<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Baş ağrısı arşivleri - Merjam</title>
	<atom:link href="http://merjam.com/etiket/bas-agrisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://merjam.com/etiket/bas-agrisi/</link>
	<description>Modanın Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Dec 2022 10:53:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.6</generator>
	<item>
		<title>Baş ağrısı neden meydana gelir?</title>
		<link>http://merjam.com/bas-agrisi-neden-meydana-gelir/</link>
					<comments>http://merjam.com/bas-agrisi-neden-meydana-gelir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Dec 2022 12:17:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET ALTI]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=159332</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda en sık rastlanan sağlık şikayetlerinden birisi baş ağrısıdır. Stresli yaşam sürenlerde, kadınlarda ve altta yatan bir hastalığı bulunan kişilerde daha sık görülür. Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/bas-agrisi-neden-meydana-gelir/">Baş ağrısı neden meydana gelir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/bas-agrisi-1-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/bas-agrisi-1-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/bas-agrisi-1-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/bas-agrisi-1.jpg 900w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Toplumda en sık rastlanan sağlık şikayetlerinden birisi baş ağrısıdır. Stresli yaşam sürenlerde, kadınlarda ve altta yatan bir hastalığı bulunan kişilerde daha sık görülür. Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çeşitleri nelerdir? </h2>



<p>Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları.</p>



<p>Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları.</p>



<p>Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları, gibi farklı sebeplere ait baş ağrıları.</p>



<p>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Göz Hastalıkları bölümünden Uzman Dr. Önder Arslan,&nbsp; baş ağrısı çeken kişilerde göz hastalıkları ile ilgili bir sorun olma ihtimaline karşı dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekerek en sık görülen göz hastalıkları ve tedavileri hakkında bilgiler verdi.</p>



<p>Baş ağrısı pek çok hastalığın habercisi olabilir. Bu yüzden baş ağrısı ile başvuran hastalara multidisipliner yaklaşım şarttır. Sistemik muayenede göz kaynaklı sebepler mutlaka akılda bulundurulmalıdır. Devam eden baş ağrılarına rağmen göz kaynaklı sebepler araştırılmazsa, altta yatan göz hastalığının tanı ve tedavisinde gecikmeye neden olabilir. Bu nedenle hastanın mutlaka göz hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmesi önem taşır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Baş ağrısına neden olabilecek en sık göz hastalıkları şunlardır:</h2>



<p>Tedavi Edilmemiş Kırma Kusurları ( myopi, hipermetropi, astigmatizma)</p>



<p>Tedavi edilmemiş veya yeterli düzeltilmemiş kırma kusurları (miyopi, hipermetrop ve astigmatizma), gözden kaynaklanan baş ağrısının en önemli sebeplerindendir. Bu kırma kusurları hastada özellikle günün ilerleyen saatlerinde artış gösteren alın bölgesinde ağrı, yorgunluk, görme bulanıklaşması gibi şikayetlere neden olur. Bu hastaların gözlük, kontak lens, lazer ile tedavi edilmeleri gerekmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Glokom (Göz Tansiyonu)</h2>



<p>Glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu görmeyi sağlayan optik sinirin incelmesi ile karakterize bir hastalıktır. En sık görülen açık açılı glokom ve daha az görülen kapalı açılı glokom olmak üzere iki türü vardır;</p>



<p>Açık açılı glokomda göz tansiyonu göz sinirinde incelmeye neden olacak düzeyde seyretmektedir. Ancak genellikle çok yüksek düzeylere çıkmadığı için hastalarda herhangi bir şikayete neden olmamaktadır. Bazı hastalarda künt başarısı olabilmektedir. Bu hastaların tanısı çoğu zaman rutin göz muayenesi sırasında konulmaktadır. Çoğunlukla geç tanı konulduğu için ilerlemiş göz siniri hasarına bağlı görme azalması, görme alanı daralması gelişmektedir. Tedavide göz damlaları, lazer tedavileri uygulanmaktadır. Bu tedavilere yanıt vermeyen hastalarda ameliyat (Trabekülektomi, implant yerleştirilmesi )gerekebilmektedir</p>



<p>Akut kapalı açılı glokomda göz tansiyonunda ani gelişen çok yüksek değerlerden dolayı şiddetli baş ağrısına eşlik eden bulanık görme, ışık hassasiyeti, mide bulantısı gibi şikayetler olmaktadır. Bu hastaların göz tansiyonu acil olarak serum(mannitol), damla, lazer tedavisiyle düşürülmeye çalışılmalıdır. Çünkü çok yüksek göz tansiyonu sebebiyle kısa sürede kalıcı görme kaybı yapabilmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Optik Nevrit</h2>



<p>Görmeyi sağlayan optik sinirin iltihaplanmasıdır. Göz arkasında özellikle göz hareketleri ile artan ağrı, görmede azalma, renkli görmede bozulma gibi şikayetler olmaktadır. Bu hastalar acil olarak altta yatan sebebin belirlenmesi ve tedavi için nöroloji bölümüne konsülte edilmelidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sklerit</h2>



<p>Göz küresinin büyük bölümünü kaplayan tabaka olan skleranın iltihaplanmasıdır. Gözde yoğun kızarıklık, göze dokunmayla artan şiddetli ağrı, sulanma, ışık hassasiyeti vardır. Bu rahatsızlık romatolojık hastalıklar başta olmak üzere bazı otoiümün hastalıklar ile birliktelik gösterebilir. Nonsteroid anti inflamatuar ilaçlar ve steroid içeren haplarla tedavi edilmektedir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/bas-agrisi-neden-meydana-gelir/">Baş ağrısı neden meydana gelir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/bas-agrisi-neden-meydana-gelir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parlak ışık migreni ağrılarını arttırıyor!</title>
		<link>http://merjam.com/parlak-isik-migreni-agrilarini-arttiriyor/</link>
					<comments>http://merjam.com/parlak-isik-migreni-agrilarini-arttiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Dec 2022 08:07:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Migren]]></category>
		<category><![CDATA[Parlak ışık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=158940</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de yaklaşık 13 milyon migren hastası olduğunu söyleyen uzmanlar, son yıllarda parlak ışığa maruz kalmanın migren ağrılarını arttırdığını söylüyor. İşte detaylar…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/parlak-isik-migreni-agrilarini-arttiriyor/">Parlak ışık migreni ağrılarını arttırıyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="169" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/giris-4-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/giris-4-300x169.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/giris-4-768x432.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/12/giris-4.jpg 864w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Başağrısı ve Ağrı Çalışmaları Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Necdet Karlı, Türkiye&#8217;de yaklaşık 13 milyon migren hastasının bulunduğunu ve bu hastalığın ülkeye maliyetinin yıllık 4 milyar dolar olduğunu söyledi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>3 Ay belirleyici süre</strong></h2>



<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Prof. Dr. Karlı, ayda en az 15 gün ve daha fazla baş ağrısı yaşayan ve bu durumu 3 ay süren kişiler için kronik migren teşhisi koyduklarını anlattı.</p>



<p>Karlı, kronik migrenin farkının, sıklığı, tedavisinin daha zor olması ve hastaya, topluma, sağlık sektörü ile ülkeye maliyetinin fazlalığı olduğunu dile getirdi.</p>



<p>Kronik migrenin depresyon, başka ağrılı tablolar, yaşam kalitesinin son derece düşük olması ve baş ağrısının en ufak bir uyaranla ortaya çıkması nedeniyle tedavisinin daha zor olduğunu vurgulayan Karlı, şöyle devam etti: &#8220;Hastalar bize geldiğinde sıklıkla, kronik migrene eşlik eden aşırı ağrı kesici kullanımı oluyor. Ayda en az 10 gün ve daha fazla ağrı kesici kullanımı görüyoruz. Bunun şöyle bir etkisi var; baş ağrısını kötüleştiriyor, aynı zamanda migrenin tedavini zorlaştırıyor ve normal migrenin kronikleşmesini de kolaylaştırıyor. Ayrıca hastada bazı mide, bağırsak ve yemek borusu problemlerine de yol açabiliyor. Bu yüzden kronik migrene eşlik eden bir aşırı ağrı kesici kullanımı varsa öncelikle bunu bırakmamız gerekiyor. Ağrı kesici en fazla haftada bir ya da iki kere kullanılabilecek, ağrıyı o anda geçirebilecek bir yöntem. Halbuki biz migren ve kronik migrende ağrının gelmesini engelleyici, koruyucu tedaviyi tercih ediyoruz. Bu nedenle koruyucu tedaviyi hastalarımıza veriyoruz, ağrı ataklarının gelmesini engelliyoruz, arada da bir ağrısı olursa ağrı kesici kullanmasını tavsiye ediyoruz.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ağrı kesici yerine koruyucu tedavi</strong></h2>



<p>Prof. Dr. Necdet Karlı, kronik migrende tedavilerin son yıllarda botulinum toksini ve antikorlar sayesinde yapıldığını aktardı.</p>



<p>İş ve yaşam kalitesini, akademik başarıyı etkileyen kronik migren tedavi edilmediğinde hastaların sık sık hekime başvurduğunu bildiren Karlı, şunları kaydetti: &#8220;Migrenin Türkiye ekonomisine maliyeti yıllık 4 milyar dolar. Başağrısı ve Ağrı Çalışmaları Derneği olarak bizim yaptığımız çalışmalarda bu maliyeti çok net görüyoruz. Yaptığımız çalışmalarda gördük ki Türkiye&#8217;de yaklaşık 13 milyon migrenli var. Her yıl 700-800 bin kişinin hastalığı kronik migrene dönüşüyor. Onun için esas amacımız daha kronik migrene dönüşmeden, migren epizodik ataklar halinde gelirken onu koruyucu tedaviyle engelleyebilmek. Hastalarımız &#8216;Migrenin tedavisi yok&#8217; deyip, doktora, özellikle bir nöroloji hekimine başvurmaktan kaçınmamalı çünkü bizim yaptığımız tedavilerle atak sayılarını ayda 15-20 günden 5-10 güne indirebiliyoruz. Bu da hastaların yaşam kalitelerine ve ülkenin ekonomisine katkıda bulunabiliyor.</p>



<p>Migrenli biraz da kendi doktoru olacak. Ağrı ataklarını tetikleyen şeyler var; açlık, uykusuzluk, stres, sıkıntı, lodos ama şimdi yeni nesilde çok fazla parlak ışığa, ekrana maruz kalmak da migreni tetikleyen ajanlardan, etkenlerden biri. Eğer hastamız bu tetik faktörleri kendisi tespit ettiyse mutlaka bunlardan uzak durmalı. Hasta 3-4 saatte bir yemeğini yemeli, öğün atlamamalı, uykusuz kalmamalı, ekrana bakıyorsa da her 1,5 saatte bir yarım saat kadar ara vermeli ki migren atakları tetiklenmemeli. Bunun dışında, ağrı kesici kullanmamalı ve koruyucu tedavilere başvurmalısınız.&#8221;</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/parlak-isik-migreni-agrilarini-arttiriyor/">Parlak ışık migreni ağrılarını arttırıyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/parlak-isik-migreni-agrilarini-arttiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazın artan baş ağrısı için neler yapılmalı?</title>
		<link>http://merjam.com/yazin-artan-bas-agrisi-icin-neler-yapilmali/</link>
					<comments>http://merjam.com/yazin-artan-bas-agrisi-icin-neler-yapilmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Aug 2022 14:00:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=153888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazın artan baş ağrıları neden olur? Tedavi etmek için neler yapılmalı? İşte tüm merak edilenler…</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/yazin-artan-bas-agrisi-icin-neler-yapilmali/">Yazın artan baş ağrısı için neler yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/9FF061BE-15C1-405E-A40C-87FF02464C7F-300x200.jpeg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/9FF061BE-15C1-405E-A40C-87FF02464C7F-300x200.jpeg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/08/9FF061BE-15C1-405E-A40C-87FF02464C7F.jpeg 678w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Sıklıkla şakaklarınızın çevresinde veya başınızın arkasının boynunuzla birleştiği yerde donuk olarak başlayan bir ağrı. Kısa bir süre içinde, zonklayıcı bir hal alır ve daha yaygın bir ağrıya dönüşür. Bu size tanıdık geldi mi? Tatil yapmıyor olsanız dahi, yazın tüm eğlenceleri içerisinde az da olsa mutlaka güneş içerir. Güneşe çok fazla maruz kalmak ve sıcak havalar, migren gibi baz hastalıkları tetikleyebilir ve insanlar genel olarak daha fazla baş ağrısı yaşarlar. Siz de benzer ağrılar yaşıyorsanız, bunların önüne geçmek için ipuçlarına göz atın.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yazın neden baş ağrır?</h2>



<p>Herhangi bir makine gibi, vücudunuz ideal koşullarda sıcaklığını uygun şekilde düzenleyebilir. Vücut, terleyerek, titreyerek ve kan akışını ayarlayarak, vücut ısısını etkili bir şekilde koruyabilecek veya düşürebilecek donanıma sahiptir ancak vücut ısısı bu doğal yoldan düzenlenemeyecek kadar yükselirse, ısı emildiği kadar hızlı dağılamaz ve aşırı ısınma meydana gelir. Kontrol edilmezse, vücudunuzun aşırı ısınması, sıcak bitkinliğine ve ardından çok ciddi bir tehlike olan sıcak çarpmasına neden olabilir. Baş ağrısı, vücut dengesinin bozulmasının bir işaretidir ve vücut ısısını azaltmak için acil adımların derhal atılması gerektiğine dair acil bir uyarı olarak tedavi edilmelidir.</p>



<p>Yazın baş ağrıları çekmenizin tek nedeni sıcaklık değildir. İşte ağrılarınıza sebep olabilecek diğer şeyler:</p>



<p>Dehidrasyon: Genellikle vücudun aşırı ısınması ile birlikte, vücut hızla su kaybedebilir, bu da beynin büzüşerek küçülmesine ve kafatasından uzaklaşmaya başlamasına neden olabilir. Bu, oldukça ciddi ancak aşırı susuzluk durumunda oluşan nadir bir durumdur.</p>



<p>Çevre kirliliği: Isı, havayı ve onunla karışan kimyasalları &#8220;pişirdiğinden&#8221;, birçok insanın oldukça hassas olduğu ozon gazı oluşabilir.</p>



<p>Güneş ışığı: Güneş sadece işi yaymaz. Parlak ışık, bazı insanlarda baş ağrısını tetikleyebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Baş ağrısından nasıl korunabilirsiniz?</strong></h2>



<p>1- Su için</p>



<p>Düzenli aralıklarla su içerek vücudunuzu dehidratasyon uzak tutmaya çalışın. Susamaya başlarsanız, vücudunuz zaten susuz kalmış demektir. Hedefiniz susuzluk hissetmeyerek sıklıkta su içmenizdir. Su kaybını mümkün olduğunca susuz kalmamak için tüm alkol ve kafein bazlı içeceklerden kaçınmanız gerekir.</p>



<p>2- Güneşten kaçının</p>



<p>Belirli bir miktar güneş ışığı sağlıklı olsa da, çok fazla doğrudan güneş ışığı vücut ısısının hızla yükselmesine neden olur. Geniş çerçeveli şapkalar ve güneş şemsiyeleri gölgede kalmanıza yardımcı olur ve serin nemli bezler veya sprey şişeleri vücudunuzun terleyerek ısıyı azaltan savunma mekanizmasına yardımcı olabilir.</p>



<p>3- Hava koşullarına dikkat!</p>



<p>Yazın her gün sıcaktır, ancak bazı günler daha sıcaktır. Planlarınızı havanın daha ılımlı olduğu günlerde yapmaya ve aşırı hava durumlarında evde kalmaya çalışın.</p>



<p>4- Koruyucu kullanın</p>



<p>Özellikle ışığa duyarlılığınız varsa, aydınlık ortamlarda uygun şekilde gölgelendirilmiş güneş gözlüğü ve gölge yaratacak şapkalar takmanız gerekir.</p>



<p>5- Rutininizi uyarlayın</p>



<p>Düzenli olarak dışarıda egzersiz yapıyorsanız, egzersiz düzeninizi havaya uyum sağlamak için değiştirildiğinden emin olun. Ev işleriniz uzun süre dışarıda kalmayı içeriyorsa, bunları bölünmeyi düşünün veya bol su içme molası verin.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Baş ağrısının geçmesi için ne yapmalı?</strong></h2>



<p>Isıya bağlı baş ağrısıyla başa çıkmanın birçok yolu vardır, ancak daha serin bir yere geçmek ve su içmek bunların başında gelir. Ağrı kesiciler ve bazı doğal yağlar da rahatlama sağlayabilir. İnatçı baş ağrıları içinse bazı alternatif yollar deneyebilirsiniz. Örneğin:</p>



<ul><li>Pilates: Ağrınız devam ederse, farkındalığı artırmak, gerginliği ve stresi azaltmak ve duruş ve vücut uyumunu iyileştirmek için tasarlanmış hafif egzersizler öğrenin. Bunların her biri, uzun süreli baş ağrısının verdiği rahatsızlığı gidermede rol oynayabilir.</li></ul>



<ul><li>Masaj: Araştırmalar, uygun masaj tekniklerinin yalnızca baş ağrıları ve migren semptomlarını hafifletmekle kalmayıp, aynı zamanda, tekrarlamaya karşı koruma sağlayabileceğini gösteriyor.</li></ul>



<ul><li>Akupunktur: Birçok çalışma, akupunkturun kronik baş ağrısı hastaları için önemli bir rahatlama sağladığını doğrular. Masaj gibi, akupunktur da sadece anında rahatlamaya yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda gelecekteki baş ağrılarına ve migrenlere karşı korunmaya da yardımcı olabilir.</li></ul>



<p>Kaynak: HT HAYAT</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/yazin-artan-bas-agrisi-icin-neler-yapilmali/">Yazın artan baş ağrısı için neler yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/yazin-artan-bas-agrisi-icin-neler-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş ağrısı, bulantı ve kusma belirtilerini göz ardı etmeyin!</title>
		<link>http://merjam.com/bas-agrisi-bulanti-ve-kusma-belirtilerini-goz-ardi-etmeyin/</link>
					<comments>http://merjam.com/bas-agrisi-bulanti-ve-kusma-belirtilerini-goz-ardi-etmeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2022 08:34:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bulantı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=151696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin, omurilik ve sinirleri kapsayan sinir sisteminde çok sık karşılaşılan pek çok farklı tümör bulunuyor. Beyin tümörlerinin belirtilerine işaret eden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, kafa içinde basınç artışına bağlı ortaya çıkan belirti ve bulgulara değinerek baş ağrısı, bulantı-kusma, görme bozuklukları, bilişsel işlevlerde bozulma, bilinç bulanıklığı ve kaybını dikkate alınması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Bozbuğa, çeşitli tiplerde epilepsi ve sara ataklarının da önemli belirtiler arasında olduğunu vurguladı.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/bas-agrisi-bulanti-ve-kusma-belirtilerini-goz-ardi-etmeyin/">Baş ağrısı, bulantı ve kusma belirtilerini göz ardı etmeyin!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="223" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/07/bas-agrisi-300x223.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/07/bas-agrisi-300x223.png 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/07/bas-agrisi-768x570.png 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/07/bas-agrisi.png 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>22 Temmuz, Dünya Nöroloji Federasyonu tarafından “Dünya Beyin Günü” olarak kabul edilliyor. Bu özel günde beyin sağlığının önemine dikkat çekilmesi amaçlanıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, beyin tümörleri ve belirtilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Vücuttaki işleyişin bozulması kansere yol açabilir</h2>



<p>İnsan vücudunda çeşitli sistemler, organlar, dokular, hücrelerin birbirleriyle bağlantılı, son derece karmaşık bir işleyiş içinde olduğunu kaydeden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, genetik ve çevresel pek çok faktörün etkisiyle hücrelerin yenilenmesi, çalışması, ortadan kalkması/ölümünün belli bir düzen içinde olduğunu söyledi. Bozbuğa, “Bu işleyişin herhangi bir şekilde bozulması ile hücrelerde kontrolsüz çoğalma ve buna bağlı olarak yeni bir oluşumun (kitle, tümör, neoplazi) ortaya çıkması “neoplazi olarak adlandırılmaktadır. Bu yaygın olarak tümör olarak adlandırılsa da tümör neoplazi dışındaki kitleleri de kapsamaktadır. Kanser terimi ise, neoplazilerin yalnızca bir bölümünü oluşturmaktadır.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Birincil ve ikincil tümörlerle karşılaşılabilir</h2>



<p>Tümör oluşumunun, beyin, omurilik ve sinirleri kapsayan sinir sisteminde de çok sık karşılaşılan, pek çok farklı tümörü kapsayan geniş bir hastalık grubu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Sinir sisteminin tümörleri, beyinde, omurilikte ve sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanabilir ya da vücudun başka bir yerindeki habis tümörün genellikle kan yolu ile kafaiçine-beyine ve/veya omurga-omuriliğe ulaşması/sıçraması (metastaz yapması) ile ya da komşu dokulardaki tümörlerin sinir sistemine uzanması ile ortaya çıkar. Bu nedenle, sinir sistemini etkileyen birincil/primer (sinir sisteminin kendi hücrelerinden üreyen) ya da ikincil/sekonder (sinir sisteminin dışındaki hücrelerden-organlardan kaynaklanıp sinir sistemine ulaşan) çok sayıda tümör ile karşılaşılır.” dedi.</p>



<p>Beyin tümörlerinin yeni doğan (doğum sonrası ilk bir aylık devre) döneminden ileri yaşlara kadar her yaş grubunda görülebildiğini kaydeden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Ancak yaş gruplarına göre tümörün tipi, yerleşimi, habaset derecesi, sıklığı ve seyri büyük farklılıklar gösterir. Çocukluk döneminde beyin tümörleri kan kanserlerinden (lösemi) sonra en sık görülen soliter tümörlerdir. Bu dönemde daha çok beyin dokusunu oluşturan hücrelere ait tümörler sıklık gösterir; başka organ ve sistemlere ait tümörlerin metastazlarına pek rastlanmaz. Çocukluk yaşlarında en sık astrositomlar, medülloblastomlar, beyin sapı gliomları ve ependimomlar ortaya çıkar ve bu tümörler sıklıkla arka kafa çukurunda yerleşirler.” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Erişkin dönemde tümör tipi değişiyor</h2>



<p>Erişkin dönemde ve yaş ilerledikçe karşılaşılan tümör tipinin değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Daha sıklıkla beyin dokusundan çıkan tümörler (en sık yüksek-dereceli glial tümörler, -örn. glioblastoma multiforme-, bunun dışında beyin zarından çıkan ve büyük bir çoğunluğu, %90’ı iyi huylu/selim olan meningiomlar, hipofiz bezinin adenomları, kafa sinirlerinden çıkan iyi huylu tümörler, -örn. akustik nörinomlar-) ile birlikte metastaz denileb vücudun başka yerlerinden sıçrayan tümörler görülmeye başlanır.” uyarısında bulundu.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Genetik ve çevresel pek çok risk faktörü bulunuyor</h2>



<p>Beyin tümörlerindeki risk faktörlerine işaret eden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Genetik ve çevresel olarak sayılabilecek besinlerde kullanılan katkı maddeleri, radyasyona/şuaya maruz kalmak, çeşitli kimyasallar, enfeksiyonlar gibi pek çok faktörün beyin tümörü oluşumunda etkili oldukları bilinir. Kuramsal olarak, düşünülen çevresel faktörler arasında iyonizan radyasyon, elektromanyetik alanlar, pestisitler, nitröz bileşikleri, virüsler ve diğer enfeksiyon ajanları, geçirilmiş kafa travması ve beslenme alışkanlıkları sayılabilir.”dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Belirtiler çok çeşitli olabiliyor</h2>



<p>Beyin tümörlerinin klinik belirti ve bulgularının, beyin işlevlerinin çok zengin olmasına koşut olarak çok geniş bir yelpazeyi kapsadığını kaydeden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Tümörün yerleşim yeri, büyüklüğü, tümörün büyüme hızı, büyüme karakteristiği, tümörün metabolizması ve damarlanma özelliği, hormon, enzim gibi salgıladığı maddeler gibi pek çok faktöre ve hastanın yaşına bağlı olarak değişik klinik tabloları görmekteyiz.”dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bu belirtilere dikkat!</h2>



<p>Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, bu belirti ve bulguların belirli alt gruplar ve başlıklar altında üç maddede toplanabileceğini belirterek bunları şöyle sıraladı:</p>



<p>1.Kafa-içinde basınç artışına bağlı ortaya çıkan belirti ve bulgular: Baş ağrısı, bulantı-kusma, görme bozuklukları, bilişsel işlevlerde bozulma, bilinç bulanıklığı ve kaybı.</p>



<p>2. Nörolojik belirli fonksiyonların etkilenmesi/kaybı: Fokal nörolojik defisitler, örneğin kolda, bacakta kuvvet kaybı-felçler, duyu bozuklukları, konuşma bozuklukları, görme-işitme kayıpları, davranış/kişilik değişiklikleri.</p>



<p>3. Sara nöbetleri: Çeşitli tiplerde epilepsi ve sara atakları.</p>



<p>Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, kategorize edilen bu belirti ve bulguların aniden ortaya çıkabileceği gibi daha sıklıkla sinsi ve ilerleyici bir biçimde belli bir zaman içinde gelişebileceğini de söyledi. Beyin tümörlerinin cerrahi operasyonlarla çıkarıldığını kaydeden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, cerrahi olarak tam çıkartılamayan ya da habis tümörlerde cerrahi tedavinin yanı sıra radyoterapi, pek çok farklı ilaçları ve protokolleri içeren kemoterapi gibi tedaviler de uygulandığını söyledi.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/bas-agrisi-bulanti-ve-kusma-belirtilerini-goz-ardi-etmeyin/">Baş ağrısı, bulantı ve kusma belirtilerini göz ardı etmeyin!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/bas-agrisi-bulanti-ve-kusma-belirtilerini-goz-ardi-etmeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş ağrısına karşı etkili 5 önlem!</title>
		<link>http://merjam.com/bas-agrisina-karsi-etkili-5-onlem/</link>
					<comments>http://merjam.com/bas-agrisina-karsi-etkili-5-onlem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Jul 2022 06:50:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kronik baş ağrısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=151018</guid>

					<description><![CDATA[<p>Baş ağrısı gündelik yaşantımızı derinden etkileyebiliyor. Uzmanlar baş ağrısına karşı etkili 5 önlemi sıralıyor!</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/bas-agrisina-karsi-etkili-5-onlem/">Baş ağrısına karşı etkili 5 önlem!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="202" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/07/bas-agrisi-300x202.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/07/bas-agrisi-300x202.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/07/bas-agrisi-768x517.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/07/bas-agrisi.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Baş ağrısı, günlük hayatı olumsuz etkileyen ve en sık rastlanan sağlık problemlerinin başındadır. Ancak her insanın hissettiği baş ağrısı aynı değildir. Künt, keskin, zonklayıcı, sürekli, aralıklı, hafif ya da şiddetli baş ağrıları görülebilir. Bu şikâyetlerin farklılığı baş ağrısının farklı nedenlerden ortaya çıkmasından kaynaklanmaktadır. Memorial Ataşehir Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Hayal Toktaş, baş ağrısı çeşitleri ve baş ağrısına iyi gelenler hakkında bilgi verdi. İşte detaylar…</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&nbsp;Başımız neden ağrır?</strong></h2>



<p>&nbsp;Farklı nedenlere bağlı birçok baş ağrısı tipi bulunmaktadır. Ancak baş ağrısı genel olarak primer ve sekonder baş ağrısı olmak üzere 2 ana başlık altında incelenmektedir. Gerilim tipi baş ağrısı, küme baş ağrısı, migren tipi baş ağrısı başka bir hastalığa bağlı olmadan ortaya çıkan birincil tip baş ağrısı arasında en sık görülenlerdir. Altta yatan farklı hastalıklardan kaynaklanan baş ağrısı ise sekonder yani ikincil baş ağrısı tipidir. Alerjik hastalıklar veya sinüzite bağlı baş ağrısı, özellikle kadınlarda adet döneminde görülen hormon baş ağrısı, kafein baş ağrısı, efor baş ağrısı, travmaya bağlı baş ağrısı, hipertansiyona bağlı baş ağrısı, beyin tümörü veya anevrizma nedeniyle baş ağrısı yaşanabilmektedir. Birçok baş ağrısı çeşidi olduğu için ağrının tipini belirlemek için öncelikle nöroloji uzmanına başvurarak ayrıntılı öykü ve nörolojik muayene yapılmalıdır. Doğru tedavi için baş ağrısının birincil veya ikincil baş ağrısı olup olmadığı belirlenmelidir. Bu ayırımda Bilgisayarlı Tomografi (BT), Manyetik Rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulabilmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yaşam tarzınız baş ağrınızı etkiliyor olabilir!</strong></h2>



<p>Baş ağrısının nedenine ve tipine göre tedavisi de farklılık göstermektedir. Aynı tip baş ağrısının tedavileri bile herkeste aynı yanıtı vermeyebilir. Uzun dönemdir migren ya da diğer primer baş ağrısı şikâyeti olan kişiler ağrıyı tetikleyici faktörleri bilmektedir. Zaman içinde öğrenilen, ağrıyı ortaya çıkaracak faktörlerden uzak durmak alınabilecek önlemlerin başında gelmektedir. Günlük yaşam tarzının düzenlemesinin yanı sıra;</p>



<p>Düzenli uyku ve egzersiz,</p>



<p>Atak tedavisinde ağrı kesici ilaçlar,</p>



<p>Ağrının önlenmesinde koruyucu ilaçlar,</p>



<p>Botoks uygulamaları,</p>



<p>Lokal anestezik uygulamalar,</p>



<p>Cerrahi tedavi gibi yöntemler uygulanabilmektedir.</p>



<p>&nbsp;Baş ağrısı altta yatan farklı bir rahatsızlığa bağlı ise bu hastalığın tedavisi baş ağrısını giderebilmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&nbsp;Baş ağrısı ile birlikte yaşanan bu şikâyetler neyin habercisi?</strong></h2>



<p>Baş ağrısı farklı ve ciddi hastalıkların da habercisi olabilmektedir.</p>



<p>65 yaş üstü ve 18 yaş altında yeni başlayan baş ağrısı,</p>



<p>Ani olarak ortaya çıkan patlayıcı tarzda baş ağrısı,</p>



<p>Baş ağrısına, görme bozukluğu, kol ve bacaklarda güçsüzlük, ateş gibi şikâyetlerin eşlik etmesi,</p>



<p>Yaşanan baş ağrısının “hayatımda yaşadığım en şiddetli baş ağrısı” olarak tanımlanması,</p>



<p>Her zaman yaşanan baş ağrısının şiddet, süre ve türü bakımından değişiklik göstermesi durumunda zaman kaybetmeden doktoru başvurulmalıdır.</p>



<p>&nbsp;Stresle başa çıkmayı öğrenin</p>



<p>Birçok baş ağrısı önleyici tedbirlerle yönetilebilir ancak yöntemler baş ağrısı tipine göre farklılık gösterecektir. Bazı baş ağrısı türleri ilaçla önlenebilirken, bazılarına aynı ilaç neden olabilir. Bu nedenle, hasta için neyin işe yaradığını bilmek önemlidir. İhtiyaçlara uygun bir planlama yapılması önleyici tedaviler bir Nöroloji uzmanı ile ele alınmalıdır.</p>



<p>Genel olarak, bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile birçok baş ağrısı önlenebilir veya iyileştirilebilir:</p>



<p>Düzenli bir programda yeterince uyumak</p>



<p>Sağlıklı beslenmek</p>



<p>Düzenli egzersiz yapmak</p>



<p>Stresle başa çıkma yöntemlerini uygulamak</p>



<p>Tetikleyici faktörlerden uzak durmak</p>



<p>Bütün önlemlere rağmen yaşanan baş ağrılarında uygun ağrı kesici alarak, havalandırılmış, karanlık ve sessiz bir ortamda uyumak faydalı olabilmektedir. Ancak alınan bütün tedbirlere karşın ağrı probleminin devam etmesi halinde doktora başvurulması gerekmektedir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/bas-agrisina-karsi-etkili-5-onlem/">Baş ağrısına karşı etkili 5 önlem!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/bas-agrisina-karsi-etkili-5-onlem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Migren aşısı Türkiye’de kullanılmaya başlandı</title>
		<link>http://merjam.com/migren-asisi-turkiyede-kullanilmaya-baslandi/</link>
					<comments>http://merjam.com/migren-asisi-turkiyede-kullanilmaya-baslandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Feb 2022 08:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Migren]]></category>
		<category><![CDATA[Migren aşısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=143254</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada son üç yıldır kullanılan migren aşısı, geçtiğimiz yıl itibariyle Türkiye’de de kullanılmaya başlandı. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın da onayladığı migren aşısının her migren tipinde uygulanabildiğini belirten uzmanlar merak edilenleri açıkladı.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/migren-asisi-turkiyede-kullanilmaya-baslandi/">Migren aşısı Türkiye’de kullanılmaya başlandı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="200" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/giris-186-300x200.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/giris-186-300x200.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/giris-186-1024x683.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/giris-186-768x512.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2022/02/giris-186.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı ve Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Uygulanması çok kolay olan ve özel hazır enjektörler içinde satılan migren aşısı, ayda bir kez cilt altına enjeksiyon şeklinde yapılabiliyor. Migren aşısı migren ağrısını başlatan maddeleri engelleyerek ağrı gelişmesini önleyici bir etki yaratıyor. Aşının özellikle ilaç tedavisi, botulinum toksin tedavisi gibi önceki tedavilere iyi yanıt alınamayan ve ayda 4-5’ten daha fazla ağrı atakları geçiren hastalarda kullanılması daha uygun olur” açıklamasında bulundu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Migrenden tamamen kurtulmanın henüz bir yolu bulunmuyor”</strong></h2>



<p>Katlanması en zor ağrılardan biri olan migren ağrılarının hastaların yaşamlarını zorlaştıran ve günlük rutinlerini yapmalarına engel olan önemli bir sorun olduğunun altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Günümüz tıbbında kullanılan ilaç tedavileriyle migren atakları kontrol altına alınırken migrenden tamamen kurtulmanın henüz bir yolu bulunmuyor. Dünyada son birkaç yıldır gündemde olan migren aşısı ise yeni bir tedavi yaklaşımı olarak yakın geleceğin güçlü tedavilerine ilham olabilir. Tedavi ‘migren aşısı’ olarak duyurulsa da aşılar gibi bir kez uygulandığında hastalığın gelişmesini engellemiyor. Düzenli olarak hastaya enjeksiyon uygulanması gerekiyor” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Migrene özel ilk tedavi yöntemi</strong></h2>



<p>Son üç yıldır migren tedavisinde yeni ve spesifik bir yöntem olarak uygulamaya giren aşıların Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı onayıyla kullanılmaya başlandığını söyleyen Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Aşıların en dikkat çeken tarafı, sadece migrene özel olmaları. Bugüne kadar migren önleme tedavisi için reçete edilen ilaçlar aslında antiepileptikler, beta blokörler, kalsiyum kanal antagonistleri, antidepresanlar ve botulinum toksin uygulamaları gibi başka hastalıklarda kullanılan ve migrene özgü olmayan ilaçlarken bahsettiğimiz migren aşıları migrene özel ilk tedavi yöntemi olarak tıp literatürüne girmiş durumda” dedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Migren aşısı ayda bir kez uygulanıyor</strong></h2>



<p>Uygulanmasının çok kolay olduğu ve özel hazır enjektörler içinde satıldığının altını çizen Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Migren aşısı ayda bir kez olmak üzere cilt altına enjeksiyon şeklinde kolaylıkla uygulanabiliyor. Hatta öyle ki, hastanın kendisi bile uygulayabiliyor. Burada dikkat edilmesi nokta ise özellikle alerjik reaksiyonları çok düşük olsa bile herhangi bir durumun gelişebilme riski nedeniyle ilk enjeksiyonların hastanede ve doktor gözetiminde yapılmasında yarar var. Enjeksiyon sırasında yapılan monoklonal antikorlar, migren ağrılarının ortaya çıkmasında önemli rolü olan CGRP (kalsitonin gen ilişkili peptid) adlı nöropeptidi etkisiz hale getirerek migren atağını önleyebiliyor. Daha basit bir açıklamayla ifade edilirse; migren aşısı, migren ağrısını başlatan maddeleri engelleyerek ağrı gelişmesini önleyici bir etki yaratıyor” açıklamasında bulundu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Hastaların yüzde 60-80’inde etkili sonuç verdi</strong></h2>



<p>Migren aşısının genellikle hastaların yüzde 60-80’inde etkili olduğunu ve aylık ortalama baş ağrılı gün sayısını azalttığını vurgulayan Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Elde edilen bu oran büyük bir başarı olarak görünse de migreni tamamen engelleyen veya ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi olduğunu söyleyemeyiz. Yapılan klinik çalışmalarda da uygulamadan kısa süre sonra ağrıların tekrar başladığı bildiriliyor. Bu durumda uzun yıllar boyunca ayda bir enjeksiyon yapılması gerekebilir” hatırlatmasında bulundu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Her migren tipinde uygulanabilir mi?</strong></h2>



<p>Migren aşısının her migren tipinde kullanılabilen bir yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Aşının hem aurasız hem de auralı migren, kronik migren, aşırı ilaç kullanım baş ağrısı ve küme baş ağrılı hastaların tedavisinde başarıyla kullanıldığını söyleyebiliriz. Tabii maliyeti yüksek olduğu için hasta seçimleri de burada önemli bir nokta. Özellikle ilaç tedavisi, botulinum toksin tedavisi gibi önceki tedavilere iyi yanıt alınamayan ve ayda 4-5’ten daha fazla ağrı atakları geçiren hastalarda kullanılması daha uygun olacaktır” şeklinde konuştu. Migren iğnesi tedavisinin bugüne dek ciddi, tehlikeli bir yan etkisinin bildirilmediğini hatırlatan Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Olası yan etkiler iğne yerinde kızarıklık, kaşıntı, enfeksiyon ve genellikle hafif alerjik reaksiyonlardır. Bu etkiler ilaçların güvenlik ve tolere edilebilirlik özellikleri ile benzer bulunmuştur” dedi.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/migren-asisi-turkiyede-kullanilmaya-baslandi/">Migren aşısı Türkiye’de kullanılmaya başlandı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/migren-asisi-turkiyede-kullanilmaya-baslandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar uyardı! Beslenme şekli migren ataklarını etkiliyor!</title>
		<link>http://merjam.com/uzmanlar-uyardi-beslenme-sekli-migren-ataklarini-etkiliyor/</link>
					<comments>http://merjam.com/uzmanlar-uyardi-beslenme-sekli-migren-ataklarini-etkiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Nov 2021 12:30:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Migren]]></category>
		<category><![CDATA[Migren ağrıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=137020</guid>

					<description><![CDATA[<p> Migren, şiddetli baş ağrısı atakları şeklinde gelip günlük hayat kalitesini ciddi oranda etkiliyor. Genelde tek taraflı ve zonklayıcı karakterde, mide bulantısı hatta kusmanın eşlik edebildiği, ışık ve sese hassasiyetin olduğu, ataklar beslenme ile kontrol altına alınabiliyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/uzmanlar-uyardi-beslenme-sekli-migren-ataklarini-etkiliyor/">Uzmanlar uyardı! Beslenme şekli migren ataklarını etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="225" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/11/migren-1-300x225.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/11/migren-1-300x225.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/11/migren-1-1024x768.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/11/migren-1-768x576.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/11/migren-1-640x480.jpg 640w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/11/migren-1.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Atakları tetikleyen stres, menstrüasyon, az ya da fazla uyumak, öğün atlamak, yorgunluk, hava değişimleri (nem, basınç, rüzgar), alkollü ve mayalı içecekler, parfüm, deterjan ve bazı kokulu kimyasallar, parlak ışık, sigara dumanı gibi tetikleyicilerden uzak durmanın yanında bazı besin maddeleri de migreni ciddi oranda tetikliyor. Bu besinlerden uzak durmak, öğün atlamamak, dengeli ve sağlıklı beslenmek ise atakların sıklığını azalttığı gibi migren ağrılarında da yüzde 30 ile yüzde 70 oranında azalma sağlıyor. Birçok hastalıkta olduğu gibi migrende de önemli rol oynayan beslenmeye özellikle dikkat çeken Liv Hospital Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Belma Doğan Güngen migreni kontrol altına almak için bağırsağı düzenleyen, inflamasyonu azaltan ve mitokondrileri destekleyen besinleri anlattı.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Migrende önerilen beslenme şekli nasıl olmalı?</strong></h2>



<p>Migreni kontrol altına alan ve düzenli tüketildiğinde ağrıları hafifleten besinlerin başında avokado, badem, kabak çekirdeği gibi magnezyum içeriği yüksek besinler geliyor. Bunların yanında omega 3 içeren balık, ceviz ile yeşil sebzeler ve dengeli protein diyete eklenmesi gereken önemli besinler arasında. Ve tabii ki hücrelerimizin enerji üretim merkezleri mitokondrileri destekleyen zeytinyağı, C vitamini, lahanagiller, koyu renkli sebze, meyve ve zencefil de tüketilmesi gerekli.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="400" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/11/migren-2.jpg" alt="" class="wp-image-137022" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/11/migren-2.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/11/migren-2-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Migren hastalarının uzak durması gereken besinler</strong></h2>



<p>Migreni tetikleyen besinlerin başında kaşar peyniri, mayalı içecekler, şarap gibi nitrat içeren, histamin salgısını artıran eski beskletilmiş gıdalar,mayalı ürünler yer alıyor. Bununla birlikte bazı tuzlarda, besinleri koruyucu ve lezzet arttırıcı birçok atıştırmalıkta bulunan gıda katkı maddelerinden uzak durmak gerekiyor. Fazla tüketildiğinde bağırsak bariyerinin bozulmasına ve inflamasyonu tetiklemesi ile migren atağını geliştiren glüten içerikli buğday ürünleri de tüketilmemelidir. Yumurta akı, bazı kuruyemiş türleri, narenciye meyveler gibi alerjen gıdalar ile soya ve soyalı ürünler de migren hastalarına tavsiye edilmiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Dikkatli tüketilmesi gereken gıdalar! &nbsp;</strong></h2>



<p>Kahve tüketimi günde 1-2 fincanı geçmemek kaydıyla migrende ağrıyı rahatlatıcı rol oynarken, miktarı artınca atak sıklığını artırır. Vücudun küçük oranını tolere edebildiği bitter çikolata da fazla miktarda tüketildiğinde migren ataklarını belirgin olarak sıklaştıracaktır. Bu besinler genel migreni azaltan besinlerdir. Kişisel farklılıklarda, bazı besin maddelerine alerji veya hassasiyet olması durumunda besinleri tüketmemelisiniz.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/uzmanlar-uyardi-beslenme-sekli-migren-ataklarini-etkiliyor/">Uzmanlar uyardı! Beslenme şekli migren ataklarını etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/uzmanlar-uyardi-beslenme-sekli-migren-ataklarini-etkiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürekli haline gelen şakaklardaki ağrıya dikkat!</title>
		<link>http://merjam.com/surekli-haline-gelen-sakaklardaki-agriya-dikkat/</link>
					<comments>http://merjam.com/surekli-haline-gelen-sakaklardaki-agriya-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merjam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Oct 2021 06:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Merjam Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kronik sinüzit]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://merjam.com/?p=132512</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şakaklarda baş ağrısı, gerginlik, doluluk hissi aynı zamanda gözaltlarında şişlik ve tekrarlayan öksürük nöbetleri yeni oluşmuş sinüzittin habercisi olabilir. Uzmanlar, “Müzmin (kronik) sinüzitte baş ağrısı yok denecek kadar az” diyor ve uyarıyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/surekli-haline-gelen-sakaklardaki-agriya-dikkat/">Sürekli haline gelen şakaklardaki ağrıya dikkat!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="300" height="189" src="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/1-300x189.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/1-300x189.jpg 300w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/1-1024x645.jpg 1024w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/1-768x484.jpg 768w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/1.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />
<p>Bayındır İçerenköy Hastanesi Kulak Burun Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ethem Şahin, &#8220;Bilinenin aksine sinüzitte baş ağrısı fazla olmuyor. Baş ağrısı sadece yeni oluşmuş sinüzitte bulunuyor. Özellikle şakaklarda baş ağrısı, gerginlik, doluluk hissi oluyor. Gözaltlarında şişlik olabilirken, tekrarlayan öksürük nöbetleri de yaşanıyor. Müzmin (kronik) sinüzitte baş ağrısı yok denecek kadar az.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="422" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/3.jpg" alt="" class="wp-image-132513" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/3.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/3-300x211.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Her baş ağrısına sinüzit denemez!</strong></h2>



<p>Toplumda baş ağrısı deyince akla ilk gelen sinüzit oluyor. Fakat yapılan çalışmalar bunun aksine baş ağrılarının yüzde 5 ile yüzde 10’unu sinüzitin oluşturduğunu gösteriyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Ethem Şahin, müzmin (kronik) sinüzitte baş ağrısının yok denecek kadar az olduğunu, sinüzite bağlı baş ağrısının yeni başlayan (akut) sinüzitte görüldüğünü belirtti.</p>



<p>Sinüslerin doğumdan itibaren herkeste bulunan ve gelişimini ergenlik döneminde tamamlayan kafa içindeki hava boşlukları olarak bilindiğini, her sinüsün toplu iğne başı kadar deliği bulunduğunu ve bunların buruna açıldığını anımsatan Şahin, &#8220;Sinüsler ve burun günde 600 ml’ye yakın salgı (mukus) üretimi yapıyor. Bu salgı önce buruna, oradan da geniz bölgesine doğru hareket ediyor ve farkında olmadan yutuluyor. Sinüsler sesin şekillenmesinde rol alıyor, bakterileri ve toz partiküllerini temizliyor, alınan havanın nemlendirilmesini sağlıyor. Bunu yapması için sağlam bir mukoza (örtü), sağlam titrek tüyler ve fonksiyonel deliğe ihtiyaç duyuyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>Doç. Dr. Şahin, sinüslerin fizyolojisinde bir sorun olduğunda ise mukusun sinüs içinde biriktiğini aktararak, eğer patoloji devam ederse mukus birikiminin devam ettiğini ve bakteriler için rezervuar görevi yaptığını, bunun da enflamasyona ve iltihaba yol açarak sinüzit başlattığını bildirdi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="266" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2.jpg" alt="" class="wp-image-132514" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/2-300x133.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>İleri sinüzitte ise burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı oluyor</strong></h2>



<p>Sinüzitte en önemli şikâyetin, burun tıkanıklığı ve dirençli geniz akıntısı olduğunu anlatan Şahin, &#8220;Bilinenin aksine sinüzitte baş ağrısı fazla olmuyor. Baş ağrısı sadece yeni oluşmuş sinüzitte bulunuyor. Özellikle şakaklarda baş ağrısı, gerginlik, doluluk hissi oluyor. Gözaltlarında şişlik olabilirken, tekrarlayan öksürük nöbetleri de yaşanıyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>Şahin, şikâyetlerin 3 haftadan kısa sürdüğünü ve tedaviye yanıt verirse akut (basit) sinüzit olarak adlandırıldığını ve burun akıntısının genelde açık sarı renkli olup baş ağrısı yaşandığını belirterek, “Şikâyetler 3 haftadan uzun sürer, tedaviye cevap vermezse kronik (müzmin) sinüzit olarak adlandırılır. Kronik sinüzitte baş ağrısı pek olmaz ve koyu sarı renkli burun akıntısı mevcuttur. Tanı için doktorun muayene bulgusu ve şikâyetler yeterlidir. Normal KBB muayenesinde kesin tanı konulamadığında radyolojik tetkiklere (sinüs grafisi, sinüs tomografisi gibi) ihtiyaç duyulabilir.” değerlendirmesinde bulundu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" loading="lazy" width="600" height="459" src="https://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/4.jpg" alt="" class="wp-image-132515" srcset="http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/4.jpg 600w, http://merjam.com/wp-content/uploads/2021/10/4-300x230.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>&nbsp;&#8220;Burnun açık kalması tedavinin en önemli basamağı&#8221;</strong></h2>



<p>Şahin, sinüzit tedavisinin başlangıçta ilaç tedavisiyle yapıldığını, burnun açık kalmasının tedavinin en önemli basamağı olduğunu aktararak, şunları kaydetti: “Serum fizyolojikli yıkamalar yapılmalı, burun açıcı birtakım spreyler kullanılmalıdır. Bunun yanında burun açıcı dekonjestan denilen haplar, kortizonlu burun spreyleri, mukus çıkarılmasını kolaylaştırıcı şurup veya haplar kullanılabilir. Sinüzitin bakteriyel olduğu düşünülüyor ise antibiyotik tedavisi verilmelidir. Hastalar 2-3 hafta antibiyotik tedavisiyle takip edilir ve şikâyetler gerilemezse hastanın sinüs tomografisi çekilir. Sinüs BT’de patolojinin devam ettiği gözlenirse ameliyat olasılığı doğar.”</p>



<p>Endoskopinin, KBB alanında en çok burun çevresindeki sinüslere yapılan ameliyatlarda kullanıldığını ve buna &#8220;endoskopik sinüs cerrahisi&#8221; denildiğini belirten Şahin, bu ameliyatın uzun yıllardır tüm dünyada sinüzit cerrahisinde kullanılan neredeyse tek yöntem olduğunu bildirdi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>“Sinüs cerrahisi ortalama 1 saat sürer”</strong></h2>



<p>Doç. Dr. Ethem Şahin, “Endoskopik sinüs cerrahisi, lokal ya da genel anestezi altında kolayca yapılıyor. Ameliyatların hepsi burun deliğinden girilerek yapılır. Sinüs cerrahisi ortalama 1 saat sürer. Ameliyatın amacı, hastalıklı sinüslerin ağzını açıp, var olan iltihabı ya da hastalıklı dokuyu buradan uzaklaştırmak ve sinüslerin burun ile beraber aynı anda havalanmasını sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.</p>



<p>Uzman ellerde yapılan endoskopik sinüs cerrahisinde başarı oranının yüksek ve nüks ihtimalinin düşük olduğunu vurgulayan Şahin, “Endoskopik sinüs cerrahisinin başarı oranı yüzde 70-90 arasında olmakla beraber, ameliyat sonrası iyi takip edilmesi ve var ise alerjik rinitin tespit edilip tedavi edilmesi, kronik sinüzitin tekrarlamasını neredeyse sıfıra yakın hale getirir. Bu nedenle, hastanın varsa şikâyeti mutlaka alerji testi yapılıp, bu yönde tedaviye başlanmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p>Kaynak: AA</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://merjam.com/surekli-haline-gelen-sakaklardaki-agriya-dikkat/">Sürekli haline gelen şakaklardaki ağrıya dikkat!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://merjam.com">Merjam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://merjam.com/surekli-haline-gelen-sakaklardaki-agriya-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
