’nün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’yla aynı günde ilan edilmesinin çok anlamlı ve gurur verici olduğunu söyledi. Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Atatürk çocuklara bayram hediye eden bir lider olarak tüm dünya milletlerine örnek olmuştur ve aradan 100 yıl geçmesine rağmen ilham vermeye devam ediyor. Bu büyük bir onurudur.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Prof. Dr. Nurper Ülküer: “Beyin deneyimlerle değişir”</h2>



<p>Beyin ve sinir bilim alanındaki bilimsel çalışmaların mutluluğun beyinde başladığını ortaya koyduğunu ifade eden Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Beyin doğduğunda henüz olgunlaşmamıştır. Beyin deneyimlerle değişir. Küçük bir çocuğun bakımvereni ile olan ilişkisinin kalitesi her şeyden önemlidir. Olumsuzluklar beyin gelişimini etkiler. Beyin zaman içinde inşa olur. Beyin mimarisinin oluşumu hiyerarşik bir sıra izler. Temel önemlidir. Beceri beceriyi getirir. Yüksek düzey bir becerinin gelişimi eğer bir önceki alt düzey bağlantılar tam oturamamışsa zorlaşır.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Prof. Dr. Nurper Ülküer: “0-3 yaş arasında bebeğin anne ve babasıyla etkileşimi çok önemli”</h2>



<p>Beyin gelişimindeki duyarlı dönemlere işaret eden Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Dil öğrenmenin, alışkanlıkların, duygusal kontrolün en hızlı olduğu ve çevresel uyarılara en fazla açık olunan dönem 0-3 yaş dönemidir. Duygusal kontrol çocuğun ruh sağlığı açısından en önemli olan konulardan bir tanesi. Harvard Üniversitesi araştırmaları ve diğer nöro bilimsel çalışmalar, erken çocukluk dönemindeki deneyimlerin ve çocuğun çevresinden aldığı uyarıların çocuğun beyin yapısını etkilemekte ve bunun yaşam boyu sürdüğünü vurguluyor. Bu nedenle anne-bebek, baba-bebek, aile, bakımveren bebek etkileşimleri çok önemli.&nbsp; Bu dönemdeki olumsuz çocuk yaşantıları yaşamın sonraki yıllarında ortaya çıkacak ruhsal ve bedensel problemlerin yolunu açıyor.” dedi. Ülküer, olumsuz çocuk yaşantılarının da ihmal, istismar, aile içi şiddet, savaş ve göç gibi toplumsal hareketlilik, pandemi ve yoksulluk olduğunun altını çizdi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Prof. Dr. Nurper Ülküer: “Geliştiren bakım, beyin gelişiminin temelini oluşturur”</h2>



<p>“Geliştiren bakım” kavramına da değinen Prof. Dr. Nurper Ülküer, duyarlı ve karşılık veren geliştiren ebeveyn çocuk ilişkisinin önemini vurguladı. Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Bebeklik dönemi ve erken çocukluk dönemindeki küçük çocuklara birincil derecen bakım verenin kapasitesi güvenli bir ev ortamıyla doğrudan ilişkilendirilmektedir. Çocuğun ilk öğrenme ortamı ev ortamında şekillenir. Dolayısıyla ev içindeki ilişkiler ve ev ortamının kalitesi gelişimi doğrudan etkilemektedir. Küçük çocukların en şekillendirici deneyimleri geliştiren bakım ile olmaktadır. Geliştiren bakım bebeğin beyin gelişiminin temelini oluşturur. Geliştiren bakım, çocukların sağlıklı büyümeleri, beslenmeleri, güven içinde olmaları, karşılayıcı ve duyarlı bakımın verildiği ve erken öğrenme olanaklarından oluşan temel şartların bütünüdür.” dedi.</p>



<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu’nun “Çocuk Ruh Sağlığının Geleceğimizdeki Yeri” sunumuyla katıldığı panel, ÜÜ TV ve Üsküdar Üniversitesi Youtube resmi hesabından canlı olarak yayınlandı.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-pandemiden-en-cok-cocuk-ve-ergenler-hasar-aldi/">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Pandemiden en çok çocuk ve ergenler hasar aldı”</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/prof-dr-nevzat-tarhan-pandemiden-en-cok-cocuk-ve-ergenler-hasar-aldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda ve ergenlerde dürtü kontrolü nedir? Nasıl sağlanmalıdır?</title>
		<link>http://merjam.com/cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-nasil-saglanmalidir/</link>
					<comments>http://merjam.com/cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-nasil-saglanmalidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2021 07:54:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Dürtü kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[Ergen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=121893</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda ve ergenlerde yaşadıkları değişim sürecinin etkisiyle dürtü kontrolü sağlamak zorlaşabilir. Ama sağlıklı çocuklar ve ergenler bu süreci ailelerinin ve çevrelerinin desteğiyle tamamlarlar. Bazı kişilerde ise dürtü kontrolü sağlanmaz. Tedavi edilebilir bir durum olsa bile çocuk ve ergenlerin kendilerine ve akranlarına zarar vermelerinin önüne geçmek için uzman desteği almak kaçınılmazdır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-nasil-saglanmalidir/">Çocuklarda ve ergenlerde dürtü kontrolü nedir? Nasıl sağlanmalıdır?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-121-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-121-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-121-1024x683.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-121-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-121-1536x1024.jpg 1536w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-121-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Kendileri veya başkaları için zararlı olan bazı eylemleri gerçekleştirme arzularına ya da dürtülerine karşı koymayı başaramayan çocuklarda dürtü kontrolü problemi görülüyor. Dürtü kontrolü problemine dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi birçok rahatsızlığın eşlik edebildiğini belirten uzmanlar, bu sorunu yaşayan çocukların çoğunlukla arkadaşlarının istemedikleri veya kızdıkları davranışları yaptıkları için etiketlendiklerine ve dışlandıklarına dikkat çekiyor. Çocuklarda dürtü kontrolünü sağlama sürecinde ebeveynlere net ve sınırlandırıcı olmalarını öneren uzmanlar, şiddet uygulayan çocuğa kesinlikle ceza veya şiddet uygulanmaması gerektiğini vurguluyor.</p>



<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, çocuklarda dürtü kontrolü ile ilgili önemli bilgiler vererek ailelere tavsiyelerde bulundu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="405" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/Cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-1.jpg" alt="" class="wp-image-121895" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/Cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-1.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/Cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-1-300x203.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p><strong>“Çocuğa dürtü kontrolünü öğretmek zaman içerisinde olabiliyor”</strong></p>



<p>&nbsp;İçinde bulunduğu yaşa ve bilişsel gelişime göre çocuklara dürtü kontrolünün öğretilebildiğini ifade eden Seda Aydoğdu, “Öncelikle detaylı bir psikiyatrik muayeneden geçtikten sonra çocuk psikiyatristinin uygun gördüğü tedaviye ek olarak neden-sonuç ilişkisini kurabilme ve hazzı erteleyebilme çalışmaları yapılmalı. Çocuğa dürtü kontrolünü öğretmek zaman içerisinde ve çocuğun da deneyimleri sonucu olabiliyor.” dedi.</p>



<p><strong>“Dürtü kontrolü problemine dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi birçok rahatsızlık eşlik edebiliyor”</strong></p>



<p>Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, dürtü kontrolü sağlayamayan çocuklarda çoğunlukla başka problemlerin de eşlik ettiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “Dürtü kontrolü problemine dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi birçok rahatsızlık eşlik edebiliyor. Çocuğun ek tanısına göre de nasıl davrandığı değişebiliyor. DSM tanı kriterlerine baktığımızda dürtü problemi yaşayan çocukların kendileri veya başkaları için zararlı olan bazı eylemleri gerçekleştirme arzularına ya da dürtülerine karşı koymayı başaramadıklarını görebiliriz. Yaptıkları işte planlı ya da plansız olabiliyorlar.  Eylemden önce gittikçe artan bir gerilim ve sıkıntı duygusu yaşıyorlar. Eylemi gerçekleştirmekten dolayı bir tatmin ve rahatlama duygusu sağlanıyor. Eylemden sonra suçluluk ya da pişmanlık hissedebiliyor ya da hissetmeyebiliyorlar.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/Cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-2.jpg" alt="" class="wp-image-121896" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/Cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-2.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/Cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-2-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p><strong>Aileler nelere dikkat etmeli?</strong></p>



<p>Ebeveynlerin bu aşamada net ve sınırlandırıcı olmaları gerektiğini vurgulayan Aydoğdu, “Ayrıca çocuklarıyla konuşmalı ve eylemlerinin sonuçları üzerinden çocuklarına yol gösterici olmalılar. Dürtü bozukluğunun türleri ve eşlik eden başka rahatsızlıklar olma ihtimali yüksek olduğu için aileler çocuklarını mutlaka bir çocuk ergen psikiyatri uzmanına götürmeli, uzman desteği ve yönlendirmeleri üzerinden davranış haritaları oluşturulmalı.” tavsiyesinde bulundu.</p>



<p><strong>Bu süreçte çocuğa şiddet uyguladığı için şiddet uygulamak büyük bir hatadır</strong></p>



<p> Seda Aydoğdu, “Yapılan çalışmalar şiddet ve daha çok bir psikiyatrik hastalığın temelinde dürtü kontrol bozukluğunun olduğunu gösteriyor” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocuğun yaşına bağlı olarak kontrol çalışmaları yapılmalı, uzmanlardan alınan geri bildirim ve yönlendirmeler ile ailelerin yol haritası oluşturulmalı. Bu süreçte çocuğa şiddet uyguladığı için şiddet uygulamak veya ceza vermek çocuğun öfkesini arttırabiliyor. Bu sebeple farmakolojik ve terapötik ilişki neticesinde aile davranışlarını belirlemeli.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/Cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-3.jpg" alt="" class="wp-image-121897" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/Cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-3.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/Cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-3-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p><strong>Arkadaş ortamında dışlanabilirler</strong></p>



<p>Çocukların arzu ettikleri bir şeyi hemen o an elde etmek amacıyla veya istedikleri davranışı erteleyemedikleri için hemen o an eyleme geçmek istemeleri neticesinde istenmeyen olayların yaşanabildiğini kaydeden Seda Aydoğdu, “Okulda kurallara uyamadıkları için öğretmenleri ve arkadaşları tarafından etiketlenebiliyorlar. Çoğunlukla arkadaşlarının istemedikleri veya kızdıkları davranışları yaptıkları için arkadaş çevresi tarafından dışlanıyorlar.” dedi.</p>



<p><strong>&nbsp;Oyun ve bilişsel davranışçı terapi yöntemleri kullanılıyor</strong></p>



<p>&nbsp;Dürtü kontrol bozukluğuna karşı oyun terapisi ve bilişsel davranışçı terapi yöntemleri ile çalışılabildiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Yöntemlerin temel amacı çocukların sosyal normlara uyabilmesine yönelik davranış kalıplarının kazandırılmasını oluşturuyor.” diye konuştu.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-nasil-saglanmalidir/">Çocuklarda ve ergenlerde dürtü kontrolü nedir? Nasıl sağlanmalıdır?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/cocuklarda-ve-ergenlerde-durtu-kontrolu-nedir-nasil-saglanmalidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
