<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beyin arşivleri - Merjam</title>
	<atom:link href="http://merjam.com/etiket/beyin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://merjam.com/etiket/beyin/</link>
	<description>Modanın Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 May 2022 12:13:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.6</generator>
	<item>
		<title>Beyin sağlığı için 7 adım</title>
		<link>http://merjam.com/beyin-sagligi-icin-7-adim/</link>
					<comments>http://merjam.com/beyin-sagligi-icin-7-adim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 May 2022 05:35:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET ALTI]]></category>
		<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=146932</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin sağlığı için olmazsa olmaz 7 adımı sizler için sıralayacağız… İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/beyin-sagligi-icin-7-adim/">Beyin sağlığı için 7 adım</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/04/giris-153-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/04/giris-153-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/04/giris-153-1024x684.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/04/giris-153-768x513.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/04/giris-153.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Brain Health Network’te bilim ve araştırma etkisi direktörü Profesör James Goodwin, Supercharge Your Brain adlı kitabında beynin bağlantılarının çok kuvvetli olduğuna değiniyor ve ekliyor; “Beyin gizemli bir organ ve bundan iki veya üç yıl öncesine kadar beynin yaşam boyunca kendini yenilediğini bile bilmiyorduk. Ama öyle ve hayatınızı nasıl sürdürdüğünüz bunun üzerinde büyük bir etkiye sahip.” Goodwin, inflamasyonun “beyin sağlığının katili” olduğunu da ekliyor, dolayısıyla bunu en aza indirmek için adımlar atmak gerekli. Goodwin, şimdi beyin sağlığınızı iyileştirmenin bazı önemli yollarını paylaşıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Her gün biraz egzersiz yapın</strong></h2>



<p>Fiziksel olarak aktif olmak, iyi bir beyin sağlığı için çok önemli. Her gün farklı egzersizler yapmaya çalışmalısınız. Goodwin, &#8220;Haftada en az 150 dakikaya ihtiyacınız var.&#8221; diyor. &#8220;Ama bu yeterli değil. Aynı zamanda yaşam tarzınızda da aktif kalmanız gerekiyor. Ben buna sandalyeye savaş ilan etmek diyorum.”</p>



<p>Yetişkinlerin yüzde 27,5&#8217;i ve ergenlerin yüzde 81&#8217;i küresel olarak bu aktivite düzeyini karşılayamıyor. Örnek vermek gerekirse, hepimiz bir ekranın önünde çok fazla zaman harcamaya eğilimliyiz değil mi? Goodwin&#8217;in tavsiyesi ise bir seferde 45 dakikadan fazla oturmaktan kaçınmak. “Beyin sağlığını artırmak için günde sadece bir saat egzersiz yapamazsınız. Bunun yerine, gün boyunca artan hareketle birleştirerek beyin yaşlanmasını tersine çevirebilirsiniz. Hatta beyninizi gençleştirebilirsiniz!”</p>



<p>Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, bir yıl boyunca iki grup insanı izledi. Bir grup haftada 150 dakika orta derecede aerobik egzersiz yaptı, diğer grup ise esneme gibi egzersizlerle sınırlandırıldı. Aerobik olarak egzersiz yapanlarda, öğrenme ve hafızadan sorumlu olan hipokampus, yıl boyunca hacim olarak yüzde iki arttı. &#8220;Bu grup sadece yaşlanmayı durdurmadı, aynı zamanda tersine çevirdi!&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sosyal olmaya çalışın</strong></h2>



<p>Çağrıldığınız davetlere evet demek, aslında sağlığınız için faydalı. Goodwin, &#8220;Sosyal hayatınız son derece önemli. Yalnızsanız veya sosyal olarak izole edilmişseniz, bu, günde 50 sigara içmeye eşdeğerdir yani sağlığınız için kötüdür.&#8221; diyor. Bunun nedeni, sosyal yaratıklar olarak evrimleşmiş olmamız. Yani yiyecek, su ve insan ilişkilerine duyduğumuz ihtiyaç beynimizin derinlerine yerleşmiş durumda. Goodwin, yalnız hissetmenin beyinde iltihaplanmaya neden olabileceğini, bunun yaşlanmayı hızlandırdığını, bunama ve diğer dejeneratif beyin hastalıkları riskini artırdığını söylüyor. Harvard Üniversitesi tarafından 12.000 kişi üzerinde yürütülen bir araştırma, alışkanlık olarak yalnız olduğunu söyleyen her beş kişiden birinin, olmayanlara göre beyin sağlığında yüzde 20 daha fazla düşüş yaşadığını ortaya koydu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Düzenli ilişkinin önemi</strong></h2>



<p>Goodwin&#8217;e göre düzenli ilişkiye girmek, hafıza, görsel-mekansal farkındalık ve hatta matematik yapma beceriniz açısından beyin sağlığınız için faydalı olabilir. “Son araştırmalar, yakın ilişki içinde olduğunuz biriyle düzenli ilişkinin bilişsel sağlığı ve sözlü akıcılığı geliştirdiğini buldu.” diyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kendine karşı kibar ol</strong></h2>



<p>Goodwin, “Beyin sağlığının üç unsuru ne kadar iyi düşündüğünüz, başkalarıyla ne kadar iyi uyum içinde olduğunuz ve ne kadar iyi hissettiğinizdir.” diye açıklıyor. &#8220;Yani kendiniz hakkında iyi hissetmiyorsanız, beyniniz daha fazla düşüş riski altındadır.&#8221; Kişisel bakımı önceliklendirmek için bu katı talimatları göz önünde bulundurun.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Dengeli beslenin</strong></h2>



<p>Modern batı diyetleri sadece kilomuzu etkilemiyor. İşlenmiş yiyecekler, hazır yemekler ve paketlenmiş gıdalar iltihaplanmaya neden olabiliyor. Goodwin, B12 vitamininin, insanların yaklaşık yüzde 80&#8217;inde, özellikle de vegan diyet uygulayanlarda eksik olduğunu belirtiyor. “Yeterince B12 almayan insanlar, alanlara göre daha erken bilişsel düşüş gösteriyor. Vegan olmak istiyorsanız sorun değil, ancak bu beyniniz için doğal bir diyet değil.” diyor.</p>



<p>Bir diğer önemli besin maddesi, yiyeceklerden elde edilmesi çok zor olan D vitamini. Bu vitaminin eksikliğini giderebileceğine inandığımız mantarların bile vücudu ihtiyaç duyduğu seviyeye getirmesi için büyük miktarlarda yenmesi gerekiyor. Ayrıca, omega 3 yağ asitlerinin antidepresan nitelikleri bilimsel olarak kanıtlanmış durumda, bu nedenle morina veya pisi balığı gibi üç ila dört porsiyon soğuk su yağlı balığını diyetinize dahil etmeniz önemli.</p>



<p>Peki, gıda takviyeleri işe yarıyor mu? Goodwin, “Takviyelerin dengeli bir diyet üzerinde herhangi bir fark yaratacağını gösteren sürdürülebilir bir kanıt yok.” diyor. “D vitamini dışında.” O halde anahtar, çeşitli bir et, bitki ve meyve beslenmesini tercih etmek ve takviyeleri destek olarak kullanmak. &#8220;Ayrıca, besinleri vücuda uygun hale getirmek adına, yiyeceklerinizi nazikçe ve düzgün bir şekilde pişirdiğinizden emin olmalısınız.&#8221; Sağlıklı bir mikrobiyom için ise bol miktarda lifli gıda yediğinizden emin olun.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Aralıklı orucu deneyin</strong></h2>



<p>Aralıklı orucun beden ve zihin için mükemmel olduğunu ve beyindeki nöroplastisiteyi artırabileceğini öne süren çok sayıda araştırmayla, rutininize eklencebilecek beslenme düzenleri arasında. 16:8; gece boyunca uyuyarak geçirdiğiniz saatleri de içerecek şekilde 16 saatlik oruç tutma ve gün boyunca yemek yiyebileceğiniz sekiz saatlik bir zaman yaratma sisteminden oluşan popüler bir yöntem. Goodwin, &#8220;Sabah 10&#8217;dan önce kahvaltı yapmıyorum ve akşam yemeğini akşam 6 gibi yiyorum. Tüm yemeğimi sekiz saate sığdırıyorum.&#8221; diye açıklıyor. &#8220;Bu iltihabı azaltır ve beyin için iltihabı azaltan her şey, bir kazanan konumundadır.”</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Diş sağlığınıza dikkat edin</strong></h2>



<p>Bağırsak sağlığının nasıl davrandığımız ve düşündüğümüz üzerindeki etkisini muhtemelen zaten biliyorsunuzdur, ancak diş sağlığının ne kadar önemli olduğunu da biliyor muydunuz? Birmingham Üniversitesi tarafından 2021&#8217;de yapılan bir araştırma, diş eti hastalığı olanların, kötü zihinsel sağlık ve vasküler demans gibi hastalıklara yakalanma riskinin arttığını da ortaya çıkardı. Goodwin, &#8220;Bağışıklık sisteminizin yüzde 70’i, ağzınızdan başlayan sindirim sisteminizdedir.&#8221; diyor. “Vücudumuza doğru yiyecekleri sokmanın yanı sıra iyi diş hijyeni sağlamak da önemli.” Evde tutarlı bir günlük rutinin yanı sıra diş doktoruna düzenli ziyaretler yapılmasını da öneriyor.</p>



<p>Kaynak: Vogue Türkiye</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/beyin-sagligi-icin-7-adim/">Beyin sağlığı için 7 adım</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/beyin-sagligi-icin-7-adim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müzik beynin de gıdası olduğu kanıtlandı</title>
		<link>http://merjam.com/muzik-beynin-de-gidasi-oldugu-kanitlandi/</link>
					<comments>http://merjam.com/muzik-beynin-de-gidasi-oldugu-kanitlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Mar 2022 09:12:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET ALTI]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Nöroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=144954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin sağlığını en çok etkileyen hastalıkların Alzheimer, demans, inme gibi hastalıklar olduğunu belirten uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor. Beyni korumak için genel sağlığa dikkat etmenin önemli olduğunu belirten uzmanlar uyarıyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/muzik-beynin-de-gidasi-oldugu-kanitlandi/">Müzik beynin de gıdası olduğu kanıtlandı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/03/giris-134-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/03/giris-134-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/03/giris-134-1024x681.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/03/giris-134-768x511.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/03/giris-134.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, düzenli egzersiz yapmayı, yoğun gerilimden uzak durmayı, hobiler edinmeyi ve okumayı, yeni şeyler öğrenmeyi tavsiye ediyor. Özellikle Alzheimer’dan korunmak için hayatın içinde olmanın önemini vurgulayan Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Yalnız yaşamayın, eve kapanmayın. Erken emekli olup kabuğunuza çekilmeyin. Hep aynı işlerle uğraşmayın, yeni şeyler deneyin” tavsiyesinde bulunuyor. Şarkı söylemenin hafızayı koruduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Şarkı söylemek de benzeri şekilde hafıza oluşturarak ve hafızayı koruyarak beyni uyarır” diyerek müziğin beynin gıdası olduğunu söyledi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Beyin Farkındalığı Haftasında uzmanlardan öneriler…</strong></h2>



<p>2008 yılından bu yana başta Society for Neuroscience ve Dana Foundation olmak üzere sinirbilimle ilgili uluslararası kuruluşlar öncülüğünde her yıl Mart ayının üçüncü haftası Beyin Farkındalığı Haftası olarak kutlanıyor. Sinirbilimin dünyada daha iyi tanıtılması ve öneminin anlatılmasının hedeflendiği bu özel haftada sinirbilim alanındaki yeni gelişmelerin topluma duyurulması amaçlanıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Beyin Farkındalığı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada beyin sağlığı ve nörolojik hastalıklar arasındaki ilişkiye değindi.</p>



<p>Beyin sağlığının kimlik ve benliğimize sahip olarak yaşamak, bellek, iletişim, duygular, beceri gibi işlevleri sağlıklı ve bağımsız biçimde sürdürebilmek için önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, bu işlevlerin beyin tarafından ortaya konulan işlevler olduğunu söyledi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Nörogenetik hastalıklar artabilir!</strong></h2>



<p>Beyin sağlığını en çok etkileyen hastalıkların Alzheimer, demans ve inme gibi hastalıklar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, yakın gelecekte de bu hastalıkların yanı sıra nörogenetik hastalıklardan bahsedileceğini söyledi. Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Önümüzdeki yıllarda “Nörogenetik hastalıklar, Alzheimer hastalığı ve demanslar, inmenin acil tedavisi konuşulacak. Özellikle Alzheimer hastalığında artış görülecek. Bunun da en önemli nedeni tanı yöntemlerinin gelişmesi ve yaşlı insan sayısındaki artış olacak. İnsan ömrü uzadığı için Alzheimer görülme sıklığı da artacak. Alzheimer için çağın hastalığı da denilmektedir. Bunun nedeni toplumsal ilginin ve hasta oranının artışı. Medyanın da katkısı var.” diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="348" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/03/haber-17.jpg" alt="" class="wp-image-144957" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/03/haber-17.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/03/haber-17-300x174.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Beyin check up 50 yaş üzeri için çok önemli</strong></h2>



<p>Beyin sağlığında erken tanının önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, kalp ve diğer iç organların sağlığından emin olabilmek için düzenli olarak check up yaptırılması gerektiğinin bilinmesine rağmen beyin sağlığı için henüz bu tür bir kavramın yeterince yerleşmediğini söyledi. Yapılan araştırmaların ortalama 50 yaşın üzerinde her yıl beyin check- upı yaptırılması gerektiğini ortaya koyduğunu kaydeden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Beyin check up; genel kan ve idrar testlerinin üzerine MR, Beyin Haritalaması, Zihin Testleri ve Depresyon sorgulamasının yapılmasından oluşuyor.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&nbsp;<strong>Alzheimer’ın erken teşhisine dikkat!</strong></h2>



<p>Beyin check-up’ın özellikle Alzheimer hastalığının erken tanı ve tedavisi için önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Sinsi başlayan ve ciddi hafıza kayıplarına yol açan Alzheimer, beyin check up’ı ile erken belirtiler verdiği dönemde anlaşılabilir. Erken dönemde tedavi uygulanmaya başlanır.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Beyin check-up unutkanlıkta da kullanılıyor</strong></h2>



<p>Herkeste zaman zaman unutkanlık görülebileceğini belirten Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, ancak unutkanlığın bazı durumlarda kötüleşerek kalıcı sorunlar doğurabileceğini söyledi. Beyin check up’ı ile erken tanı konulması halinde hastalara özel zihinsel geliştirme ve rehabilitasyon programları uygulanabileceğini ifade eden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Erken tanı sayesinde zamanında uygulanacak tedavi ile dikkat ve konsantrasyon artırılabilir. Öğrenme ve kavrama yeteneği geliştirilir. Hafıza güçlendirilir. Gerekirse ilaç da önerilebililir.” dedi.</p>



<p>Sadece belli bir yaşın üzerine değil, yönetici ve öğrencilerde unutkanlık ve dikkat dağınıklığı bulunanlara da beyin check-up tavsiye edildiğini ifade eden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Hücre yenileyici ve beynin stres salgılarını düzenleyici ilaçlar önerilir. Ayrıca bilgisayarla; dikkat, bellek, mantıklı düşünme, öğrenme, akılda tutma, hatırlama becerilerini artırıcı beyin egzersizleri yaptırılır.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Her gün yeni şeyler öğrenilmeli</strong></h2>



<p>Beyin sağlığını korumak için genel sağlığa dikkat etmenin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Düzenli egzersiz yapmak, yoğun gerilimden uzak durmak, hobiler edinmek ve okumak ve yeni şeyler öğrenmek gerekiyor” tavsiyesinde bulundu. Beyin sağlığını tehdit eden faktörlere de değinen Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Hipertansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, obezite, kronik alkol kullanımı, depresyon, sınırlı ve dar çevrede yaşamak beyin sağlığını tehdit eden faktörler arasında yer alıyor” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Şarkı söylemek beyni uyarıyor</strong></h2>



<p>Şarkı söylemenin hafızayı koruduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Şarkı söylemek de benzeri şekilde hafıza oluşturarak ve hafızayı koruyarak beyni uyarır. Alzheimer hastalarının uzak belleklerindeki şarkıları genelde yakın bellek sorunu yaşadıkları halde eksiksiz söyleyebilmeleri müziğin koruyucu gücü konusunda önemli bir hatırlatmadır. Nitekim son yıllarda Alzheimer hastalarına uygulanan grup çalışmaları sırasında en başarılı performanslardan birinin şarkı söyleme olarak öne çıkması bütün bunların ispatı niteliğindedir. Müziğin insan için ifade ettiği bu eşsiz konumun onun hastalıkları özellikle de beyin ve zihin hastalıkları sırasında oynadığı sağaltıcı etkisi çok uzun zamanlardan beri bilinmektedir. Yüzyıllar boyunca diğer bazı kültürlerde akıl hastaları odun ateşinde yakılırken kendi geçmişimizde ve kültürümüzde müziğin tedavi olarak kullanıldığını biliyoruz.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Müzik dinlerken beyinde çok yönlü uyarılmalar oluyor</strong></h2>



<p>Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, son yıllarda yapılan beyin araştırmalarının müzik dinlerken ve şarkı söylerken beyinde çok yönlü ve yaygın uyarılmalar olduğunu gösterdiğinden beri ‘Müzik beynin gıdasıdır’ sözünün eski deyimin yerini almaya başladığını belirterek şunları söyledi:</p>



<p>&nbsp;“İşlevsel Manyetik Rezonans (fMR) yoluyla yapılan araştırmalarda müziğin farklı yönleriyle ilgili beyin alanları saptanmıştır. Müzik algısı hem sağ hem de sol beyinde hareket ve algıyla ilgili birçok alanın ortak biçimde uyarılmasıyla mümkün hale gelir. Klasik nörolojiden gövde hareketlerinin ve gövde üzerine gelen uyarıcıların hareket ve algı hangi gövde yarısıyla ilgiliyse karşı tarafın beyin yarısı tarafından yani ağırlıklı olarak tek bir beyin yarısı tarafından ortaya konulduğunu biliyoruz. Bu durumda müzik algısının bu modelin çok dışında her iki beyin yarısı tarafından yani yaygın bir beyin organizasyonu tarafından ortaya konulduğunu görüyoruz.”</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&nbsp;Bu unutkanlıklara dikkat edilmeli!</strong></h2>



<p>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığına yol açabilen ve 1 kez bile yaşanması durumunda dikkat edilmesi gereken unutkanlıkları şöyle sıraladı:</p>



<p>50 yıldan beri sahip olunan ve son yıllarda içinde yaşanmayan ev ya da evlerin var oldukları veya nerede oldukları unutuluyorsa,</p>



<p>5 – 6 kadar, çok fazla sayıda olmayan torunların adları ve yaşları karıştırılıyorsa,</p>



<p>Gündelik olarak sık kullanılan eşyaların yerleri hatırlanmakta zorluk çekiliyorsa,</p>



<p>15 &#8211; 20 yıl önce ölmüş bir Cumhurbaşkanı şimdiki ile karıştırılıyorsa,</p>



<p>Daha önceden iyi tanınan ve ölmüş oldukları da bilinen insanlardan yaşıyormuş gibi söz ediliyorsa,</p>



<p>Yukarıda sayılanlar söylendiğinde unutulduğu kabul edilmiyorsa bu belirtiler Alzheimer için önemli işaretlerdir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Alzheimer’dan değil, geç kalmaktan korkulmalı</strong></h2>



<p>Alzheimer’a karşı tavsiyeleri anlatırken beyin ve moral güçlendirici etkenlerden bahsetmenin daha gerçekçi olacağını belirten Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Alzheimer, beyinde ne zaman başladığı belli olmayan, aynı zamanda beyni zayıf düşüren ve depresyonla da bağlantısı olan bir hastalık. Bu bağlamda hastalığın ne zaman ortaya çıkacağını beklemek yerine yaşam tarzıyla ilgili bazı öneriler getirmek hem gerçekçi olur hem de toplumun morali üzerinde olumlu etkileri olur.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Alzheimer’a karşı alışkanlıklarınızı değiştirin</strong></h2>



<p>Prof. Dr. Oğuz Tanrıdag, Alzheimer’a karşı benimsenmesi gereken yaşam tarzı önerilerini şöyle paylaştı:</p>



<p>Yalnız yaşamayın, eve kapanmayın,</p>



<p>Erken emekli olup kabuğunuza çekilmeyin,</p>



<p>Hep aynı işlerle uğraşmayın, yeni şeyler deneyin,</p>



<p>Yaşınızın insanı olmayın! Statünüzden sıyrılın,</p>



<p>Dünyanın merkezinde oturmaktan vazgeçin,</p>



<p>Mantığınızdan önce sezgilerinize güvenin,</p>



<p>Kontrollu açlık tavsiye ediliyor, bizde oruç bu tavsiyeye karşılık gelebilir.</p>



<p>Alternatif tıbbın hiçbir faydası yok,</p>



<p>Bulmaca çözecekseniz sudokuyu tercih edin,</p>



<p>Nefret duygusundan uzak durun, olumlu düşünün,</p>



<p>Çocukluğunuzun ve gençliğinizin mekânlarına gidin,</p>



<p>Müzik dinleyin, mümkünse şarkı söyleyin,</p>



<p>Sabahları ilk işiniz gazete okumak olmasın,</p>



<p>Televizyondaki haber ve tartışma programlarından mümkün olduğunca uzak durun,</p>



<p>Daha çok belgeselleri, dizileri, müzik ve yemek programlarını izlemeyi tercih edin,</p>



<p>Hastalıkla ilgili efsanelere inanmayın,</p>



<p>Düzenli cinsel yaşam beyni uyarıyor,</p>



<p>Ailenizde Alzheimer gibi herhangi bir bunama hastalığı varsa genetik riskinizi dikkate alın.</p>



<p>65 yaşın üstündeyseniz hiçbir neden görünmese de yıllık beyin Check – Up’ı yaptırın.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/muzik-beynin-de-gidasi-oldugu-kanitlandi/">Müzik beynin de gıdası olduğu kanıtlandı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/muzik-beynin-de-gidasi-oldugu-kanitlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnternet beynimizi tembelleştiriyor mu?</title>
		<link>http://merjam.com/internet-beynimizi-tembellestiriyor-mu/</link>
					<comments>http://merjam.com/internet-beynimizi-tembellestiriyor-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Feb 2022 09:48:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin fonksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=141952</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda yapılan araştırmalar günde ortalama 4 saatimizi ekran karşısında geçirdiğimizi kanıtlıyor. Peki, internet bizi neye alıştırdı? Düşünmeye mi yoksa hemen bulup tüketmeye mi? Beynimiz artık daha yavaş ve tembel mi? Gelin cevabını birlikte arayalım!</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/internet-beynimizi-tembellestiriyor-mu/">İnternet beynimizi tembelleştiriyor mu?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="201" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/GIRIS-18-300x201.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/GIRIS-18-300x201.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/GIRIS-18-1024x685.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/GIRIS-18-768x514.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/GIRIS-18.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>&#8220;Bilgisayarda bir sayfa açılmıyor, hemen o sayfayı terk ediyoruz. Bir şarkıyı dinlerken ilk iki nakarat bölümünden sonra diğer şarkıya atlıyoruz. Dizilerin arasındaki reklama tahammülümüz yok, internetten seyretmeyi tercih ediyoruz. Youtube&#8217;da videoları hızlandırarak seyrediyoruz. Cep telefonlarımızda, tabletlerimizde hep bir hız halindeyiz. Parmağımızın bir hareketiyle ekrandaki bilgileri hızla yukarı taşıyoruz, aşağıdakileri kaçırmamak için. Sabırsızız. Her şeye, hemen şimdi şu an sahip olmak istiyoruz. Konsantrasyonumuz az. Aradığımız bir konuyu okurken bir de bakıyoruz ki o sayfadan bu sayfaya, sonra da diğerine atlamışız ve hiç ummadığımız bir sayfadayız. Bilgiye ulaşmış mıyız? Belki evet, belki hayır. Bilgiyi edinmiş miyiz? Muhtemelen hayır. Ne ara değiştik? Bunun sorumlusu kim? Teknoloji mi?</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Teknoloji detoksu ve eski moda okuma yöntemi ile konsantrasyon nasıl kazanılır?</strong></h2>



<p>Bir de işin kitap okuma boyutu var. Küçüklüğümden beri kitap oburuyum. Son yıllarda okumak ve anlamak için kendimi bayağı bir vermem gerektiğini fark ediyorum. Alıyorum kitabı. Kitap çok sürükleyici değilse bir de bakıyorum ki bırakmışım. Elime telefonumu almışım. Bundan sekiz sene önce elime geçen bir kitapla problemin sadece bende olmadığını keşfettim. Kitabın adı, ‘The Shallows! What the Internet is Doing to Our Brains? / Yüzeysellik! İnternet Beynimize Ne Yapıyor?’ yazarı ise Nicholas Carr… Yazar, konsantrasyon ve bilgiyi öğrenebilme konusunda çok ciddi problem yaşadığını söyleyerek başlıyor kitabına. Tam da benim gibi. Belki de sizin gibi. Bunun nedenini araştırmak için kendini inzivaya çekiyor. Bir nevi teknoloji detoksu yapıyor. Bilgisayar yok. Wi-fi yok. Cep telefonu akıllı değil. Tam bir detoks. Sadece kitaplarla dolu bir eve kapanıyor yazar.</p>



<p>Nicholas Carr teknoloji detoksu ve eski moda okuma yöntemi ile konsantrasyonunu kazandığını, sürekli kendini geliştirebilen beyninin hemen hemen eski haline döndüğünü belirtiyor kitabında. Dediğine göre internette araştırma yapıp, okurken beynimizin hep kısa süreli hafıza kısmını kullanıyormuşuz. Yazarın iddiası ise şu: “Eğer yeniden uzun süreli okuma işlemine dönersek, beynimiz de buna alışır. Konsantrasyonu daha uzun süre koruyabiliriz. Beyin de bu şekilde geliştirir kendini.” Tamam, kabul, yeniden eski tip okumaya dönelim. Ama çok alıştığımız Google ne olacak? Hiç araştırma yapmayacak mıyız? İnternet kötü mü? Teknolojiden uzak mı kalmalıyız?</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/HABER-1-1.jpg" alt="" class="wp-image-141954" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/HABER-1-1.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/HABER-1-1-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Teknoloji beynimizi değiştiriyorsa, onu terk mi etmeliyiz?</strong></h2>



<p>Merak etmeyin. Bu sorunun yanıtı kocaman bir “Hayır”. Yazının bulunuşu, matbaanın icadı, televizyon&#8230; Hepsi de icat edildikleri dönemde insanlığı korkutmuş. Beynimiz tembelleşir diye. Tembelleşti mi? Yazı ile insanlar hikâyelerini sonraki nesillere, bozulmadan, değişmeden ulaştırabildi. Matbaa ile kitaplar basıldı ve bilgi daha çok insana ulaştı. İnternet ile bilgi zaman ve mekân kısıtlaması olmadan tüm dünyaya yayıldı. İnsanlık gelişimini yaptığı icatlara borçlu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Dijital Yerliler ve Dijital Göçmenler</strong></h2>



<p>Size iyi bir haberim var. Amerikalı psikolog Gary Small’un beyin üzerine yaptığı araştırmalara göre İnternet kullanımı beyinde bazı bölgelerin daha fazla gelişmesini sağlıyormuş. Araştırmayı anlatabilmek için sizlere iki terimden bahsetmem lazım: Dijital Yerliler ve Dijital Göçmenler.</p>



<p>Dijital Yerliler: Dizüstü bilgisayarlar ve cep telefonları dünyasında doğan gençler; bizim çocuklarımız, sizin torunlarınız.</p>



<p>Dijital Göçmenler: Zamanında mektup yazmış, kalemle not tutan, tüm bu teknolojiler ortaya çıkmadan doğan, bu teknolojiyi yaşının ileri bir safhasında öğrenmek zorunda kalan kişiler: Bu da bizler ve anne-babalarımız oluyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yapılan araştırmalar…</strong></h2>



<p>Gary Small’un yaptığı araştırmaya göre Dijital Yerliler her gün ortalama 8,5 saat teknolojiye maruz kalıyor. 8,5 saat teknoloji ise ile beynin Multitasking – çoklu görev bölgesinin, karmaşık mantık yürütme ve muhakeme becerilerinin gelişmesini sağlıyor.</p>



<p>University of California’da yaptığı bu araştırmada özellikle 55-76 yaş aralığındaki Dijital Göçmenlerin internet kullanırken beyinlerinin hangi bölümlerini kullandıklarını merak etmiş Small. Acaba internet gerçekten de beyni tembelleştiriyor mu diye bakmış. Araştırmaya katılanlardan bilgisayar ekranından bir metin okumaları ve internette araştırma yapmaları istenmiş. Araştırmaya katılanların hepsinde, okuma sırasında beynin şakak, arka ve yan bölgelerinde bulunan dil, okuma, hafıza ve görme merkezlerinin faaliyetinde belirgin bir artış gözlenmiş. İnternette araştırma yapan grup ve internette sadece okuyan grup arasında ise fark varmış. İnternette araştırma yapanların beyninin ön ve şakak bölgelerinin yanı sıra karar alma ve muhakeme sürecini denetleyen bölgenin işlevinde de artış belirlenmiş.</p>



<p>Araştırmayı yürütenlerin başındaki psikolog Dr. Gary Small, internette araştırma yapan kişilerde sinirler arasındaki iletişimin diğerlerine göre daha fazla olduğu sonucuna vardıklarını belirtmiş. İnternette araştırma yapmak beynin karmaşık işlevlerini harekete geçiriyormuş. Bunun yaşlanmada ortaya çıkan beyin hücrelerinin azalmasında etken olabileceğini belirtiyor. Gary Small’a göre, “Web’de arama yapmak gibi basit bir görev bile beynimizde etki yapabiliyor. Beynimiz öğrenmeye devam ediyor.” İddiasına göre araştırma yapmak, sürekli yeni bir şeyler öğrenmek belki de bunamayı, demansı önlüyor. Tüm bu araştırmalar ve kaynaklar her zaman bize yol gösterici aslında.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="399" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/HABER-2-2.jpg" alt="" class="wp-image-141955" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/HABER-2-2.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/HABER-2-2-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bizim bilmemiz gereken</strong></h2>



<p>&nbsp;İnternet hayatımızın bir gerçeği. Beynimiz bu yeni nesil iletişim şekliyle değişiyor. Bunu bilelim.</p>



<p>İnterneti yapıcı ve yaratıcı olmak için kullanalım. Öğrenelim, öğrendiğimiz bilgiyi özümsemeye çalışalım, paylaşalım, takımlaşalım, üretelim, yine paylaşalım. Bizim öğrendiklerimizi başkaları da öğrensin.</p>



<p>İnternet, sosyal medya, telefon, tablet bağımlılığından kendimizi koruyalım. Kontrollü ve dengeli olalım.</p>



<p>Yüz yüze sosyal ilişkilerimizi unutmayalım. Onları besleyelim.</p>



<p>Okuma alışkanlığımızı kaybetmeyelim. Sadece internette okumamıza güvenmeyelim. Okumanın beynimizin başka bölümlerini de çalıştırdığını unutmayalım.</p>



<p>İnternet ezberleme alışkanlığımızı, hafızamızı zayıflatıyor, gereksiz hale getiriyorsa, biz de beynimizin bu alışkanlıklarını kaybetmemek için çabalayalım. Bazı şeyleri aklımızda tutmaya çalışalım, bilgiyi edindikten sonra çevremizle paylaşalım, anlatalım.</p>



<p>İngilizceye mutlaka hakim olalım. Çocuklarımızın bu dili mümkün olan en iyi şekilde öğrenmelerine çabalayalım. Biz ne kadar Türkçe kaynak yaratsak bile, internetteki İngilizce kaynaklar bir o kadar daha fazla ve her an artıyor.</p>



<p>İlgilendiğimiz konuları, dünyanın gittiği yöndeki konuları takip edelim. Bilgi ve öğrenme artık bir tık uzağınızda. Her konuda kendimizi geliştirmemiz şart.</p>



<p>Hem çocuklarımız hem de biz dijital zekâmızı geliştirelim. Güvenli internet araştırması, doğru bilgiye ulaşmayı öğrenmek, internette gezinirken kendini kontrol edebilmek, dağılmamak, sosyal medya zamanını kısıtlı kullanmak, vb. konularda dijital zekâmızı geliştirelim.</p>



<p>Yazan: Bahar Üner Anahmias</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/internet-beynimizi-tembellestiriyor-mu/">İnternet beynimizi tembelleştiriyor mu?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/internet-beynimizi-tembellestiriyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilimsel olarak açıklandı: Elle yazmak bilgiyi kalıcı hale getiriyor</title>
		<link>http://merjam.com/bilimsel-olarak-aciklandi-elle-yazmak-bilgiyi-kalici-hale-getiriyor/</link>
					<comments>http://merjam.com/bilimsel-olarak-aciklandi-elle-yazmak-bilgiyi-kalici-hale-getiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2021 09:47:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Elle yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[Kalem]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=121675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknoloji çağında hepimiz telefonlarımızla bilgisayarlarımızla hemhal olmuş durumdayız. Ama araştırmalar elle yazmanın, daha iyi öğrenmeyi ve hatırlamayı sağladığını gösteriyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/bilimsel-olarak-aciklandi-elle-yazmak-bilgiyi-kalici-hale-getiriyor/">Bilimsel olarak açıklandı: Elle yazmak bilgiyi kalıcı hale getiriyor</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-111-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-111-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-111-1024x683.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-111-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-111-1536x1024.jpg 1536w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/giris-111-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesinden Profesör Audrey van der Meer liderliğinde yapılan araştırmanın sonuçları, &#8220;Frontiers in Psychology&#8221; dergisinde yayımlandı. Araştırma çerçevesinde 12 çocuk ve 12 yetişkinin beyin aktiviteleri, ekrandaki yazıları dijital kalemle veya klavye kullanarak not alırken elektroensefalografi (EEG) yöntemiyle izlendi. Hem çocukların hem de yetişkinlerin beyinlerinde kalemle yazarken, hafıza ve yeni bilgi öğrenmeyle bağlantılı bölgelerde daha fazla hareketlilik tespit edildi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/elle-yazmak.jpg" alt="" class="wp-image-121676" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/elle-yazmak.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/07/elle-yazmak-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p><strong>Duyusal deneyimler, beynin farklı bölümleri arasında ilişki sağlıyor</strong></p>



<p>Van der Meer, şu ifadeleri kullandı: &#8220;Kalem ve kâğıt kullanılması, beynin anılara tutunması için daha çok &#8216;kanca&#8217; atıyor. Elle yazmak, beynin duyumotor bölümlerinde çok daha fazla hareketlilik yaratıyor. Kalemi kâğıda bastırırken, yazdığınız harfleri gördüğünüzde ve yazarken çıkarken sesi duyduğunuzda birçok duyu faaliyete geçiyor. Bu duyusal deneyimler, beynin farklı bölümleri arasında ilişki sağlıyor ve beyni öğrenmeye açıyor. Hem daha iyi öğreniyor hem de daha iyi hatırlıyoruz.&#8221;</p>



<p>Profesör Audrey van der Meer, tüm çocukların el yazısı eğitimi almaları gerektiğine inandığını kaydetti.</p>



<p>Kaynak:AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/bilimsel-olarak-aciklandi-elle-yazmak-bilgiyi-kalici-hale-getiriyor/">Bilimsel olarak açıklandı: Elle yazmak bilgiyi kalıcı hale getiriyor</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/bilimsel-olarak-aciklandi-elle-yazmak-bilgiyi-kalici-hale-getiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
